AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin açıklamalar yapıyor. Çelik "Siyasi zorbalığa ve eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. Çatışma CHP'nin kendi içindedir" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle;
Bu tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir. Şimdi burada şunu da unutmamak gerekir tabii.
Sayın Özgür Özel, diyor ki bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor. Tabi bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Sayın Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir. AK Parti'de siyasi yargı kolları yok. Yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var.
Burada en büyük mağdurlardan bir tanesi siyasi hayatımız, milletimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi 'ne gönül vermiş olan saygıdeğer vatandaşlarımızdır. Cumhuriyet Halk Partisi 'ne gönül vermiş olan saygıdeğer vatandaşlarımız bu tabloyu hak etmiyorlar. Temiz siyaset en temel demokratik haktır.
Biz Cumhurbaşkanlığı, biz Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bu tartışmalarda taraf değiliz. Yani adada kim kalmış, adadan kim gönderilmiş, o gün kim elenmiş, kim kazanmış, Cumhuriyet Halk Partisi adasında ne oluyor bizi hiç ilgilendirmez. Biz geçmişte, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve ondan öncesindeki dönemde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibiyle mücadele ettik. Daha sonrasında Sayın Özgür Özel ve ekibiyle mücadele ettik. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi içinde herhangi bir şekilde bizim taraf olduğumuz bir durum yoktur. Onun dışında bu konunun bizi ilgilendiren bir tarafı yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı kendi gündemine hakimdir.
Türkiye'nin demokrasisi olgundur. Türkiye'nin rejimi, Türkiye'nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başına, Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler kendi meselelerle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı, AK Partimizi, Cumhur İttifakımızı bu üslupla hedef alması bizim karşısında, bizim onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir. Sayın Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu kırmızı çizgiye kimseyi dokundurtmayız. Yine bahsettiğim gibi bunların bu söylediği sözlerin herhangi bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Partimize yaklaşması Cumhur İttifakımıza yaklaşması mümkün değil. Hepsini iade ediyoruz. Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya mücadele etmeye devam edeceğiz.




