OLAYIN GEÇMİŞİ: BARIŞTIRMA ÇABASI CİNAYETLE SONUÇLANDI
Hadise, 19 Mart 2024 tarihinde Ümraniye'nin Tatlısu Mahallesi'nde meydana geldi. İddialara göre, 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, araları açık olan rapçi arkadaşı Vahap Canbay ile Aleyna Kalaycıoğlu'nu uzlaştırmak amacıyla aracı oldu. Kundakçı ve Canbay, konuşmak üzere belirlenen buluşma noktasında bir otomobil içinde beklemeye başladı.
İkilinin bekleyişi sırasında yanlarına yaklaşan farklı bir otomobilden inen bir şahıs tarafından ateş açıldı. Açılan ateş neticesinde Kubilay Kaan Kundakçı ağır şekilde yaralandı. Olay yerine intikal eden sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilen genç futbolcu, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
DURUŞMADA TANIK İFADELERİ DİNLENDİ
İstanbul Anadolu Adliyesi'nde gerçekleştirilen davanın ikinci duruşmasında tanık olarak dinlenen Yalçınay Yıldız, hem Aleyna Kalaycıoğlu ile arkadaş olduğunu hem de Vahap Canbay'ın prodüktörlüğünü üstlendiğini belirtti. Olay günü amaçlarının tarafları bir araya getirerek barışmalarını sağlamak olduğunu ifade eden Yıldız, bir süre sonra olay yerine çakar lambalı bir aracın geldiğini aktardı.
Tanık Yıldız, araçtan inen beyaz giyimli bir şahsın Canbay'ın içinde bulunduğu otomobilin camına vurarak kendisini bir daha o bölgede görmemesi konusunda uyardığını söyledi. Yıldız, bu kişinin silahın kabzasıyla Canbay'a hamle yaptığı esnada bir el silah sesi duyulduğunu ve ilk anda ne olduğunu anlayamadıklarını dile getirdi. Silahın patlamasıyla Kundakçı'nın feryat etmeye başladığını belirten tanık, Canbay'ın ise silaha doğrudan müdahale etmeden dirseğiyle kendini korumaya çalıştığını anlattı. Tanık ayrıca, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun aracına dönerken yanındakilere fısıltıyla "Silah patladı" dediğini iddia etti.
SANIKLAR TAHLİYE TALEBİNDE BULUNDU
Duruşmada söz alan tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, dosyada aleyhine herhangi bir doğrudan beyan olmadığını ve yaşananlardan ötürü derin bir üzüntü içinde olduğunu ifade etti. Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun bir insanı sebepsiz yere öldürecek bir karakterde olmadığını savunan Kalaycıoğlu, kendisinin de böyle bir olaya zemin hazırlayacak bir girişiminin bulunmadığını belirtti. Olayın mağduru olduğunu düşündüğünü söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
Diğer tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu da olaydan dolayı üzgün olduğunu, hadisenin kendi kontrolü dışında geliştiğini savunarak mahkemeden tahliyesini istedi.
DURUŞMA SALONUNDA GERGİN ANLAR
Yargılama esnasında, sanık Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu ile maktul Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesi arasında sözlü bir münakaşa yaşandı. Zuhal Kalaycıoğlu'nun sözleri üzerine Kundakçı'nın ailesi tepki gösterdi.
Zuhal Kalaycıoğlu: "Kızımı bana verin"
Kundakçı'nın ailesi: "Benim oğlum ne olacak? Oğlumu bize kim geri getirecek?"
Gerilimin artması üzerine mahkeme başkanı, her iki tarafın da salondan çıkarılması yönünde talimat verdi.
MAHKEME ARA KARARINI AÇIKLADI
Tanık beyanlarının alınmasının ve savunmaların yapılmasının ardından mahkeme heyeti, ara kararını duyurdu. Heyet tarafından, dosyaya sunulması beklenen bilirkişi raporunun beklenmesine, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine ve tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ile Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun mevcut hallerinin devamına hükmedildi.
Dava, bir sonraki celsenin yapılması için 7 Ekim tarihine ertelendi. Kararın açıklanmasının ardından sanık Aleyna Kalaycıoğlu'nun sinirsel bir çöküntü yaşadığı bilgisi edinildi.




