Marmara Denizi'nde son günlerde meydana gelen ve büyüklükleri 3,5'in altında kalan depremler, kamuoyunda "büyük deprem yaklaşıyor mu?" sorusunu yeniden gündeme getirdi. AFAD verilerine göre sarsıntılar, Orta Marmara Çukuru'nda yaklaşık 6 ila 9 kilometre derinlikte kümeleniyor.
"BÜYÜK DEPREMİN ÖNCÜSÜ OLARAK KABUL EDİLEMEZ"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeofizik Mühendisi Ali İlker Bulut, bölgede yaşanan hareketliliğin olağan dışı bir tablo oluşturmadığını belirtti. Bulut, Marmara Denizi'nde benzer deprem kümelenmelerinin uzun yıllardır gözlendiğini, 1999 Gölcük Depremi sonrasında da Adalar, Avcılar ve Kumburgaz fayları üzerinde binlerce küçük ölçekli sarsıntının kaydedildiğini ifade etti. Bu tür hareketliliklerin geçmişte büyük bir depremle sonuçlanmadığını hatırlatan Bulut, mevcut veriler ışığında küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin öncüsü olarak kabul edilemeyeceğini dile getirdi.
23 Nisan 2025'te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem ile 2019 yılında Silivri açıklarında yaşanan 5,8 büyüklüğündeki deprem öncesinde de benzer şekilde günler süren küçük sarsıntılar görüldüğünü belirten Bulut, bugün yaşanan hareketliliğin de bu örneklerden farklı olmadığını söyledi. Bu nedenle kamuoyunda paniğe yol açacak yeni bir gelişmenin bulunmadığını vurguladı.

ORTA MARMARA ÇUKURU NEDEN YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR?
CNN Türk'e konuşan Bulut, Orta Marmara Çukuru'nun bilim adamlarının uzun süredir yakından izlediği bölgelerden biri olduğunu ifade etti ve sözlerine şöyle devam etti:
"İstanbul’un büyük deprem geçmişine ilişkin tarihsel kayıtlarla ilişkilendirilen, zaman zaman 5,9 ve 6,2 büyüklüğündeki depremlerle kendini hatırlatan alan genellikle Orta Marmara Çukuru’dur. Bu bölgenin kilitli bir fay olduğu, 1900 sonrası aletsel dönemde büyük bir deprem üretmediği ve Kuzey Anadolu Fayı’nın genel davranışı doğrultusunda gelecekte büyük bir deprem üretebileceği değerlendiriliyor. Ancak Orta Marmara Çukuru, Adalar Fayı ve Avcılar Fayı’na ilişkin bilgiler sınırlıdır.
Büyük bir depremin yaşanmamış olması, bazı varsayımların kesin biçimde doğrulanmasını zorlaştırmakta ve araştırmaların yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle bölge, gelecekte büyük deprem üretebileceği düşünülen üç ana fay kesiminden biri olarak görülüyor. Fayların birlikte mi yoksa parça parça mı kırılacağı konusu ise bilimsel tartışmaların sürdürdüğü başlıklardan biridir."
SOSYAL MEDYADAKİ PAYLAŞIMLAR KAYGIYI ARTIRDI
Ali İlker Bulut, son günlerde oluşan tedirginliğin temel nedenlerinden birinin sosyal medyada paylaşılan bazı bilimsel çalışmaların bağlamından koparılarak yorumlanması olduğunu söyledi. İncelenen çalışmalarda küçük depremlerin ardından mutlaka büyük bir deprem yaşanacağı yönünde kesin bir sonucun yer almadığını belirten Bulut, mevcut bilimsel verilerin Marmara Denizi'ndeki fay sistemine ilişkin olağan dışı yeni bir gelişmeye işaret etmediğini ifade etti.




