Ensarullah lideri Abdulmelik El-Husi, Yemen’deki devrimin 12. yıl dönümü dolayısıyla halka seslendi. Konuşmasında Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik saldırılarını ve yeni müttefikler arayışını gündeme getirdi.
Suudi Arabistan’ın müttefik arayışı
Husi, Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan güçlerini Yemen halkına karşı yürütülen saldırılara dahil etmeye çalıştığını savundu.
“Suudi düşman, Türk ve Pakistan güçlerini de sürece dahil etmeye çalışıyor ve gece gündüz onları halkımıza yönelik saldırganlığa katılmaya çağırıyor.”
Ensarullah lideri, saldırılara ve ablukaya karşı direniş gösterenlerin, Suudi Arabistan’ın havaalanlarını kapatmasını ve seyahatleri kısıtlamasını kabul etmeyeceğini söyledi.
“Ülkenin egemenliğinin tamamen ihlal edilmesini, bütün işlerine müdahale edilmesini ve Suudi Arabistan’ın kararları kontrol etmesini kim kabul eder?”
Husi, Türkler ve Pakistanlıların yanı sıra Körfez ülkelerinin de Suudi Arabistan’ın politikalarına müdahale edilmesini kabul edip etmeyeceğini sordu.
Türkiye ve Pakistan’a çağrı
“Türkiye ve Pakistan’a, Suudi Arabistan’ın sunduğu siyasi ve mali çıkarlara bulaşmamalarını tavsiye ediyoruz.”
Husi, Suudi Arabistan’ın Suriye’de yaygın ihlaller yaşandığını öne sürerken Türk ve Pakistan güçlerini bölgeye getirmeye, ayrıca Suriye’den aşırılık yanlılarını saflarına katmaya çalıştığını iddia etti.
Kâbe örtüsüyle ilgili iddia
Ensarullah lideri, Suudi Arabistan’ın İslami kutsal mekânları ticari varlık olarak değerlendirdiğini ve bunları ABD, İsrail ile İngiliz nüfuzuna hizmet etmek amacıyla siyasi açıdan kullandığını ileri sürdü.
“Suudi düşman, Kâbe’nin örtüsünü Jeffrey Epstein’e üzerine basması ve şeytani ritüellerinde kullanması için verdi.”
Türkiye Husilere karşı savaşa dahil olacak mı?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin saldırıları altındaki Suudi Arabistan'ın özellikle teknik alanlardaki askeri ihtiyaçlarını Türkiye'nin karşılayabileceğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları sürerken, Türkiye'nin Riyad'ın ortaya çıkabilecek askeri ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu açıkladı.
NTV canlı yayınında değerlendirmelerde bulunan Fidan, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üç ülke arasında dayanışma ve istişarelerin sürdüğünü söyledi.
Fidan, Suudi Arabistan'ın özellikle bazı teknik alanlarda askeri ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini belirterek, "Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz" dedi.
Türkiye'nin hangi silah sistemleri veya askeri unsurlarla destek sağlayabileceğine ilişkin ise Fidan tarafından herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı. Açıklama, Ankara'nın Riyad'a doğrudan muharip güç göndereceği yönünde alınmış bir karar bulunduğu anlamına gelmiyor.
Fidan ayrıca Türkiye'nin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları kınadığını belirterek, özellikle petrol altyapısının hedef alınmasına tepki gösterdi. Bakan, Riyad'ın ABD ile İran arasındaki daha geniş çatışmanın içerisine çekilmesini istemediğini ifade etti.
Mekke Savunma İttifakı'nın kurumsallaşma süreci
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye yönelik saldırı olarak değerlendiriliyor.
Üç ülke, 31 Ağustos'ta İstanbul'da düzenlenen ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında anlaşma kapsamındaki yapının resmi adını Mekke Savunma İttifakı olarak belirledi.
Toplantının ardından yayınlanan ortak açıklamada, Suudi Arabistan'da bir sekretarya kurulması ve ilk genel sekreterin Pakistan'dan olması konusunda mutabakata varıldığı bildirildi. Üç ülke ayrıca savunma sanayisi işbirliği, ortak teknoloji geliştirme ve ortak üretim yoluyla askeri kabiliyetlerin geliştirilmesi konusunda çalışma kararı aldı.
Fidan, son açıklamasında ittifakın sekretaryasının kurulması ve buna bağlı askeri karargahın oluşturulmasına yönelik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Bir sonraki aşamanın personelin görevlendirilmesi ve karargahın faaliyete geçirilmesi olduğunu belirtti.
Fidan ayrıca ittifakın yalnızca üç ülkeyle sınırlı tutulmasının planlanmadığını, kurumsallaşma sürecinin tamamlanmasının ardından bölgedeki diğer ülkelerin katılımının Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında değerlendirilebileceğini ifade etti.
Husilerin saldırıları ittifakı sınayan ilk gelişmelerden biri oldu
Fidan'ın açıklaması, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.
Husiler 19 Eylül'de Riyad'daki "hassas hedeflere" füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediklerini açıkladı. Suudi Arabistan ise Riyad'a yönelen bir balistik füzenin önlendiğini ve ülkenin farklı bölgelerine yönelik diğer saldırı girişimlerinin engellendiğini duyurdu. Riyad'daki havalimanı yakınında görülen yoğun dumanın ardından Suudi Sivil Savunma birimleri de alarm seviyesini yükseltti.
Bununla birlikte, Mekke Savunma İttifakı'nın Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları sonrasında ortak bir askeri operasyon başlattığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış bir karar bulunmuyor. Pakistan da daha önce Mekke Anlaşması kapsamında Husilere karşı askeri bir müdahalenin görüşülmediğini açıklamıştı.
Türkiye'nin son açıklaması ise Ankara'nın, anlaşmanın karşılıklı savunma yükümlülükleri çerçevesinde Riyad'ın özellikle teknik nitelikteki savunma ihtiyaçlarına destek sağlayabileceği mesajını vermesi bakımından dikkat çekiyor.
Ankara ayrıca ittifakın herhangi bir üçüncü ülkeye karşı blok oluşturmayı amaçlamadığını ve bölgesel savunma işbirliği mekanizması olarak tasarlandığını vurguluyor.
Husilerden Türkiye ve Pakistan'a saldırı uyarısı
Husilerden Türkiye ve Pakistan'a da Yemen'deki savaşa doğrudan müdahil olmamaları yönünde uyarı geldi. Husi Siyasi Büro üyesi Muhammed el Buhayti'nin farklı bir medya kuruluşuna verdiği röportajda, iki ülkenin Suudi Arabistan'ın yanında Yemen'deki çatışmaya askeri olarak dahil olması halinde sert bir karşılıkla karşılaşacağı mesajını verdiği bildirildi.
Buhayti'nin açıklamaları, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Yemen'deki çatışmalar nedeniyle ilk kez ciddi bir sınamayla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi.
Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelik saldırı olarak değerlendirilmesini öngörüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Suudi Arabistan'ın Husilerin saldırıları nedeniyle ortaya çıkabilecek askeri ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Türkiye'nin destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Bununla birlikte, Türkiye veya Pakistan'ın Yemen'deki Husilere karşı doğrudan kara veya hava operasyonuna katıldığına dair bir gelişme bulunmuyor. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın hangi koşullarda ve ne ölçüde işletileceğine ilişkin mekanizmalar da henüz tam olarak ortaya konmuş değil. Riyad'ın şu ana kadar Ankara veya İslamabad'dan Yemen'de doğrudan askeri müdahale talebinde bulunduğu açıklanmadı.



