Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümüne özel kaleme aldığı tarihi makalede çeyrek asırlık dönüşümün bilançosunu çıkardı. Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan metinde uluslararası kamuoyuna seslenen Erdoğan, "Türkiye artık vesayet altındaki bir ülke değil; hedeflerini kendi belirleyen, geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren küresel bir güçtür" mesajı verdi.
"VESAYETİ YIKTIK, VESAYETÇİ ZİHNİYETİ TARİHE GÖMDÜK"
14 Ağustos 2001'de "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek yola çıktıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin siyasi krizler, ekonomik çalkantılar ve vesayet baskısı altındaki bir ülkede milletin ortak umudu olarak doğduğunu belirtti.
Demokratik meşruiyeti güçlendirmenin mücadelelerinin temeli olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu duruşun en büyük sınavını 15 Temmuz'da verdiklerini hatırlatarak, "Milletimiz o gece sandık dışı hiçbir gücün geleceğine yön veremeyeceğini kanıtladı, vesayet dönemini kapatıp sivil siyaseti kökleştirdi" dedi.
SAVUNMADA DEVRİM: KAAN’DAN TOGG’A ÖZGÜVEN SEMBOLLERİ
Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye kadar kamu hizmetlerini Anadolu'nun her köşesine yaydıklarını belirten Erdoğan, kritik alanlardaki dışa bağımlılığı kıran stratejik hamlelere dikkat çekti:
Milli Teknoloji Devrimi: İnsansız hava araçları, milli muharip uçak KAAN, savaş gemileri ve hava savunma sistemleriyle üretim kapasitesi zirveye taşındı.
Yeni Özgüven Sembolleri: TOGG, milli uzay programı, nükleer enerji hamleleri ve Karadeniz gazı Türkiye’nin yeni vizyonunun nişaneleri oldu.
Gelecek Vizyonu: Önümüzdeki dönemde odağın yapay zekâ, yarı iletkenler ve enerji teknolojileri olacağı ilan edildi.
"DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR": KÜRESEL DÜZENE AÇIK MEYDAN OKUMA
Dış politikada Türkiye’nin artık edilgen değil, çok kutuplu dünyanın başat aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, küresel sisteme yönelik eleştirilerini yineledi:
"Karadeniz’den Orta Doğu’ya, Kafkasya’dan Afrika’ya barış ve istikrarın teminatıyız. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, BM başta olmak üzere küresel kurumların adil bir şekilde yeniden yapılanması teklifidir. Küresel barış, sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine terk edilemez."
"REFORM İRADEMİZ DİRİ, HEDEF TÜRKİYE YÜZYILI"
Gelecek döneme dair yol haritasını çizen Erdoğan; enflasyonla kararlı mücadele, üretim, yatırım ve istihdam odaklı büyüme mesajı verdi. Gençlerin fırsatlara eşit erişiminin ve refahın tüm topluma yayılmasının öncelik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Geçmiş başarılarımız referansımızdır; ancak bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademizdir. Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrında milletimizle birlikte yazacağımız yeni başarı hikayesinin adıdır."
' 'HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNE UZANAN HAMLELERİMİZ TÜRKİYE'NİN ÜRETİM VE TEKNOLOJİ KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRDİ'
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.
Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.
Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, 'İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi.
TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz. ' değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.
Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: 'NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz.
Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz.
'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür.
Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir.
Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz.
' '11 İLİMİZİ VE MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZI ETKİLEYEN BÜYÜK FELAKET MİLLETİMİZİN YÜREĞİNDE DERİN YARALAR AÇTI'
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti. 6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, '11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı.
İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik.
Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik.
Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.
' ifadelerini kullandı.
'GELECEĞİN İMKANLARINA ODAKLANARAK YOLUMUZA AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ'
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.
Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, 'Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir.
Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz.
Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız.
' değerlendirmesinde bulundu.
'Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır.
' açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.
Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.
Başkan Erdoğan, 'AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir.
Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz.
' değerlendirmesini yaptı.




