İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakleri Kültür AŞ ve Ağaç AŞ’ye iş yapan şirket sahipleri, mahkeme huzurunda İBB bünyesinde kurulan kirli rüşvet çarkını tek tek deşifre etti. Kültür AŞ’den milyonlarca liralık ihale alan 45 Tasarım şirketinin sahibi Mete Mağden ile Ağaç AŞ’ye iş yapan Güney Çiçekçilik’in sahibi Ensar Güney’in mahkemedeki itirafları; adrese teslim ihaleleri, 'yan teklif' kumpaslarını, makam odalarında elden teslim edilen dövizleri ve "yüzde 10" rüşvet sistemini gözler önüne serdi.

Ağaç AŞ'ye 20 yıldır iş yapan Güney Çiçekçilik'in sahibi Ensar Güney, biriken ödemelerini ve çeklerini alabilmek için Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'a makamında elden para verdiğini mahkemede itiraf etti. Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın Yalova'daki fidanlığına elinde bir şirket listesiyle geldiğini belirten Güney, Polat'ın kendisine Genel Müdür Ali Sukas'ın yapılan işler ve alacaklar karşılığında %10 para talep ettiğini ilettiğini söyledi. Güney, "Ümit Bey 'Sizden yüzde 10 para talep edecekler. Bu alacağa karşılık yukarısı istemiş. Bunu verirseniz bu ödemeyi yapabileceklerini söyleyecekler' dedi" ifadeleriyle skandalı aktardı.
Ali Sukas
MAKAM ODASINDA DÖVİZLİ RÜŞVET
Bu görüşmenin ardından Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın yanına gittiğini aktaran Ensar Güney, Sukas'a "Ne istiyorsunuz?" diye sorduğunu, Sukas'ın ise "Ben size para söyleyemem, sen kendin bir bak, kendi durumuna göre ödeme yap" karşılığını verdiğini beyan etti. Biriken 100 milyon liralık alacağını alabilmek için iki kez Ali Sukas'ın makam odasına gittiğini belirten Güney, ilk gidişinde 35 bin euro, ikinci gidişinde ise 15 bin doları Sukas'a bizzat makamında elden teslim ettiğini ve ancak bu ödemelerden sonra çeklerini alabildiğini açıkladı.
KÜLTÜR AŞ'DE RÜŞVETİN ADI: "SİSTEME KATKI"
Kültür AŞ ihalelerini alan Mete Mağden ise İBB'de resmi bir görevi bulunmayan Emrah Bağdatlı'ya düzenli olarak %10 komisyon verdiğini beyan etti. Hak ediş ödemeleri yapıldıktan sonra parayı nakit çekerek muhasebe üzerinden Bağdatlı'nın kuryelerine teslim ettiğini anlatan Mağden, "Emrah Bağdatlı benden her para alışında bir sistemin varlığından ve bu paranın sisteme girdiğinden bahsediyordu. Bana 'Bu para benim cebime girmiyor, bir sistem var. İBB'de çalışan herkes bu sisteme katkı sağlıyor' diyordu" ifadelerini kullandı.

Murat Ongun
"KAZANACAK FİRMA ÖNCEDEN BELLİYDİ"
Duruşma savcısının soruları üzerine ihalelerin formaliteden ibaret olduğunu ve ihale kazanacak firmanın önceden belirlendiğini itiraf eden Mağden, şirketine ait antetli kağıtların ve kaşelerin İBB İletişim Başkanlığı çalışanına teslim edildiğini açıkladı. Mağden, "Mevzuat gereği ihaleye başka firmaların katılması gerekiyordu. Güldem Şık'ta bizim evraklarımız ve antetli kağıtlarımız vardı. Bütün ihale dokümanlarını kendisi hazırlar, bize sadece imzaya gönderirdi. Yan teklif vermeyi kabul etmeseydim içeride kalan 5 milyon liralık alacağımı ödemeyeceklerini ima ederek baskı kurdular" dedi.
SAYIŞTAY'DAN KAÇMAK İÇİN HÜLLE ŞİRKET FORMÜLÜ: "PANGRAM"
Kültür AŞ ihalelerinde dönen fatura trafiğini de açıklayan Mağden, aldıkları ihalelerin büyük kısmının İBB İletişim Başkanlığı tarafından belirlenen başka firmalara yönlendirildiğini aktardı. Sayıştay denetimlerine takılmamak amacıyla "Pangram" adıyla ikinci bir hülle şirket kurdurulduğunu belirten Mağden, "İhaleyi 45 Tasarım aldığı için Sayıştay problem yapmasın diye sahibi başka görünen ikinci bir firma kurmamızı istediler. Murat Ongun'un 'Ekrem Başkan'ın katılacağı işleri Pangram yapsın' talimatı üzerine bu şirketi kurduk" şeklinde konuştu.
Emrah Bağdatlı
İMAMOĞLU'NUN SEÇİM TURUNU CEPLERİNDEN ÖDEDİLER: 4 MİLYON TL BUHAR OLDU
Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı turları kapsamında İzmir ve Antalya'daki organizasyon işlerinin de kendilerine yaptırıldığını kaydeden Mağden, İBB ile resmi bağı bulunmayan bu iş için kendi cebinden 4 milyon TL harcadığını ifade etti. Ödeme yapılacağı söylenmesine rağmen faturayı kesecek muhatap bulamadıklarını belirten Mağden, tek bir kuruş bile alamadan operasyon sürecinin başladığını dile getirdi.
MURAT ONGUN İLE "ABİ-KARDEŞ" İLİŞKİSİ
Emrah Bağdatlı'nın İBB İletişim Başkanlığı'na gayriresmi danışmanlık yaptığını ve Murat Ongun ile "abi-kardeş" gibi yakın olduğunu aktaran Mağden, İBB ile iş yapmaya başladıkları ilk dönemde Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı'nın bizzat atölyelerine gelerek denetimde bulunduklarını da mahkeme tutanaklarına geçirdi.
İmamoğlu Suç Örgütü davasında itirafçı iş adamı konuştu! İmamoğlu’nun 'sağ kolu' olarak görülürdü
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 2. celsesinin 16. gününe itirafçı tutuksuz sanık iş adamı Cem Çelik'in açıklamaları damga vurdu. Hakkındaki suçlamaları reddederek Tuce Yatırım ortağı Cem Çelik, 30 milyon lirayı bulan müze inşaatından ödeme alamadıklarını anlattı. Çelik ayrıca, Murat Ongun'un İmamoğlu'nun sağ kolu olarak görüldüğünü kendisine verilen 10 milyon liralık reklam payı ödemesi talimatının da Ongun'dan geldiğini aktardı.
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 2. celsesinin 16. gününe itirafçı tutuksuz sanık iş adamı Cem Çelik'in açıklamaları damga vurdu.
"MİAMİ'DEN APAR TOPAR İSTANBUL'A ÇAĞRILDIM"
Savunmasında 2020'den bu yana Kültür A.Ş. ile Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 müzelerinde hasılat paylaşımı modeliyle çalıştıklarını belirten Cem Çelik, Ekim 2023'te ABD'nin Miami şehrinde şirketine ait müze açılışıyla uğraşırken Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı tarafından acil İstanbul'a çağrıldığını belirterek, "Yaklaşan yerel seçimlere kadar Beyoğlu Sütlüce'deki etkinlik çadırının dijital müzeye dönüştürülmesi gerektiğini söylediler. Başka firmaların film hazırlığının 6 ay süreceği anlaşılınca, Miami için hazırlattığım Nikola Tesla konusunu içeren projemizi sundum. Proje çok beğenildi; Murat Ongun, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve diğer yöneticilerin katıldığı toplantıda sürenin darlığı gerekçe gösterilerek ihaleyi beklemeden derhal yıkım ve inşaata başlamam istendi." şeklinde konuştu.

30 MİLYON TL HARCADI, TEK KURUŞ ÖDEME ALAMADI
Müze inşaatını 13-14 Kasım 2023'te resmi sözleşmelerle Tenax, Uğursan ve Üçel firmalarına yaptırdıklarını ve tüm harcamaların Tuce Yatırım tarafından çek ve banka havaleleriyle ödendiğini vurgulayan Çelik, müzenin 29 Şubat 2024'te şölenle açıldığını belirtti. Ancak açılışın ardından taahhüt edilen yüzde 40 hasılat payı yerine önlerine yüzde 31'lik geriye dönük sözleşme konulduğunu ve 30 milyon lirayı bulan inşaat maliyetinin kendisine ödenmediğini söyledi. Çelik, "Müze tamamlanıp 650 bin ziyaretçiye ulaştığı halde ne inşaat harcamalarımız ödendi ne de bilet gelirlerinden pay verildi. Haklı gerekçelerle sözleşmeyi feshedip içeriklerimizi çektik. Fakat Kültür A.Ş'nin Ankara'dan birini getirerek sistemimizi korsan şekilde geri yüklediğini ve gösterime devam ettiğini tespit ettirip suç duyurusunda bulunduk." ifadelerini kullandı.

10 MİLYON LİRALIK ÖDEME TALİMATI MURAT ONGUN'DAN
Murat Abbas'ın 2024 başında 10 milyon lira reklam payı ödemesi gerektiğini söylediğini aktaran Çelik, "Bu rakamın çok yüksek olduğunu belirterek karşı çıktığımda Murat Abbas bana bu talebin 'yukarıdan', yani Murat Ongun'un talimatı olduğunu söyledi. Ardından Barış Kılıç ve Güldem Şık devreye girdi. Barış Kılıç, ödemeleri geciktirmememi, aksi halde işletmekte olduğumuz diğer iki müzedeki (Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453) sözleşmelerimizin de feshedileceğini söyleyerek tehdit etti. Sinco Global, OMR ve MK Grup isimli 3 firmadan 31 Ocak 2024'te KDV dahil toplam 12 milyon 687 bin 4,12 TL tutarında fatura kestirildi. Hiçbir hizmet almadık, reklam materyali teslim edilmedi, hatta firmalar bu faturaları resmi kayıtlarına bile almadı. Bununla ilgili de davalar açtık." diye konuştu.

"OPERASYONDAN ÖNCE OFİS TABELASI SÖKÜLDÜ"
Duruşma savcısı ise çapraz sorgusunda "Murat Ongun'un Kültür A.Ş. ile resmi bir yetkisi var mıydı? Hangi sıfatla toplantılara katıldı?" sorusuna Çelik, "Resmi yetkisi bildiğim kadarıyla yoktu. Ancak Murat Bey, herkes tarafından İBB Başkanı'nın yanındaki 'ikinci adam' veya 'sağ kolu' olarak görülürdü. O yüzden sorgulayabilecek konumda değildim." diyerek cevapladı.

Savcının, "Güldem Şık'ı nereden tanıyorsunuz?" sorusuna Çelik, "Barış Kılıç tanıştırdı. İletişim koordinatörlüğünde çalışan biri sandım. Dava süreçlerimiz başladıktan sonra karşı taraftaki bir reklam şirketinin ofisinden çıkarken beni görünce paniğe kapıldı. Operasyondan hemen önce o ofisin tabelası bile söküldü." dedi.




