Bir babanın yürek burkan çaresizliği, sosyal medyanın karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. 16 yaşındaki evladının yasa dışı topluluklarla irtibat halinde olduğunu ve farkında olmadan tehlikeli paylaşımlar yaptığını anlayan baba, başka bir çözüm yolu bulamayınca oğlunu adli makamlara teslim etme yolunu seçti.
Türkiye'de ve küresel ölçekte milyonlarca ailenin ortak kaygısı olan dijital dünyaya esaret ve siber suçlar, kendilerini 'dokunulmaz' zanneden gençlerin gözaltı süreçleriyle yeni bir boyut kazandı.
SANAL ALEMDEKİ GÖRÜNMEZ TEHDİT
Dijital platformların çocukları ailelerinden uzaklaştırdığına işaret eden mağdur baba, hanelerinde yaşadıkları yabancılaşma sürecini şu sözlerle anlattı:
Bizim gibi değiller. Biz annem balkona çıktığı zaman bizi çok rahat görebiliyordu, önündeydik. Şimdi çocuk odada ama ne yaptığını bilmiyoruz. Bedenen var ama ruhen yanınızda değil.
Baba, çocukların sosyal medya ortamlarında kendi akranlarıyla sohbet ettiklerini düşündüklerini, ancak ekranın diğer tarafında 40 ya da 60 yaşlarında kötü niyetli şahısların bulunabileceği uyarısında bulunarak, 'çocukları rahat bırakmıyorlar' dedi.
BİR BUÇUK YILLIK İZOLASYON VE MEKANİKLEŞME
Oğlunun yaklaşık bir buçuk sene boyunca odasından yalnızca yemek ihtiyacı için ayrıldığını aktaran baba, bu durumu bir tür robotlaşma olarak nitelendirdi. 'Çağırıyorum, gel beraber film izleyelim, gezelim diyorum ama o kadar bağımlı oluyorlar ki robot gibi bir duruma geliyorlar' sözleriyle yaşadığı durumu özetledi. Maraş olaylarının ardından yapılan bilinçsiz paylaşımlar, ailenin tüm engelleme girişimlerine rağmen gözaltı ile neticelenen süreci başlattı.
'DOKUNULMAZLIK' ALGISINI YIKAN DEVLET MÜDAHALESİ
Uzmanlara göre, bilhassa 18 yaşın altındaki gençler kendilerini dijital dünyada ulaşılamaz ve hukuki yaptırımlardan muaf zannediyordu. Ancak son dönemdeki operasyonlar bu algıyı temelden sarstı. Adliye koridorlarında şahit olduklarını anlatan baba, şunları kaydetti:
Buraya gelince 'biz ne yaptık?' diyorlar. Dokunulmazlıkları kalkıyor. Devleti hissetmeleri iyi oluyor.
Bu ifadeler, siber ortamda işlenen suçların karşılıksız kalmadığını vurguladı.
ADLİYEDE ÇOCUK YOĞUNLUĞU: 10 YAŞINDA ŞÜPHELİLER
Yasa dışı gruplara katılan ve suç unsuru taşıyan paylaşımlarda bulunan gençlere dönük yürütülen operasyonların kapsamı, adliyedeki manzarayla ortaya kondu. Yaşadıkları dramın tekil bir vaka olmadığının altını çizen dertli baba, 'Biz o gün gittiğimizde bir sürü çocuk vardı; 10 yaşında, 12 yaşında, 15 yaşında çocuklar savcılıktaydı. Türkiye'de bizim gibi on binlerce aile var' diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
Yaşanan bu zorlu sürecin sonunda, sosyal medya kullanımına ilişkin radikal bir çözüm önerisi getiren baba, 'Ben 18 yaşına gelene kadar bütün sosyal medya mecralarının çocuklara kapatılmasından yanayım' diyerek evlatlarını korumak isteyen ailelerin ortak talebini dile getirdi.




