Kamuoyunda yakından takip edilen Leyla Aydemir davası, Ağrı 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen dördüncü celse ile neticelendi.
Duruşmada, tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir ile tutuksuz olarak yargılanan Mehmet Ali Aydemir, Besim Dursun, Hatun Dursun, Yıldırım Artam ve Ayşe Artam hazır bulundu. Küçük Leyla'nın anne ve babası ise duruşmaya iştirak etmedi.
Sanıklar tarafından, esas hakkındaki mütalaaya karşı yapılan savunmalarda, kendilerine yöneltilen suçlamalar reddedildi.
Kürsüde söz alan amca Yusuf Aydemir, suçsuz olduğu yönündeki iddiasını şu ifadelerle savundu:
'Yemin ederim Allah'a suçum günahım yok, suçsuz yere içeride yatıyorum. Ben ağladım diye bana bunu reva gördüler.'
Diğer sanıklar Ayşe Artam, Besim Dursun, Hatun Dursun ve 8 yıldır dosya içeriğini bilmeden yargılandığını ileri süren Mehmet Ali Aydemir de masum olduklarını beyan ederek beraatlerini istedi.
Mahkeme Başkanı, kararın açıklanmasından önce yaptığı konuşmada, delillerin değerlendirilme sürecine ilişkin bilgi verdi:
'Dosya kapsamındaki tüm deliller, taraf beyanları ve yargılama sürecinde toplanan deliller birlikte değerlendirilmiştir. Gerekçeli kararımızda da ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere, ceza yargılamasında delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesi geçerlidir. Bu ilkenin tek sınırı, delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmasıdır.'
Kısa bir aranın ardından mahkeme heyeti, nihai hükmünü duyurdu. Heyet, tutuklu sanık Yusuf Aydemir hakkında 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanığa ayrıca 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 6 yıl hapis cezası verildi ve mevcut tutukluluk halinin devamı kararlaştırıldı.
Yargılanan diğer tüm sanıkların ise üzerlerine atılı suçların sabit olmaması gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildi.
Gerekçeli kararın yasal süresi içerisinde yazılarak taraflara tebliğ edileceği belirtildi.




