Dava Uzmanından Çarpıcı Yorumlar
Dava için görevlendirilen bilirkişi Profesör Frank Urbaniok, mahkemeye sunduğu raporda, sanık Rieben'e narsisistik eğilimler ve obsesif-kompulsif bozukluk teşhisi koyduğunu ifade etti. Yargıç Schmid'e konuşan Profesör Urbaniok, Rieben'in cinayetin ardından hiçbir şey olmamış gibi çiftin iki küçük çocuğuyla yemeğe gitmesini örnek göstererek, eylemlerini 'adeta titiz bir kesinlikle' gerçekleştirdiğini belirtti. Urbaniok, sanığın yeniden suç işleme potansiyelinin, yani 'nüksetme' ihtimalinin de önemli ölçüde yüksek olduğunu düşündüğünü ekledi.
33 yıldır bilirkişilik yaptığını ve 5.000'den fazla vakayı incelediğini belirten uzman, şunları söyledi:

'Partnerlerine karşı cinayet işlemiş çok sayıda insan gördüm. Ancak daha önce hiç böyle bir şeye tanık olmamıştım.'
Profesör, 'Sanık entelektüel, oldukça stratejik düşünen biri. Her şeyi kontrol etmek istiyor ve kurallara uyulmasında ısrarcı. Maktul ise tam aksine daha duygusal bir yapıdaydı' şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Avukatın 'İdeal Koca' Savunması Mahkemede Yankılandı
Duruşma sırasında sanığın avukatı Christina Von Wartburg tarafından yapılan tanımlama ise salonda şaşkınlık yarattı. Rieben, Kristina'nın dinlenebilmesi için 'geceleri çocuklarla kendisinin kalktığını' anlatarak ilgili ve düşünceli bir eş portresi çizerken, avukatı bu durumu gerekçe göstererek müvekkilini 'ideal bir koca' olarak nitelendirdi. Rieben ise ifadesinde 'sadece eşime yardım etmeye ve ona göz kulak olmaya çalışıyordum' dedi.

Sanıktan Gözyaşları İçinde 'Kaza' İddiası
Koyu renk bir takım elbise ve beyaz gömlek giymiş olan 43 yaşındaki Marc Rieben, mahkemeye ifade verirken gözyaşlarını tutmaya çalıştı. Eşi Kristina'yı 'sevdiğini' ve ölümünün 'bir kaza' olduğunu öne süren sanık, yine de boğazını sıktığını kabul etti.
'Aileme ölçülemez bir acı yaşattım. Neden? Neden başaramadım? Bunu neden engelleyemedim? Onun benim ellerimde ölmesini neden durduramadım? Eşimi tüm kalbimle sevdim ve birlikte bir geleceğe inandım. Bu durum gece gündüz peşimi bırakmıyor. Yaptığım kesinlikle affedilemez ve tüm sorumluluğu üstleniyorum. Derin bir pişmanlık duyuyorum ve özür diliyorum.'
Pişmanlığının bir göstergesi olarak Rieben, iki çocuğuna ve Kristina'nın ebeveynlerine 94.218 Sterlin ödediğini de açıkladı. Mahkeme heyetinin, iki yıldır devam eden yargılamanın ardından bu para teklifinin neden şimdi yapıldığını sorması üzerine sanık, 'Çünkü acılı aileyle ilk kez yüzleşme fırsatım oldu. Bu teklif, mahkemenin vereceği karardan bağımsızdır. Sadece desteğimi göstermek istiyorum. Bu bir jesttir' yanıtını verdi.

Vahşetin Detayları İddianamede
Savcılık tarafından hazırlanan iddianameye göre, bu korkunç cinayetin ardındaki sebep, Rieben'in eşi Kristina'nın boşanma talebini reddetmesiydi. İddianamede, başarılı bir iş insanı olan Rieben'in 'hayata karşı bariz, soğukkanlı ve acımasız bir aşağılama' sergilediği belirtiliyor. İddialara göre sanık, eşini boynundan yakalayıp duvara ittikten sonra 'şerit benzeri' bir cisimle boğdu. Savcılar, Rieben'in eşini boğarken aynı zamanda onu yumruklayıp tekmelediğini ve maktulün 'ızdırap verici' bir ölüm yaşadığını 'haince, zalimce ve soğukkanlılıkla' cinayeti işlediğini iddia ediyor.
Cinayetin ardından Rieben'in, çiftin evinin bodrum katındaki çamaşır odasında cesetten kurtulmaya çalıştığı ve bu amaçla dekupaj testeresi, bahçe makası, bıçak ve son olarak bir blender kullandığı öne sürülüyor. Cesedi ortadan kaldırma sürecinde maktulün rahmini de çıkardığı iddia edilen sanığa, bu tüyler ürpertici yöntem nedeniyle 'ölünün hatırasına hakaret' gibi ender görülen bir suçlama da yöneltildi.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Bu vahim olayın Şubat 2024'te, Basel yakınlarındaki zengin bir köy olan Binnigen'de meydana geldiği belirtiliyor. Korkunç gerçeği ortaya çıkaran kişi ise, kızının çocukları almaya gelmemesinden endişelenen ve onu evinde ararken cesedinin parçalarını bulan Kristina'nın babası oldu. Beş ve altı yaşlarındaki iki çocuk babası olan Rieben, cinayet ve ölüye saygısızlık suçlamalarıyla yargılanıyor ve suçlu bulunması halinde müebbet hapis cezası alması bekleniyor.
Rieben, avukatları aracılığıyla cinayeti itiraf etmiş ancak Kristina'nın kendisine saldırdığını ve iki çocukları için endişelendiğini belirterek meşru müdafaa iddiasında bulunmuştu. Çapraz sorgu sırasında, neden sağlık görevlilerini aramadığı sorulduğunda, 'Çünkü hiç zaman yoktu. Her şey o kadar hızlı oldu ki, hiçbir fırsat olmadı, durdurmak mümkün değildi' şeklinde cevap verdi.
Dava kapsamında dinlenecek tanıklar arasında, Kristina'nın cinayetten önceki haftalarda yedi yıllık evliliğinin çatırdadığını anlattığı arkadaşları ve Rieben'in şiddet eğilimli olduğunu iddia eden eski bir partneri de bulunuyor.
Davanın tüm hafta sürmesi ve kararın 13 Mayıs'ta açıklanması bekleniyor. Vahşetin ayrıntıları nedeniyle halkın alınmadığı Muttenz'deki mahkeme salonunun etrafı polis ve güvenlik güçleri tarafından çevrilmiş durumda. Medya mensupları ise duruşmayı bir video bağlantısı üzerinden takip ediyor. Sanık Rieben, hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor.




