İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma neticesinde tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, CHP üyeliğini sonlandırdığını açıkladı. Çiçek, parti genel merkezine ilettiği istifa dilekçesinde, tutukluluk süreci ve hakkındaki tahkikata dair görüşlerini paylaştı.
Çiçek'in tutuklanmasına gerekçe olarak, 'gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajlarının' delil olarak sunulduğu iddia edildi. Çiçek tarafından, bahsi geçen mesajlara ilişkin daha önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir müracaatta bulunulduğu ifade edildi.
CHP Genel Merkezi tarafından ihraç istemiyle disiplin kuruluna yollanması, Çiçek'in istifa mektubunda tepki gösterdiği bir diğer husus oldu. Hakkındaki ithamlara yönelik müdafaasının alınmadığını vurgulayan Çiçek, 'Kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim' beyanında bulundu.
CHP idaresinin tavrını tenkit eden Çiçek, kendisiyle beraber bazı Menderes Belediye Meclis üyelerinin de 'feda edildiğini' ileri sürdü.
Çiçek tarafından sunulan istifa dilekçesi metni şöyledir:
'04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise "örgüt kurma" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandım.
Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajları gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK'ya telefon İMEİ tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Daha da vahimi, bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı yaratılmış; lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.
Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da; hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.
Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.
Şunu bilesiniz ki, kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisi'nden İSTİFA ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.'




