Marmara Denizi’nde son günlerde gözlemlenen sismik hareketliliğin peşinden, bu defa Çankırı'nın Ilgaz ilçesi 4,2 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yerel saatle 05.06’da kaydedilen sarsıntının derinliği 12,01 kilometre olarak ölçüldü.
Bu gelişme, İstanbul Adaları’nın güneyinde, yaklaşık 20 kilometrelik bir çap içinde büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen 100’den fazla sarsıntının yaşandığı bir dönemin ardından geldi.
SARSINTININ MERKEZ ÜSSÜ DOĞRUDAN FAY HATTI
AFAD Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Ilgaz'da yaşanan depremin konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sarsıntının, Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kesiminde, doğrudan fay zonu içerisinde meydana geldiği Ersoy tarafından ifade edildi.
“Meydana gelen ve Kandilli Rasathanesi’nin de 4,4 olarak açıkladığı deprem, Ilgaz’ın kuzeyinde Kuzey Anadolu Fayı’nın tam üzerine düşen bir deprem.”
Prof. Dr. Ersoy, haritalarda fayların tek bir çizgi olarak gösterilmesine rağmen, gerçekte ana fayın yanında tali dalların bulunduğunu ve depremin bu segmentlerden birinde olabileceğini belirtti. Konunun daha net anlaşılması için saha çalışmalarının önemine vurgu yaptı.
12 KİLOMETRE DERİNLİK OLAĞAN BİR DURUM
Depremin yaklaşık 12 kilometre derinlikte oluşmasının bölgenin tektonik yapısıyla uyumlu olduğu Prof. Dr. Şükrü Ersoy tarafından belirtildi. Kırılabilir sert yer kabuğunun bu coğrafyada 15-20 kilometre derinliğe ulaştığı ve sarsıntının bu kırılma derinliği içinde gerçekleştiği aktarıldı. Ersoy, İstanbul çevresindeki depremlerin de genellikle 10-15 kilometreyi aşmadığını ekledi.
BÖLGE GEÇMİŞTE BÜYÜK DEPREMLERLE SARSILDI
Ilgaz ve çevresinin tarihsel süreçte de büyük sismik olaylara tanıklık ettiğini hatırlatan uzman isim, kayıtlara geçen güçlü sarsıntılara dikkat çekti. Bölgenin batısında 1944 Gerede Depremi’nin 7.4, doğusunda ise 1943 Tosya-Ladik Depremi’nin 7.5-7.7 büyüklüğünde yaşandığı anımsatıldı.
Bölgedeki sismik hareketliliğin daha sonraki yıllarda da sürdüğünü belirten Ersoy, 1951 ve 1953 yıllarındaki Kurşunlu depremlerine işaret etti. Özellikle 1951’deki 6.9 büyüklüğündeki Kurşunlu sarsıntısının, depremin şimdiki merkez üssü olan Ilgaz çevresinde 50 kişinin yaşamını yitirmesine neden olduğunu söyledi.
'BÜYÜK DEPREM ÜRETECEK' YORUMU DOĞRU DEĞİL
Prof. Dr. Şükrü Ersoy, bu tarihsel verilerin bölgedeki sismik aktivitenin ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Ancak yaşanan son sarsıntının tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Geçmişteki büyük depremlerde kırılmamış fay parçalarının bulunabileceğini ve bu segmentlerde yeni sarsıntıların olası olduğunu, fakat bunun kesin olarak büyük bir depreme işaret etmediğini sözlerine ekledi.




