1. BM Genel Kurulu’na Damga Vuran Konuşma: "Karşımızda Öldürmeye Doymayan Soykırımcı Bir Zihniyet Var!"
2. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Net Mesaj: "Dünya Beşten Büyüktür, Uluslararası Sistem Çürümeye Mahkumdur"
3. Erdoğan BM'den Seslendi: Gazze Sadece Kabristan Değil, En Yüksek Ampute Oranına Sahip Bölge!
4. Küresel Sisteme Reform Çağrısı: "5 Ülkenin Keyfine Bağlı Yapı Ne Adildir Ne De Güvenli"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM Genel Kurulu'nda Sert Eleştiriler: "Dünya Beşten Büyüktür"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada küresel sisteme, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ve uluslararası kurumların etkisizliğine sert tepki gösterdi. Konuşmasında Filistin halkının mücadelesine ve BM'nin reform ihtiyacına vurgu yapan Erdoğan, çarpıcı ifadeler kullandı.
"Özgür ve Egemen Filistin'in Sesi Olacağız"
"ÖZGÜR FİLİSTİN'İN SESİ OLACAĞIZ"
Öncelikle üzüntümü ifade etmek isterim. Üye ülkelerin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacağız. Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bugün Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.
"KARŞIMIZDA ÖLDÜRMEYE DOYMAYAN, SOYKIRIMCI BİR ZİHNİYET VAR"
Hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlası şu anda hizmet veremiyor. Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım: Gazze bugün sadece dünyanın en büyük kabristanı değil, aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici katliamıdır.
Trump’ın gayretleriyle varılan ateşkes sonrasında katledilenlerin sayısı bin 500’ü aşmıştır. Filistin direniş hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği hâlde İsrail, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs’te Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişimi engelleniyor. Statüko yok edilmek isteniyor.
Bugün kalbimle kelamım arasına perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doymayan, soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde merhamet olan, vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.
Hepimizi sarsması gereken manzaranın bize anlattığı şudur: Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bugün bu görevini icra edemez hâle gelmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir.
"Gazze En Yüksek Ampute Oranına Sahip Bölge"
Gazze'deki insani drama dikkat çeken Erdoğan, bölgede 74 bin kişinin İsrail’in devlet terörü nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gazze bugün sadece dünyanın en büyük kabristanı değil, aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip bölgedir. Karşımızda öldürmeye doymayan, soykırımcı bir zihniyet var."
"Dünya Beşten Büyüktür"
BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını eleştiren ve reform çağrısını yineleyen Erdoğan, "190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı ne adildir ne de güveni tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya beşten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir. Yapanın yanına kâr kaldığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur" dedi.
"MÜSLÜMAN KADINLAR AYRIMCILIĞA MARUZ KALIYOR"
Batı’da veba gibi yayılan İslam düşmanlığı, bunların en başında geliyor. Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocukları son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyor. Kimi ülkelerin okullarda uyguladığı başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.
Yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizm de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlardır. Küresel cinsiyetsizleştirme politikalarının, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüştüğünü bilmemiz lazım. Bu kuşatmayı ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir.
Hakikati savunmak önemli hâle gelmiştir. Aynı tehlike, kontrolü giderek zorlaşan yapay zekâda da bulunmaktadır. Yapay zekâ için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi’nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir.
Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, maskelerini indirecektir. Bunların sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna başvuracaklarını da çok iyi biliyorum.
Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle ve merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak Rabb’im ömür verdikçe bu kürsüden mağdurların ve kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların sesi olmaya, onlar için konuşmaya ve mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız. Zulme asla rıza göstermeyiz. Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir: Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.
Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye bu yolu seçmiştir. İnşallah bu yolda sabırla yürüyecektir.
Bölgesel ve Küresel Konulara Temas Etti
Konuşmasında Suriye, Irak, KKTC ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi kritik konulara da değinen Erdoğan:
Suriye ve Irak: Suriye'de yeni dönemin desteklendiğini ve kardeş Suriye halkının yanında olunmaya devam edileceğini belirtti.
KKTC: Uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve uygulanan gayriinsani izolasyona son vermeye çağırdı.
Aile Yapısı ve İslam Düşmanlığı: Batı’da yükselen İslam karşıtlığına ve küresel cinsiyetsizleştirme politikalarına karşı aileyi koruma vurgusu yaptı.
Yapay Zekâ: Kontrolü zorlaşan yapay zekâ teknolojileri için BM bünyesinde uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan konuşmasını, "Gerekirse sıkıntı çekeriz, bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız. Zor olan karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir; Türkiye bu yolu seçmiştir" sözleriyle tamamladı.




