Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan sözlerine Ankara’dan peş peşe tepki geldi. Bakan Sayın Murat Kurum, "Boş koltuklara hitap edenlerin unuttuğu bir şey var: Propaganda tarihin hafızasını silemez" derken, İletişim Başkanı Burhanettin Duran Netanyahu’nun "hiç olmadığı kadar izole" hale geldiğini söyledi. Ömer Çelik ise "Hadsiz, saldırgan ve hezeyan dolu açıklamalarını en güçlü şekilde lanetliyoruz" açıklamasını yaptı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına tepkiler peş peşe geliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum, Netanyahu’nun BM kürsüsündeki söylemlerinin Filistin’de yaşananları ve ortaya çıkan insani tabloyu değiştiremeyeceğini vurguladı. "Propaganda tarihin hafızasını silemez, dökülen kanı unutturamaz" ifadelerini kullanan Kurum, yaşananların tarih tarafından kayıt altına alındığını belirtti.
"ZALİMİN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Kurum'un paylaşımı şu şekilde:
"Uluslararası yargı önünde sanık durumundaki bir soykırım failinin Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alması, ancak yaşadığı derin hezimetin bir tezahürüdür. Boş koltuklara hitap edenlerin unuttuğu bir şey var: Propaganda tarihin hafızasını silemez, dökülen kanı unutturamaz. Göz gördü, kulak duydu, tarih kayıt altına aldı.
Filistin yalnız değildir. Gazze yalnız değildir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; adil bir dünya düzenini inşa etme kararlılığından, Filistinli kardeşlerimizin hürriyet mücadelesini desteklemekten ve zalimin karşısında dimdik durmaktan asla vazgeçmeyecektir"
ÖMER ÇELİK: AÇIKLAMALARINI LANETLİYORUZ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"BM kürsüsünü katliam propagandasının sahnesi haline getiren soykırımcı Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi hedef alan hadsiz, saldırgan ve hezeyan dolu açıklamalarını en güçlü şekilde lanetliyoruz.
Gazze’de kadın, çocuk, yaşlı demeden on binlerce masumu katleden, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir cinayet şebekesinin başı olan Netanyahu, insanlığa karşı işlediği suçları Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi yalanlarla hedef alarak örtbas edemez.
Kıbrıs’tan Ege’ye, Suriye’den Filistin’e kadar her konuda tarihi ve hukuki gerçekleri çarpıtan bu barbar zihniyet, insanlık vicdanında ve uluslararası hukuk önünde suçludur.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye; bu soykırımcı aygıtın sözde tehditlerine, iftiralarına ve manipülasyonlarına hakettiği cevapları vermeye devam edecektir"
"MESNETSİZ SUÇLAMALAR"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Netanyahu'nun hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı bulunduğunu hatırlatarak, BM kürsüsünü Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik "mesnetsiz suçlamalar" için kullanmasının Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog anlayışıyla bağdaşmadığını belirtti.
Netanyahu'nun Erdoğan'a yönelik sözlerini de eleştiren Duran, bu açıklamaların İsrail'in Gazze'deki eylemleri nedeniyle ortaya çıkan insani tabloyu ve Netanyahu hakkında uluslararası hukuk kapsamında yürütülen süreçleri gölgeleyemeyeceğini ifade etti.
İletişim Başkanı Duran'ın açıklaması şöyle:
Hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı çıkarılmış soykırımcı Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz suçlamalar için kullanması, Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmamaktadır.
Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez. Bu durum, uluslararası toplum tarafından da görülmektedir ve Netanyahu hiç olmadığı kadar izole hale gelmiştir.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere mazlumların haklarını, daha adil bir dünyayı ve barışı savunmaya; haksızlık ve zulüm karşısında durmaya devam edecektir.




