Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de patlayıcı maddelerin bulunduğu bir depoda önce yangın çıktı, ardından tüm kenti sarsan çok güçlü bir patlama meydana geldi.
Patlama yaklaşık 240 kişinin ölümüne, 6 bin civarında kişinin yaralanmasına yol açtı. Patlama nedeniyle 300 bin kişinin yerinden edildiği açıklanmıştı.
Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar ve açılan dava, ülkedeki siyasi bölünmeler nedeniyle birçok kez sekteye uğradı. Özellikle Hizbullah'ın 2021'de davanın "siyasallaştırıldığı" gerekçesiyle soruşturma hakiminin görevden alınmasını istemesinin ardından dava 2023'te tamamen durdu. Bu çerçevede 25 Ocak 2023'te, liman patlamasında daha önce yargılanan tüm tutukluların serbest bırakılmasına karar verilmişti.
Joseph Avn'ın 2025'in başında cumhurbaşkanı seçilmesi ve Nevvaf Selam hükümetinin kurulmasının ardından konuyla ilgili dava yeniden görülmeye başlandı. Mart 2026'da tamamlanan dava dosyası esas hakkındaki mütalaa için Yargıtay Başsavcılığına gönderildi.
Davada aralarında siyasetçiler, güvenlik birimleri mensupları ile kamu görevlilerinin bulunduğu 70'ten fazla kişi hakkında suç isnadında bulunuluyor.
270 sayfalık mütalaa
Lübnan resmi ajansı NNA'ya göre Yargıtay Başsavcısı Muhammed Saab, 15 Eylül'de mütalaasını mahkemeye sundu.
Yaklaşık 5 ayda hazırlanan 270 sayfadan oluşan mütalaada, 2 bin 750 ton ağırlığındaki amonyum nitratın 2013'te Beyrut Limanı'na ulaştırılması, boşaltılarak 12 numaralı depoya taşınması ve 2020'de patlamasına kadar geçen sürece yer veriliyor.
Mütalaanın hazırlanmasıyla sona yaklaşıldı
Beyrut Barosunun liman patlamasıyla ilgili oluşturduğu müdahil avukatlar bürosunun raportörü Avukat Şukri Haddad, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dosyadaki süreci değerlendirdi.
"Mütalaanın hazırlanmasıyla dava dosyasında sona yaklaşıldı." diyen Haddad, mütalaanın, 4 Ağustos'ta yaşananlara ilişkin ilk yargısal anlatıyı ortaya koymasından ötürü önemli olduğunu söyledi.
Mütalaanın gizli olduğunu aktaran Haddad, yalnızca Yargıtay Mahkemesindeki avukatlar ile soruşturma hakiminin mütalaayı görebileceğini belirtti.
Haddad, duruşmalara yıl sonundan önce hazırlanması beklenen iddianamenin ardından başlanacağını ve dosyanın tamamının daha sonra devlet güvenliğini ilgilendiren davalara bakmakla görevli en yüksek olağanüstü mahkeme niteliğindeki Yüksek Adalet Konseyine devredileceğini kaydetti.
Eski cumhurbaşkanı da sorumlu tutuluyor
Öte yandan mütalaanın teslim edilmesinin ardından Lübnan'ın özel "Asas" sitesinde yer alan haberde Başsavcılığın eski Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ı patlamadan doğrudan sorumlu tuttuğu, amonyum nitratın varlığından haberdar olduğu halde gerekli önlemleri almadığı iddia edildi.
Eski Cumhurbaşkanı Avn, söz konusu iddiaların ardından 16 Eylül'de "iftira ve soruşturma gizliliğini ihlal" gerekçesiyle şikayetçi oldu.
Avn, şikayet dilekçesinde, yalan haberlerin yayılması ve bunların kamuoyuna aktarılmasının olayların çarpıtılmasına, gerçek faillerin bilinmez hale getirilmesine ve yargı dışında "medyada bir mahkumiyet" oluşturulmasına yol açtığını savundu.
Patlamada hayatını kaybedenlerin aileleri, uzun süre sekteye uğrayıp sonra tekrar başlanan dava dosyasıyla ilgili gelişmeleri yakından izlerken, geçen 6 yıl boyunca sorumluların hesap vermesi talebinden vazgeçmedi.




