Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 15 Temmuz gecesi Marmaris'te düzenlenen suikast girişiminde bulunan 37 kişilik timde yer alan eski Özel Kuvvetler mensubu Kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe, on senelik firarın ardından Afyonkarahisar'da gizlendiği adreste ele geçirilmişti. Darbeci eski yüzbaşı, soruşturma çerçevesinde Muğla Emniyet Müdürlüğü'ne sevk edildi.
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü'nün koordinesinde ve Muğla Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz'in idaresinde gerçekleştirilen sorguda Karatepe'nin ifadesi alındı. Dört gün boyunca süren sorgulama neticesinde Karatepe, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebinde bulunarak tam 69 sayfalık bir beyanat verdi. Karatepe, örgüte dahil olduğu ilk günden başlayarak kendisinden sorumlu olan mahrem imamları ve katıldığı eylemleri kapsayan 28 yıllık ihanet sürecini tüm detaylarıyla aktardı.
PENSİLVANYA'DAN 'SALİH USTA'YA UZANAN SÜREÇ
Karatepe'nin FETÖ ile olan bağı, 1998 senesinde Eskişehir'de ortaokul son sınıf öğrencisiyken, sınıf arkadaşları Emre Eyiol ve soyadını anımsayamadığı diğer Emre aracılığıyla kuruldu. 'Derslerinize destek olurlar' vaadiyle götürüldüğü Odunpazarı'ndaki bir örgüt evinde, 'Ahmet' kod adlı bir tıp fakültesi öğrencisi kendisiyle ilgilenmeye başladı. Bu irtibat, İzmir Maltepe Askeri Lisesi'ndeki öğrencilik yıllarında da sürdü. Karatepe, hafta sonları sivil elbiselerle örgüt evlerine gittiğini, bu evlerde Fetullah Gülen'in videolarının izletildiğini ve deşifre olmamak için 'ima yoluyla namaz kılma' yöntemini öğrendiğini itiraf etti.
Harp Okulu yıllarında Ankara'da 'Muhammet Baran' isimli bir mahrem sorumluya bağlanan Karatepe'den, örgüt içinde kullanmak üzere bir kod isim seçmesi istendi. Kendisinin 'SELİM' kod ismini seçtiğini ve örgüt içinde bu isimle tanındığını ifade etti. Tuzla Piyade Okulu'nda eğitim görürken Özel Kuvvetler Komutanlığı'na katılma isteği, örgütün 'Molla' lakaplı sorumlusu Nadir tarafından engellenmeye çalışıldı. Örgütün kendisini kurmay yapma planı olduğu, bu plana karşı çıkması durumunda ise 'şefkat tokadı' yiyeceği yönünde tehdit edildiğini anlattı.
ÇALINTI SORULAR VE KATALOG EVLİLİK
Karatepe'nin beyanatındaki en dikkat çekici kısımlardan biri, 2015 yılındaki kurmaylık sınavı dönemine aitti. Sınavdan bir ay evvel Mamak'ta örgüt tarafından ayarlanan bir kampa alındığını belirten Karatepe, burada mahrem sorumlu Muhammet Baran'ın kendisine, Hasan Hüseyin Altınsoy'a ve Ümit Burtaçoğlu'na şifreli bir flash bellek içinde sınav sorularını verdiğini söyledi. Baran'ın 'tüm soruları doğru yanıtlamayın' şeklinde talimat verdiğini ve sınavdaki soruların kendilerine önceden verilenlerle birebir aynı çıktığını, bu yolla akademiyi kazandığını kabul etti.
Örgüt hiyerarşisine bağlılığını sürdüren Karatepe, 2013'te 'İzdivaç abisi' olarak bilinen Hami'nin aracılığıyla bir katalog evliliği gerçekleştirdi. İlk sunulan adayı reddeden Karatepe, Erzurumlu bir 'öğrenci ablası' olan ikinci adayla evlenmeyi kabul etti. Görüşmelerin, örgütün temin ettiği 'açık hatlar' üzerinden gizlilikle yapıldığı ve 2013 senesinde eşinin ailesinin evinde örgüt sorumlularının katılımıyla bir imam nikahının kıyıldığı belirtildi.
GÜLEN'E HEDİYE VE SUİKAST ÖNCESİ GİZLİ TOPLANTI
Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından 2012 yılında paraşüt kursu için ABD'ye gönderildiğinde, Muhammet Baran'ın emriyle Pensilvanya'ya giderek örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile bir görüşme gerçekleştirdi. Malikaneye girişi öncesinde, 'uydu takibini önlemek' maksadıyla kılık değiştirmesi talep edilerek kendisine şapka ve gözlük taktırıldı. Gülen'e hediye etmek üzere Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan bir bıçak götürdüğünü, ancak örgütün 'kara kutusu' olarak bilinen Cevdet Türkyolu'nun kendisini 'Hediye olarak bunu mu getirdin?' diyerek küçümsediğini aktardı. Ziyaretin sonunda, Gülen tarafından kullanıldığı iddia edilen fakat oldukça yeni görünen takke ve tespihlerin kendisine verildiğini belirtti.
Eski Yüzbaşı Karatepe'nin itirafları, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında Marmaris'teki Cumhurbaşkanlığı konutuna yönelik saldırının hazırlık aşamasını, operasyonun seyrini ve sonrasındaki firar rotasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Sürecin 9 veya 10 Temmuz 2016 tarihinde başladığını ifade eden Karatepe, alt devresi Mehmet Cantaz vasıtasıyla İstanbul'daki 'sorumlu abi'nin selamıyla Bahçelievler'de bir eve davet edildiğini ve Özel Kuvvetler'deki pek çok personelin FETÖ mensubu olduğunu ilk defa orada öğrendiğini iddia etti.
'CUMHURBAŞKANINI ALIP GÖTÜRECEĞİZ'
Toplantıda Şükrü Seymen komutasında 'mühim bir faaliyet' icra edileceği bilgisi verildiğini, telefonlarını yanlarına almamaları ve eşleri de dahil olmak üzere kimseye bilgi vermemeleri konusunda uyarıldıklarını anlattı. 15 Temmuz günü, darbeci Kurmay Albay Ahmet Zeki Gerehan'ın tüm öğrencileri toplayarak 'bir şeyler olacağını ve emirlere riayet edilmesi gerektiğini' söylediğini belirtti. Karatepe ve timi, sivil giysilerle ve telefonlarını bırakarak askeri havaalanına intikal ettiklerini ve burada Binbaşı Şükrü Seymen ile buluştuklarını söyledi. Couger tipi helikopterle intikal ettikleri Çiğli Askeri Hava Üssü'nde MAK ve SAT timleriyle bir araya geldiklerini ifade etti.
Çiğli'de darbeci General Gökhan Şahin Sönmezateş ve Şükrü Seymen'in ekibe katıldığını aktaran Karatepe, Seymen'in personele yönelik sorduğu 'Aramızda Hizmetten (FETÖ) olmayan var mı?' sorusuna kimseden menfi bir cevap gelmediğini belirtti. Burada, ordunun yönetime el koyduğu ve görevlerinin şu şekilde tebliğ edildiğini söyledi:
'Cumhurbaşkanını alıp emir verilen yere götürmek'
MARMARİS BASKINI VE 10 YILLIK FİRAR
16 Temmuz sabaha karşı saat 03:00 sularında helikopterle Marmaris'e vardıklarını ve sahil şeridine indiklerini belirten Karatepe, konutun yerini tam olarak bilmediklerini, yolda karşılaştıkları bir taksiciye ve çevredekilere Grand Yazıcı Otel'in konumunu sorduklarını anlattı. Konuta yaklaşık 50 metre mesafedeyken kendilerine ateş açılmasıyla çatışmanın başladığını ve kendisinin de hedef gözetmeksizin ateşle karşılık verdiğini söyledi. Koruma polislerinin derdest edilip ters kelepçelendiği esnada, konutun içine bir el bombası atıldığını duyduğunu, Zekeriya Kuzu, Şükrü Seymen ve İsmail Yiğit'in içeri girdiğini ancak Cumhurbaşkanı'nın orada olmadığını fark edince öfkelenerek koruma polislerini darp ettiklerini aktardı.
Helikopterlerin güvenlik güçlerinin ateşi sebebiyle iniş yapamaması sonucu timin, Şükrü Seymen'in komutuyla araziye kaçtığını belirten Karatepe, bir müddet arazide ilerledikten sonra darbenin başarısız olduğunu anladığını ve Ali Sarıbey ile birlikte gruptan ayrıldığını söyledi. Üzerindeki kamuflajları atıp bir esnaftan temin ettiği sivil kıyafetlerle gizlendiğini, bankamatikten bütün parasını çektikten sonra sarp araziden Muğla yoluna ulaştığını, bir dolmuşla Muğla merkeze, oradan da otostopla bindiği bir kamyonetle İzmir Bornova'ya kaçtığını detaylandırdı.
Darbe teşebbüsü başarısız olunca ailesinin yardımıyla Afyonkarahisar'a kaçan Karatepe, tam 10 sene boyunca çevresine kendisini 'Salih Usta' olarak tanıttı. Geceleri çöp konteynerlerinden hurda toplayarak ve inşaatlarda işçilik yaparak saklandığını belirtti. Afyon'da Pakistan uyruklu Agha Waqar aracılığıyla 3 boyutlu tablolar satarak geçimini sağladığını ve yakalanmamak için komşularının internetini gizlice kullandığını itiraf etti. Üzerinden, babasının İstanbul'da 'Tayfun Gezveci' adına hazırlattığı sahte bir kimlik çıkan Karatepe, pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini dile getirdi.
Muğla Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifade işlemleri tamamlanan eski Özel Kuvvetler mensubu kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe, adliyeye sevk edildi. Emniyette suikast girişiminin ayrıntılarını anlatan Karatepe'nin sorgusuna Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü tarafından devam edildi.




