AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek terör örgütünün silah bırakmasını sağlayacak yasal düzenlemenin bir an önce Meclis'e getirilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, açıklamalarında CHP yönetimine yönelik eleştirilerde de bulundu.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı" kapsamında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Parti kampında hem iç hem de dış politikaya ilişkin başlıkların kapsamlı şekilde ele alındığını ifade eden Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktaya dikkat çekti.
"BİR AN EVVEL YASALAŞMALI"
Sürecin artık farklı bir aşamaya taşındığını belirten Çelik, terör örgütünün silah bırakmasını sağlayacak hukuki altyapının oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis'e gelmesi gerektiğini ve Meclis'ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis'te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır."
Çelik, sürecin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için siyasi tartışmalarda sağduyulu bir dil kullanılmasının önemine de değindi. Eleştirilerin yapıcı olması gerektiğini belirten Çelik, iftira ve çarpıtmaların sürece zarar vereceğini ifade etti.
"Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır" diyen Çelik, "Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye'den Irak'a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir" ifadelerini kullandı.
"SON HUKUKİ DURUM ORTAYA ÇIKMADAN DA CHP'Yİ YÖNETEMİYORDU"
Açıklamalarında CHP'deki son duruma da değinen Çelik, "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP'yi yönetemiyordu, CHP'de ciddi bir yönetim sorunu vardı" dedi.
Çelik, açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel'in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu'nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsinler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz.
Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP'nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz."
BİRÇOK KONU ELE ALINDI
Öte yandan parti kampında ekonomi, enerji, yapay zeka, tarım, gıda güvenliği ve dış politika başta olmak üzere birçok konunun ele alındığını aktaran Çelik, İsrail'in bölgedeki saldırgan tutumunun sürdüğünü ve bunun bölgesel barış açısından risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi.




