KERKÜK PETROLLERİNDE BİR ASIR SONRA TÜRKİYE İMZASI
TRT Haber'e konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, NATO Zirvesi sonrası Irak'a gerçekleştirdiği ziyaretin ve Irak Başbakanı'nın Ankara'daki temaslarının ardından imzalanan Kerkük petrolleri anlaşmasının detaylarını kamuoyu ile paylaştı.
Yaklaşık 2,5 yıllık titiz bir çalışmanın neticesi olan Kerkük projesinin, hassasiyeti nedeniyle bugüne dek gizli tutulduğu Bakan Bayraktar tarafından ifade edildi. Atılan imzalarla resmiyet kazanan projenin, uzun soluklu ve kapsamlı çalışmaların bir meyvesi olduğu kaydedildi. Yaklaşık 100 yıldır İngiliz bir petrol şirketinin üretim yaptığı Kerkük'te, Türkiye'nin bir asır sonra bu sahalarda ortaklık konumuna geldiği belirtildi.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK HEDEFİ: ENERJİDE BAĞIMLILIĞI AZALTMAK
Türkiye'nin ana gayesinin enerjide dışa olan ihtiyacı düşürmek olduğu Bakan Bayraktar tarafından vurgulandı. Bu amaca yönelik olarak yenilenebilir enerji, doğal gaz, petrol ve maden gibi yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması için yoğun çaba sarf edildiği dile getirildi. Türkiye'nin enerji sektöründe edindiği tecrübe ve teknik kapasitenin, yurt dışındaki arama ve üretim faaliyetlerine de aktarıldığı ifade edildi. Bakan, yıl başında paylaştığı Türkiye Petrolleri'nin günlük 1 milyon varil üretim yapan bir şirkete dönüştürülmesi hedefinin de bu stratejinin bir parçası olduğunu anımsattı. Bu üretimin bir kısmının yurt içinden, diğer kısmının ise dış projelerden karşılanması planlanırken, Irak ve Kerkük anlaşmasının bu stratejinin kilit bir unsuru olduğu belirtildi.
KÜRESEL KRİZLER VE ENERJİ GÜVENLİĞİ
Dünyanın büyük bir buhran ve kesintisiz çatışma sürecinden geçtiğine işaret eden Bayraktar, Rusya-Ukrayna savaşının devam ettiğini ve Hürmüz Boğazı'ndaki hadiselerin sürdüğünü, bu yeni süreçte enerji altyapılarının doğrudan hedef alındığını belirtti. Karadeniz, Akdeniz, Mısır'daki LNG terminalleri, Hazar havzası ve Hürmüz Boğazı'ndaki duruma dikkat çeken Bayraktar, böylesine kritik bir dönemde İran ve bilhassa Irak ile geliştirilen münasebetlerin büyük ehemmiyet taşıdığını vurguladı.
IRAK İLE GÜÇLENEN STRATEJİK ORTAKLIK VE YENİ PROJELER
Kerkük anlaşması, petrol boru hatları ve masadaki diğer enerji konularının Türkiye ile Irak'ı stratejik olarak daha sıkı bir şekilde birbirine kenetleyeceği Bakan Bayraktar tarafından ifade edildi. Uygulamaya konulacak projelerin sadece iki ülkeye değil, aynı zamanda bölgeye ve küresel enerji piyasalarına da ciddi faydalar sunacağı söylendi. Bu kapsamda, İngiltere, ABD ve Türkiye'nin ortak olduğu sahalarda yaklaşık 3 milyar varillik petrol rezervi bulunduğu ve bu rezervin bugünkü değerinin 250 milyar dolar civarında olduğu bilgisi paylaşıldı. Sahaların günlük üretim potansiyelinin 1,2 milyon varile ulaşabileceği ve Türkiye Petrolleri'nin bu faaliyetleri dünyanın önde gelen firmalarıyla birlikte yürüteceği dile getirildi.
SİLOPİ'DEN BASRA'YA UZANACAK YENİ ENERJİ KORİDORU
Irak ile gündemde olan enerji projelerinin Kerkük ile sınırlı olmadığı belirtilirken, Silopi ve Habur'dan başlayıp Basra'ya kadar inecek yeni bir petrol boru hattı tesis edilmesi hedefi açıklandı. Günlük 750 bin varillik anlaşmanın, Irak petrolünün Silopi üzerinden Ceyhan'a naklini içerdiği, bu petrolün bir bölümünün Türkiye'deki rafinerilerde işleneceği, kalanının ise dünya pazarlarına ulaştırılacağı ifade edildi. 1970'lerde inşa edilen ve Silopi ile Ceyhan arasında yer alan mevcut iki boru hattının günlük 1,5 milyon varil kapasiteye sahip olduğu ve bugüne dek aralıksız işletildiği bilgisi de aktarıldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NA ALTERNATİF: TÜRKİYE GÜZERGÂHI
Hürmüz Boğazı'nda süregelen gerilimin enerji arz güvenliği bakımından yeni bir döneme girildiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünya petrolünün tek bir rotaya bağlı kalmasının ciddi bir risk teşkil ettiğini belirtti. Mevcut hat kapasitesinin 1,5 milyon varil olduğu ve bunun 2 ila 2,5 milyon varile çıkarılabileceği, böylece günlük 750 bin varilin rahatlıkla taşınabileceği ifade edildi. Boru hattının Basra'ya uzatılması durumunda, sadece Irak'ın değil, Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerinin de petrollerini Hürmüz'e mahkum olmadan dünya pazarlarına sevk edebileceği, bu rotanın alternatif bir enerji koridoru oluşturacağı söylendi.
TİCARET HACMİ VE ENERJİ İŞ BİRLİĞİNİN GENİŞLEMESİ
Irak Başbakanı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde Türkiye'nin günlük yaklaşık 1 milyon varillik ham petrol ihtiyacını karşılayabilecekleri teklifinde bulunduğu aktarıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu teklife olumlu yaklaştığı ve komşu Irak'ın bu tedariği sağlayabileceği yönünde bir değerlendirme yaptığı belirtildi.
Halihazırda 17 milyar dolar olan iki ülke arasındaki ticaret hacminin, anlaşmaların yürürlüğe girmesiyle kısa sürede ikiye katlanabileceği ve yıllık 30-35 milyar dolarlık bir potansiyele ulaşılabileceği ifade edildi. Bayraktar, Irak'ın elektrik ihtiyacının Türkiye üzerinden karşılanmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ve Irak Başbakanı'nın mevcut elektrik ihracatının artırılması talebinde bulunduğunu ekledi.
GÜNDEMDE DOĞAL GAZ VE KATAR PROJESİ DE VAR
Enerji iş birliğinin petrol ve elektrikle sınırlı kalmadığı, doğal gazın da önemli bir gündem maddesi olduğu Bakan Bayraktar tarafından belirtildi. İlk etapta, Türkiye'nin mevcut altyapısı üzerinden Irak'taki doğal gaz santrallerine gaz ihraç edilmesinin masada olduğu söylendi. Daha büyük bir hedef olarak ise Basra'ya uzanacak petrol boru hattına paralel bir doğal gaz boru hattı inşa etmek olduğu açıklandı. Bu proje ile ileride Katar ve Körfez ülkelerinde üretilen gazın Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması öngörülüyor.
MİLLİ ENERJİ POLİTİKASI'NIN MEYVELERİ TOPLANIYOR
Türkiye'nin 2016'da hayata geçirilen Milli Enerji ve Maden Politikası ile petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir sayfa açtığı belirtildi. Bu politika çerçevesinde Türkiye'nin kendi gemileriyle denizlerde arama yapan bir ülke haline geldiği ve karalarda da aranmadık yer bırakmama ilkesiyle hareket edildiği ifade edildi. Bu stratejinin somut sonuçları olarak 2020'de Karadeniz'deki Sakarya Doğal Gaz Keşfi ve 2021'de Gabar'daki petrol keşfi gösterildi. Bu başarıların, Türkiye Petrolleri'nin özgüvenini artırarak uluslararası arenada daha aktif rol almasını sağladığı vurgulandı.
TPAO'NUN KÜRESEL HAMLELERİ VE YENİ ORTAKLIKLAR
Türkiye Petrolleri'nin yurt dışı faaliyetlerinin ivme kazandığına dikkat çekildi. Kerkük'e ek olarak, Karadeniz'de Bulgaristan açıklarındaki bir doğal gaz sahasında yüzde 33 hisse alındığı ve arama faaliyetlerinin başlayacağı duyuruldu. Somali açıklarında Çağrı Bey sondaj gemisinin çalışmalarını sürdürdüğü ve 3.450 metre su derinliğindeki kuyuda yaklaşık 4 bin metre seviyesine inildiği bilgisi paylaşıldı. Pakistan'daki operasyonlar için Oruç Reis sismik araştırma gemisinin görevlendirileceği belirtildi. Ayrıca Exxon, Chevron, BP, Shell ve Total gibi dev şirketlerle yapılan iş birliklerinin Kerkük projesi gibi ticari anlaşmalara dönüştüğü kaydedildi. Yeni hedeflerin ise Afrika, Orta Asya ve Güney Asya'da olduğu dile getirildi.
SAKARYA GAZ SAHASI'NDA HEDEF BÜYÜYOR
Türkiye'nin en stratejik projelerinden biri olan Sakarya Gaz Sahası'nda görev alan Türk mühendislerinin büyük bir başarıya imza attığı vurgulandı. Sahadan çıkarılan doğal gazın halihazırda yaklaşık 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladığı belirtildi. İkinci fazın 2026 sonunda tamamlanmasıyla bu sayının 8 milyon haneye, 2028 yılına gelindiğinde ise günlük üretimin 40-45 milyon metreküpe çıkarılmasıyla yaklaşık 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli üretimle karşılanmasının hedeflendiği açıklandı.




