Hakan Fidan'dan ABD yaptırımlarına ilişkin açıklama: Kısa vadede beklentimiz var

7 dk okuma
Hakan Fidan'dan ABD yaptırımlarına ilişkin açıklama: Kısa vadede beklentimiz var

Hızlı Özet

Katıldığı canlı yayında önemli açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'daki NATO Zirvesi'ni 'tarihi' olarak değerlendirdi. ABD'nin yaptırımları kaldırma ihtimaline değinen Fidan, "Müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız. Kısa vadede bir beklentimiz var" dedi.

Katıldığı canlı yayında önemli açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'daki NATO Zirvesi'ni 'tarihi' olarak değerlendirdi. ABD'nin yaptırımları kaldırma ihtimaline değinen Fidan, "Müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız. Kısa vadede bir beklentimiz var" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber'de merak edilen konulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Başarıyla tamamlanan NATO Zİrvesi'ne değinen Fidan "Tarihi bir zirveydi" dedi.

Bakan'ın açıklamaları şu şekilde:

"Tabi bu zirve hem yapılışı itibariyle hem sonuçları itibariyle gerçekten tarihi bir zirve oldu. Bu aynı zamanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüttüğümüz Türk dış politikasının da açıkçası olağanüstü bir başarısıydı. Bu zirvede alınan kararlar ve yapılan görüşmelerden önce zirveyi hazırlayan süreçte uluslararası ortama yapılan tartışmalara da bakmak lazım. Birçok krizin ortasındayken esas itibariyle hem Avrupa hem diğer coğrafyalar için burada yapılan çok ciddi tartışmalar vardı. Dolayısıyla bu güvenlik tartışmalarında NATO'nun güvenliği, geleceği nasıl olacak, transatlantik ilişkileri nereye doğru gidiyor? Bütün bunların hepsinde yapılan tartışmalar bir belirsizlik havası doğurmaya başladı. Yani NATO'nun etkinliği, caydırıcılığı, birlikteliği azalıyor mu? Bu noktada yapılan tartışmalar aslında çok fazla sonuç verici tartışmalar değildi.

Transatlantiğin iki tarafında da yapılan tartışmalar var biliyorsunuz. Türkiye tam bu zamanda esas itibarıyla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlikle ve politikamızın ürettiği çıktılarla, esas itibarıyla ittifakın hala geçerliliğini koruduğu, transatlantik aktörlerin ortaya koyduğu, her iki taraftaki aktörlerin de ortaya koyduğu görüş ayrılıklarının aslında bir noktada buluşturulabileceği ve NATO'nun başlangıçtaki kuruluş amacı olan, yani ofansif değil, saldırıya yönelik değil, daha çok savunma ve barışı korumaya, refahı ve huzuru artırmaya yönelik rolünün yeniden aslında bir keşfi oldu.

"KÜLFET PAYLAŞIMI UYGULANABİLİR BİR POLİTİKA OLDU"

Birincisi, Amerika'nın haklı olarak şikayet ettiği 'NATO'nun uzun yıllardır Avrupa ayağının yükünü ben taşıyorum'... Artık burada bir yeni düzenlemeye gidilmesi lazım. Avrupa Birliği'nin kendisinin oluşturduğu büyük bir ekonomik düzen alanı var. Ben bunların güvenliğini sağlarken ben bunların istifade ettiği sosyal güvenlik imkanlarını kendi halkıma sunamazken, burada benim sağladığım güvenlikle böyle bir hayatın yaşanıyor olması aslında bir politik tartışma konusu idi.

Külfet paylaşımı... Şimdi bunu külfet paylaşımı diye esas itibariyle kavramsallaştırdılar. Bu kabul gördü. Ankara zirvesinde de bu kavram olmaktan çıkıp artık pratikte uygulanır bir politikaya döndü. Bu önemli. En önemli somut çıktısı bu külfet paylaşımının konsept olmaktan çıkıp artık uygulamaya dönüşmesi ve bu konuda herhangi bir şekilde tartışmanın artık yapılmaması.

SAVUNMA SANAYİİ VURGUSU

Diğer taraftan gerçekten savunma sanayi alanının en az savunma unsurları kadar önemli olduğu; destekleyici bir unsur değil artık ana bir unsur olduğu bütün bu savunma planlamalarının yapılmasında ve stratejilerin oluşturulması da NATO'nun kayıtlarına ve stratejik doktrine geçti. En fazla konuşulan konulardan biri dayanıklılık konusu. Yani ordularınızı hazırlıyorsunuz, ama ne kadar süreyle mühimmat olacak, ne kadar süreyle savunma mekanizmaları olacak, lojistiği ne kadar iyi olacak? Bütün bunların hepsi bir kez daha yaşanan savaşlarda görüldüğü için gündeme geldi ve burada yapılan savunma sanayi ile ilgili hem forum hem de politik çerçeve gerçekten çok belirleyici oldu. Tabii bunun çıktıları ve bu sürece giderken ki oluşan psikolojik atmosfer, siyasi atmosfer çok uzun tartışmalara konu olacak bir alan.

"TRUMP'IN SÖZLERİ FEVKALEDE ÖNEMLİYDİ"

(Trump'ın zirveye gelişi...) Sayın Trump'ın resmi ziyarette bulunması önemliydi. Kendisi gelmeden önce ifade etti, gerçekten Cumhurbaşkanımız davet ettiği için geldi. Bu önemli bir husus. Bazı çevreler bunu anlamamakta ısrar ediyorlar ama Cumhurbaşkanımızın liderliği ve dünya liderleri arasındaki bulunduğu yer Türkiye'nin imajı bakın neleri beraberinde getiriyor. Bu fevkalade önemli bir şey. Yani bu derece güçlü bir liderlik artık Türkiye'nin milli bir değeri ve bizim bir uluslararası kabiliyetimiz haline geldi. Şimdi bu Türk diplomasisi için muazzam bir katkı. Trump'ın da bunu ifade ediyor olması aslında bunu bir şekilde perçinliyor.

"SON DERECE ÖNEMLİ SORUNLARI GÖRÜŞME İMKANIMIZ OLDU"

İkili görüşmede her iki lider de Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her alanda ilerletilmesi konusundaki iradeleri yenilediler. Var olan sorunların kaldırılması, çözülmesi alanındaki iradeler de yenilendi. Bizlere bu konuda büyük işler düşüyor bakanlar olarak. Özellikle sanayi alanında iş birliğine ilişkin yeni düşünceler ortaya atıldı. Ticaret alanında neler daha fazla yapılabilir? Onlar konuşuldu. Daha da önemlisi Trump buradayken bölgemizde bizim için son derece önemli olan sorunları görüşme imkanı oldu. Yani Lübnan meselesi, Filistin meselesi, Suriye meselesi, İran'la yürüyen müzakereler ve kuzeyimizdeki Ukrayna ile ilgili savaş...

"MÜTTEFİKLER ARASINDA YAPTIRIM OLMAMALI"

(Yaptırımların kaldırılması...) Beklentimizi aslında Sayın Trump ifade ediyor. Yani biz baştan beri hiçbir şekilde müttefikler arasında yaptırım olmasını istemiyoruz. Bunlar siyasi veya idari kararlar olmamalı. Teknik olarak firmalar, kurumlar alışverişte anlaşırlar anlaşamazlar o başka bir konu. Ama en başta seçilmiş siyasal liderlik ve kongre, bizde parlamento bu konuda engelleyici bir rol oynamamalı müttefikler arasında. Türkiye baştan beri liderliğiyle parlamentosuyla bu fikirde.

"YAKINDA BİR NETİCEYE ULAŞACAĞIZ"

Uzun bir zamandır bize yapılan, ilan edilmemiş ve edilmiş yaptırımlar vardı Avrupa başkentlerinde veya Amerika'da. Bunları sistemli bir şekilde kaldırmaya yönelik çok ciddi diplomatik çalışmalarımız oldu. Avrupa'da artık bunu bir sorun olmaktan çıkarttık. Amerika'da idari kararlarla alınabilecek konular da çok şükür sorun olmaktan çıktı. Ama yasayla bağlanmış bir iki tane konu var. CAATSA bunlardan biri. F-35 ile ilgili konu da bunlardan biri. Şimdi bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlığa olarak bunları çözme konusunda uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız. Kısa vadede bir beklentimiz var.

Tabii Türkiye'nin dostluğu kadar hasmı da çok sevmeyeni de olabiliyor zaman zaman. Bazı ülkelerin Amerika nezdinde lobi faaliyetlerinde bulunduğunu da açıkçası görüyoruz. Şimdi Türkiye'nin bu kadar saygınlık kazandığı, etki ürettiği bir yerde başkaları da farklı şekilde harekete geçiyorlar. Bunu yönetmek de diplomasinin işi. Zaten bizler de bunun için varız.

"TÜRKİYE'NİN HİÇBİR KONUDA YAPTIRIMA TABİ OLMAMASI LAZIM"

İfade ettiğim gibi yani özellikle ben kendi adıma konuşacak olursam yani bakan olduğum günden itibaren 4-5 tane önemli başlık var benim gündemimde, ödev olarak kendime gördüm. Bir defa Türkiye'nin hiçbir konuda yaptırıma tabi olmaması lazım. Bunun için de bütün kurumlarımızdan nitelikli verileri alıp kim hangi konuda sıkıntı çekiyor onları görmemiz gerekiyordu diğer alanlarda olduğu gibi.

Biz bu envanter oluşturmayı tamamladıktan sonra çok sistemli çalışmaya başladık ülkeler nezdinde. Birçok çalışmanın perde gerisinden sessizce yürütülmesi gerekiyor, yani bunları açıktan onları da zor durumda bırakacak belli noktalarda yürütmemek gerekiyordu. Zaman zaman tabii ki bunu açıktan konuştuğumuz anlar da oldu ama çok şükür ifade ettiğiniz ülkeler teker teker bu konuda pozisyonlarını değiştirdiler. Çünkü bizim ortaya koyduğumuz çok ciddi nitelikli bir ortaklık var her alanda. Yani Türkiye güvenilir, güçlü ve bölgesinde etkin bir ülke. Yani böyle bir ülkeyle siz ortak müttefik olmayacaksınız da kiminle olacaksınız?

İkincisi şu da mümkün, biz tabii bunlara uygun politikalar geliştiriyoruz. Şunu anlamaları gerekiyor: Türkiye kendi milli güvenliğinden asla ve asla taviz vermez. Yani birçok konuda uzlaşabiliriz ama milli güvenliğimiz bizim için birinci derecede önemli bir konu. Eğer biz kendi müttefiklerimizle belli yetenekleri elde etme veya geliştirme konusunda sıkıntı yaşıyorsak biz orada beklemeyiz, biz alternatif alanlara da döner bakarız.

Müttefiklerimiz bunu da gördüler, yani aslında Türkiye yani alternatifsiz bir ülke değil. Yani gerçekten artık daha sağlıklı düşünülmesi gerekiyor. Biraz da normal politikanın etkisinden kurtulması gerekiyor.

NATO ZİRVESİ

Şimdi zirve esas itibariyle şöyle ifade edeyim; hem organizasyonu hem içeriği itibariyle inanılmaz derecede başarılı bir organizasyondu, zirveydi. Hemen hemen herkesten inanılmaz derece samimi ve içten tebrikler aldım.

Türkiye bunu gerçekten keyifli bir ortama dönmeyi başardı. Ben şunu görüyorum, arkadaşlarıma da söyledim onu. Bu organizasyondaki başarı ve gelenleri mutlu ve rahat hissettirmeyle alınan kararlardaki olumluluk arasında da doğrudan bir bağlantı var. Tabii ki. Yani hepimiz insanız. Psikolojimiz önemli. Olumlu bir ortamda, olumlu bir atmosferde daha olumlu olabiliyorsunuz. Reaksiyonel olmaktan kaçınabiliyorsunuz. Şimdi bizim gerçekten ortaya koyduğumuz bu organizasyonel başarı birçok arkadaşımızın inanılmaz şekilde çalışmasıyla ortaya, binlerce insan var. Şimdi Ankara Valiliği, Ankara Emniyet Müdürlüğü, İçişleri Bakanımız, Emniyetimizin diğer yerden getirdiği personel, jandarma genel komutanlığı, yani bütün bunların görünmeyen kahraman bu arkadaşlarımız. Binlerce polisimiz, jandarmamız buranın güvenliği için, trafiğin problemsiz akması için hiçbir şeyin aksamaması için gece gündüz çalıştılar. Yani aylardır süren hazırlık çalışmaları var.

Şu ana kadar yapılan NATO zirve alanlarının hepsinin çok fevkinde bir yer oldu. Ben yemeklerle ilgili çok güzel yorumlar aldım, trafikle ilgili aldım, salonlarla ilgili aldım. Dediğim gibi bu paket yani düşünün.


Bu haber 9456 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR