AHBAP Derneği soruşturması kapsamında emniyete ifade veren Haluk Levent tarafından dikkat çekici beyanlarda bulunuldu. Levent, derneğin mali yapısı ve kişisel finansal işlemleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Derneğin kuruluşundan bu yana başkanlık görevini yürüttüğünü belirten Levent, mali yetkinin tamamen kendisinde olduğunu vurguladı. Levent, AHBAP Derneği'nin mali konularda tek yetkilisinin kendisi olduğunu ifade etti.
Ahbap Derneği kurulduğu ilk iki yıl bütün finansmanı ben sağladım. Tüm yardımları kendi cebimden yaptım. Elazığ depremi sonrasında bağışlar gelmeye başladı. Para çekme yetkisi bankalarda tarafıma aittir. Parasal anlamda derneğin tek yetkilisi benim.
Haluk Levent, kişisel banka hesabı kullanmadığını, konserlerinden elde ettiği gelirlerin 'Yeliz Kaya' adına kayıtlı hesaplara yatırıldığını ve bu paraların idaresinin kendisinde olduğunu belirtti. Ayrıca, borsa aracı kurumlarında 'Zafer Yay' adına bir hesabı bulunduğunu ve kendi adına aktif bir kredi kartı kullanmadığını da ekledi.
Deprem sürecinde AHBAP'a yaklaşık 4,3 milyar lira bağış yapıldığını hatırlatan Levent, bu meblağın büyük bir kısmının harcandığını savundu. Yeliz Kaya'ya transfer edilen 80 milyon liranın şahsi parası olduğunu iddia eden Levent, bu paranın derneğe kazanç sağlama amacıyla kullanıldığını öne sürdü.
Ben Ahbap Derneğine kazanç sağlamak amacıyla şu anki fiyatıyla 150 milyon TL tutarında olan 20 adet taşınmazı 80 milyon TL karşılığında Ahbap Derneğine vermek istedim. 80 milyon benim paramdır. Karşılığında 20 adet Ahbap'ın dairesi vardır.
Çek Kullanımı ve Borsa İşlemleri Hakkındaki Beyanları
Çek düzenleme salahiyetinin de kendisine ait olduğunu söyleyen Haluk Levent, bu çeklerin derneğin lojistik faaliyetlerinin yanı sıra kişisel teminat olarak da kullanıldığı durumlar olduğunu kabul etti.
Çek düzenleme yetkisi bana aittir. Ahbap Derneği dışında yapacağımız lojistik faaliyetleri için çek kullandım ama kişisel olarak teminat çeki olarak da kullandığım olmuştur.
Borsa işlemleriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Levent, bunu 'pis bir zaaf' olarak nitelendirdi. Levent, depremin ilk iki yılının yarattığı ekonomik yükün kendisini borsada daha fazla risk almaya ittiğini ve bu işlemleri borçlanarak yaptığını, hiçbir zaman dernek parası kullanmadığını belirtti.




