Dijital Deliller ve Şüpheli Aramalar Dehşete Düşürdü
Tuğyan Ülkem Gülter'in el konulan dijital cihazları üzerinde gerçekleştirilen incelemeler, kanıtları karartma girişimlerini ve tüyler ürpertici internet aramalarını gözler önüne serdi. Gülter'in hadisenin hemen ardından telefonunu fabrika ayarlarına geri döndürdüğü ve erkek arkadaşına yolladığı mesajda 'Telefonumu sıfırladım, bana mesaj atarken dikkat et' diyerek yazışmaları silmesini talep ettiği anlaşıldı.
İnternet arama geçmişinde ise
'Saçta metamfetamin çıkar mı?',
'Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?'
ve antipsikotik bir ilaç olan 'Haloperidol' gibi kelimeleri arattığı saptandı.
Ayrıca, Trendyol isimli alışveriş sitesi üzerinden 'Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma' adlı bir kutu oyununu incelediği de kayıtlara geçti.
Olay Anındaki Tepkisizlik Şüpheleri Artırdı

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması neticesinde hazırlanan iddianamede, adli bilişim raporları ve tanık beyanları cinayet şüphesini kuvvetlendiren önemli bulgular içeriyor. Ses ve görüntü analizi uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre, Gül Tut'un düşmesinden hemen önce kayıtlarda 3 farklı çarpma veya sürtünme sesi belirlendi. Raporda, annesi düştüğü sırada odada ve yaklaşık 1 metre mesafede bulunan kızı Tuğyan ile arkadaşı Sultan'ın, 1 saniye içinde müdahale edebilecek konumda olmalarına rağmen düşme anına ve çıkan seslere karşı tutma, yakalama, çığlık atma ya da dönüp bakma gibi hiçbir refleks göstermedikleri vurgulandı. Bilirkişi, bu durumun şüphelilerin olaya önceden vakıf veya şahit olduklarına işaret ettiğini değerlendirdi. Adli bilişim raporlarında ayrıca, Tuğyan'ın düşme anından saniyeler önce alaycı bir üslupla 'Hadi görüşürüz' dediği de yer aldı.

Tanık İfadesini Değiştirdi, Ses Kaydı Dosyaya Girdi
Hadisenin ardından ilk ifadesinde Güllü'nün 'oynarken ayağının kayıp düştüğünü' söyleyen tanık Sultan Nur Ulu'nun, sonrasında beyanını değiştirdiği aktarıldı. Sultan'ın, avukatıyla yaptığı ve gerçekleri itiraf ettiği bir telefon görüşmesini gizlice kaydederek soruşturma dosyasına sunduğu anlaşıldı. Bu kayıtta Sultan'ın şu ifadeleri kullandığı belirlendi:
Daha fazla Tuğyan'ın yaptığı şeylerin ceremesini çekmek istemiyorum. Ben gidip her şeyi anlatacağım.
Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle, şüpheli Tuğyan'ın olay sonrasında Sultan'ı aracıyla takip ettiği de ortaya çıkarıldı.

Anne-Kız Arasındaki Husumet Yıllar Öncesine Dayanıyor
İddianamede, anne ile kızı arasındaki geçimsizliğin yeni olmadığına dikkat çekildi. Maktulün kız kardeşi olan tanık Kader Tut, verdiği ifadede Tuğyan'ın yaklaşık üç sene evvel annesi Gül Tut'un ellerini bağlayıp kendisini darbettiğini öne sürdü. Müşteki ve tanıkların beyanlarına göre, olaydan önce Tuğyan'ın eski erkek arkadaşının ailesiyle bir gerginlik yaşadığı, ardından eve çıkarak annesini pencereden attığı veya kendisini atmaya yeltendiği ve annesine 'Sen beni öldürdün, sen beni rezil ettin' şeklinde bağırdığı kaydedildi.

Güllü'nün Kızına Gönderdiği Son Mesaj
"MEZARIMA GELİR AĞLARSIN"
Ayrıca Güllü'nün kızına gönderdiği son ses kaydı da çözümlendi. Kayıtta "O zaman da artık mezarıma gelir ağlarsın, sızlanırsın ama sen onu da yapmazsın. Yücel annene kaç kere gittin ki" Diyerek sitem ettiği görüldü.

"DAHA FAZLA TUĞYAN'IN YAPTIĞI ŞEYLERIN CEREMESİNİ ÇEKMEK ISTEMIYORUM"
Olayın ardından ilk aşamada Güllü'nün "oynarken ayağının kayıp düştüğünü" iddia eden tanık Sultan Nur Ulu'nun daha sonra ifadesini değiştirdiği aktarıldı. Sultan'ın, gerçekleri anlattığı avukatı ile yaptığı sesli görüşmeyi gizlice kayda alarak dosyaya sunduğu ortaya çıktı. Sultan'ın kayıtta "Daha fazla Tuğyan'ın yaptığı şeylerin ceremesini çekmek istemiyorum. Ben gidip her şeyi anlatacağım"dediği tespit edildi.
Ayrıca, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sonrasında kamuoyunda bir mağduriyet algısı oluşturmak maksadıyla kendisi hakkında '40 kiloya düştüm' şeklinde haberler yaptırma girişiminde bulunduğu da tespit edildi. 'Güllü' adıyla tanınan Gül Tut, Çınarcık'taki konutunun 6. katındaki dairenin balkonundan düşerek yaşamını yitirmişti.




