YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, konuşmasında mutlak butlan CHP yönetimine değinirken, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nu Selahattin Demirtaş üzerinden eleştirdi.
Parti yönetiminin değişmesi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, haziran ayında CHP'nin yeniden kazanılması ve seçilmiş kadroların görevlerine dönmesi yönünde kamuoyundan çağrılar aldıklarını belirtti. Bu süreçte kurultay yapılmasını istediklerini ancak verilen sözlerin tutulmadığını belirten Özel, yaşananların ardından YENİ Parti'yi kurmaya karar verdiklerini söyledi.
Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini sürdüren Özel, anayasa değişikliği ve dokunulmazlıkların kaldırılması konularını gündeme getirdi. Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Ne diyor? 'Anayasayı değiştirmeye varım' diyor. Ne diyor? 'Bütün muhalefetin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım, Mehmetçik'i çöllere yollarım, Suudi Arabistan'ı korumak için savaşta Suudi Arabistan'ın yanına Mekke Anlaşması'yla Erdoğan'ın Trump'tan talimatla yaptığı anlaşmada ben de varım' diyor. 'Dokunulmazlıkları kaldırırım. Bunun için anayasa bile değiştiririm.'Nasıl Selahattin Başkan'ın anayasa değişikliğiyle kolaylaştırarak, hızlandırarak içeriye gitmesine sebep olduysa gerekirse YENİ Partili kadrolar için de yaparım diyor."
'YETER Kİ BENİ YERİMDEN ETMEYİN'
Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ın yeniden aday olmasına destek vereceğini de hatırlatan Özel, eski yönetimin kendi konumunu korumak istediğini söyledi.
Özel, "Cumhurbaşkanlığı seçimi 1 hafta erken de olsa ben oy veririm, Erdoğan'ı yine aday ederim. Yeter ki beni yerimden etmeyin. Ben burada oturayım diyor" diye konuştu.
'BÜTÜN ÜYEYLE SEÇİME GİRELİM' ÇAĞRISI
CHP'deki kurultay tartışmalarına da değinen Özel, Haziran ayının sonunda tüm üyelerin katılımıyla seçim yapılmasını önerdiğini ancak bu teklifin kabul edilmediğini söyledi.
Özel, önceki partide iki milyon üye bulunduğunu hatırlatarak, genel başkanlık seçiminin delegeler yerine doğrudan üyelerin katılımıyla gerçekleştirilmesini istediğini belirtti.
Bu önerisinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini aktaran Özel, "Hiçbir yere gitmem. Gel, bütün üyeyle seçime girelim. Bütün üyeyle gel yarışalım. Eğer kaybeden partiyi bize bıraksın" dedi.
Özel, ayrıca Özgür Özel'in yüzde 90'ın altında oy alması durumunda aday olmayacağını ve siyaseti bırakacağını söylediğini de hatırlattı.
İTİBAR SUİKASTI
Kendi partisindeki başkanların aleyhinde konuşmaları için baskı yapıldığını iddia etti. Emir Sarıgül'ün ifadelerine ilişkin ise şunları söyledi:
"Fon meselesinde gizlilik kararı var. Bir ifade sızıyor mu? Bir ifadenin bir virgülü. Neden? AK Parti'ye dokunuyor. Bizim geçirdiğimiz belediye soruşturmalarında olsun, başka soruşturmalarda olsun aynı gizlilik kararı var. Ama muhalefeti yıpratacak ifade kısımları özel özel seçilip, bazen de hiç verilmeyen ifadeler verilmiş gibi yapılıp, dağıtılıp, Bütün gün televizyonda konuşuyor.
Ya bu yargı bağımsızsa, bu yargı eşitse, bu yasak varsa, Ya her yere yasak, ya hiçbir yere değil. Ya fon soruşturmasının ifadelerini de salın dolaşsın, ya bu itibar suikastinden artık birazcık bu işi yapanlar utansın. Şimdi kimi tutarlarsa, ilk iş kanıtlarını da göstereceğim. Özgür Özel'e iftira at. Gidiyorum belediye başkanı ziyarete, başkanım benden seni istediler. Nasıl diyorum? Özgür Özel'le ilgili bir şey de.
Kayda geçir, çek git buradan. Emniyetten salacağız, savcılıktan salacağız ya da tutuklanana çağırıp avukatsız görüşmede.
İtirazdan bırakacağız.
EMİR SARIGÜL'ÜN İFADESİ
Başka bir soruşturmada tutuklanan Emir Sarıgül'ün ifade veriyor, konu Almanya'da birisi. O demiş bir dekontu yok, yapay zeka yapmış, yok bilmem ne yapmış, eğri miymiş, doğru muymuş, neyse neymiş. Hiç ilk gün ilişkimizi kesmişiz olayla partimizin.
Şimdi kimi tutarlarsa, ilk iş kanıtlarını da göstereceğim. Özgür Özel'e iftira at.
Gidiyorum belediye başkanı ziyarete, başkanım benden seni istediler. Nasıl diyorum? Özgür Özel'le ilgili bir şey de.
Kayda geçir, çek git buradan. Emniyetten salacağız, savcılıktan salacağız ya da tutuklanana çağırıp avukatsız görüşmede.
İtirazdan bırakacağız.
İfade veriyor adam, "İlk ifadede duyduğuma göre babam Özgür Özel'e para verdi." diyor. Ağustos ayında bakın, 'babam atkı verdi, atkıyla bir para verdi, YENİ Parti'ye destek verdi.'
Ağustos ayında Vakko'da atkı. Satılıyor mu ağustosta Vakko'da atkı? Gidip bir sorsunlar bakalım atkı ne vakit geliyor. Temmuzda, ağustosta atkı. Ama ifadeyi alıyorlar. Bu ifadeyi yayıyorlar, bunun üstünden fon konuşulmasın, Sarıgül, Sarıgül, Sarıgül, o'dur bu'dur."
ERDOĞAN'A FON KRİZİ ELEŞTİRİSİ
"Fon vurgununun üstünden tam 48 gün geçti. Milletin devlete emanet ettiği paralara Tayyip Bey'in atadığı kadrolar ya çıktı ya çıktırdı. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu. Bütünüyle, bütünüyle Adalet ve Kalkınma Partisi kadrolarının büyük bir organizasyonu, büyük bir organizasyon.
Tayyip Bey şimdi emekliye iyileştirme yapacağız diyor. Çünkü emekli para deyince yok demişlerdi. Şimdi bütün emekliler çiftçiler diyor ki hani para yoktu? Fon vurgununda yediniz bitirdiniz. Milletin emanet ettiği paralara Tayyip Bey'in atadığı kadrolar çöktü.
Gazetelerde Türkiye Yüzyılı diye bastılar ya, işte bu yüzyıl budur. Bu işin başındaki isim de kimse kıvırmasın Recep Tayyip Erdoğan.
Çünkü Tayyip Bey'e 2 soru biliyor muydun bilmiyor muydun? Biliyorsan derhal istifa et, biliyorsan derhal seçim sandığını getir, burnunun dibindeki soygunu nasıl görmüyorsun?
240 kişilik ana listeyi yayınlamıyor. 80 kişilik dönüp dolaşan listeyi yalanlamıyor.
Fon krizini çözme masası kurdu, masadakiler teker teker veda ediyor. 3-5 bürokratla bu işten kurtulamazsın. Bu masadan çözüm çıkmayacağı konusunda mağdurlar da hemfikir oldular."




