Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, 2025 yılındaki Silivri depreminin Marmara Bölgesi'nin deprem dinamiklerine ışık tutmuş olabileceğini öne sürdü. Bektaş, bu durumun İstanbul'un deprem riskinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebileceğini ifade etti.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2025 yılında meydana gelen Silivri depremine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, depremin Marmara Denizi'nin deprem davranışına ilişkin önemli bir mesaj vermiş olabileceğini ifade etti.
Bektaş, özellikle zayıf zemin üzerine inşa edilen 5 kattan yüksek binaların daha fazla risk taşıyabileceğini öne sürdü.
"DERİN ÇUKURLAR DOĞAL FİLTRE GİBİ DAVRANIYOR OLABİLİR"
Paylaşımında Marmara Denizi'nin derin çukurlarının deprem dalgalarının yayılımını etkileyebileceğini belirten Bektaş, bu bölgelerde;
fay sürünmesi (creep),
gerilimin tali faylara yayılması,
kilometrelerce kalınlıktaki yumuşak sediman tabakalarının
deprem dalgalarını değiştiren doğal bir filtre görevi görebileceğini savundu.
"SARSINTI DAHA DÜŞÜK AMA DAHA UZUN SÜREBİLİR"
Bektaş'a göre bu durum, deprem sırasında daha düşük sarsıntı ivmesine karşın daha uzun süreli sarsıntıların yaşanmasına neden olabilir.
Bu etkinin 1 ila 5 katlı yapılar açısından avantaj oluşturabileceğini belirten Bektaş, 5 ila 10 katlı binalar için ise daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarabileceğini ifade etti.
"İSTANBUL İÇİN BİR ŞANS OLABİLİR"
Osman Bektaş, Silivri depreminden elde edilen verilerin, deprem kaynağından çıkan dalgaların Marmara'da filtrelenerek farklı özellikler kazandığını düşündürdüğünü belirtti ve "SİLİVRİ DEPREMİ MARMARANIN SIRRINI MI AÇIĞA ÇIKARDI?" ifadesini kullandı.
Bu yaklaşımın İstanbul'un deprem riskinin yeniden değerlendirilmesini gerektirebileceğini ifade eden Bektaş, söz konusu durumun "İstanbul için bir şans olabilir" değerlendirmesinde bulundu.




