Medya mensubu Fatih Altaylı, “Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?” başlığını taşıyan köşe yazısında, medya camiasını hedef alan bir tahkikata dair bilgi sahibi olduğunu ifade ettiği çevrelerden edindiği bulguları kamuoyu ile paylaştı. Altaylı'nın makalesinde, soruşturmanın yeni kişilere de yönelebileceği konuşulurken, “genel yayın yönetmeni”, “itirafçı” ve “yüksek meblağlı para transferleri” gibi çarpıcı savlara yer verildi.
Sözü edilen şahıslarla şahsi bir tanışıklığının bulunmadığının altını çizen Altaylı, tahkikattaki son durumu kavramak amacıyla konuya vakıf isimlerle temas kurduğunu ifade etti.
“RASİM OZAN’IN İTİRAFÇI OLDUĞU İDDİASI”
Fatih Altaylı, soruşturmanın başlangıcına dair değerlendirmeleri aktarırken, konuştuğu kaynakların savcılık dosyasındaki bir bilgiye dayanarak öne sürdüğü iddiayı şöyle aktardı:
Savcıların elindeki itirafçı metnini görenlere göre bu itirafçı kuvvetle muhtemel Rasim Ozan Kütahyalı. Pek çok bilgi vermiş ve 'Bu yüzden yakında tahliye edilebilir' diyorlar.
“BİR EKİP HALİNDE FAALİYET GÖSTERİYORLARDI”
Geçmişte organize bir şekilde eylemde bulundukları iddia edilen bir yapı hakkında Altaylı'nın görüştüğü kişilerden edindiği bilgiler şu şekildeydi:
Bunlar birkaç yıl öncesine kadar bir ekip olarak hareket ediyorlarmış ve iktidara yakın medyadaki bazı isimlerin ve yöneticilerin kontrolü altındaymışlar.
Fakat Fatih Altaylı, Rasim Ozan Kütahyalı’nın bir müddet evvel bu ekipten çıkarıldığını belirtirken, bu durumun gerekçesi olarak kendisine aktarılanları şöyle sıraladı:
Kimine göre açgözlülük, kimine göre paylaşmada adaletsiz davranması, kimine göre fazla geveze olması, kimine göre para için başka işlere de bulaşması, kimine göre de medyadaki muhalif isimlerle ve CHP’lilerle de fazla görüşmeye başlaması olmuş.
Bu ayrılığın ardından Kütahyalı'nın farklı çevrelerle ilişki kurduğu yönündeki iddialara da yer verildi: “Bu dışlanmadan sonra Kütahyalı’nın serseri mayına dönüştüğü, çok farklı kesimler tarafından kullanılmaya başlandığı ve onu kullananların da uyarılması üzerine tam olarak sahipsiz kaldığı söyleniyor. Bu arada bugün ortaya çıkan pek çok meseleyi, Kütahyalı bir süredir yakın çevresi ve hatta iktidara pek de yakın olmayan isimlerle de paylaşıyor, Tahir Sarıkaya, Cem Küçük ve bir yayın yönetmeni hakkında çok açık suçlamalar yöneltiyormuş.”
CEM KÜÇÜK HAKKINDAKİ GÖZDAĞI SAVI
Fatih Altaylı tarafından, Cem Küçük’ün de iktidar çevrelerinde uzun zamandır konuşulan bir kişi olduğu ileri sürüldü. Küçük ile ilgili gözdağı ve şantaj savlarının siyaset ve bürokrasi kanadındaki bazı kişilere kadar ulaştığı, görev yaptığı televizyon kurumuna da bu yönde ikazlar iletildiği Altaylı tarafından kaleme alındı. Yazıya göre, kanal idaresi bu savların bir tahkikata evrilebileceğini öngörerek Küçük ile olan iş ilişkisini sonlandırdı.
Cem Küçük ise iktidar çevrelerinde zaten sevilmeyen ve güvenilmeyen bir isimmiş. Kendisine derin devlet süsü vermesi rahatsızlık yarattığı gibi, tehdit ve şantaj iddiaları AK Parti’nin siyaset ve bürokrasideki önemli isimlerinin de kulağına gitmekle kalmamış, bunlarla ilgili şikayetler de olmuş. Çalıştığı kanala da bu yönde çokça uyarı yapılmış. Kanal yöneticileri de uzun süredir gelen bu uyarıların artık bir soruşturmaya döneceğini kesin olarak anlayınca işine son verilmiş.
TAHİR SARIKAYA’NIN GİZEMLİ TELEFON GÖRÜŞMELERİ
Altaylı, Tahir Sarıkaya’nın ise gazetecilik mesleğinin yanı sıra bir çeşit halkla ilişkiler aracısı gibi faaliyet gösterdiğini iddia etti. İleri sürülenlere göre Sarıkaya, medya mensupları ile belediyeler arasındaki temasları düzenliyor, mülakat ve haber organizasyonları yapıyor ve bazı ticari faaliyetler için yapılan ödemelerin dağıtımını yönetiyordu. Altaylı’nın görüştüğü bir kaynak, Sarıkaya’nın telefon dökümlerinin, temas halinde olduğu geniş çevreyi gözler önüne serebileceğini belirtti.
SORUŞTURMANIN KAPSAMI
Tahkikatın yalnızca finansal iddialarla kısıtlı kalmadığı, Altaylı’nın kaynaklarının şu değerlendirmeyi yaptığı aktarıldı:
Sadece para, tehdit, şantaj, güç simsarlığı, ilişki simsarlığı değil. Çok boyutlu bir inceleme var. Bunların İsrail bağlantıları, Adnan Oktar ilişkileri de inceleniyor.
İncelemenin mali yönüne ilişkin ise “Aslında bir buzdağı var. Miktarlar çok çok büyük. Milyonlar aktarılmış. Bazı isimlere düzenli ödeme yapılmış. Deştikçe çıkıyor. Savcılık çok detaylı bir çalışma yapıyor. Birisi çomak sokmaz ise iş çok büyüyebilir” ifadelerine yer verildi.
“LİSTEDE KİMLER VAR?”
Altaylı, tahkikatın medya ayağıyla ilgili olarak konuştuğu kişinin şu çarpıcı ifadelerini de yazısına ekledi:
Tahir Sarıkaya üzerinden çok geniş bir gazeteci kesimine bakılıyor. Ancak burada çeteleşen, birlikte hareket eden kadro şimdilik daha kısıtlı. Bir genel yayın yönetmeni, birçok ünlü spor yorumcusu ve iki gazeteci var. Bu ekibe alan açanlara da ayrıca bakılıyor.
Fatih Altaylı, “Şimdilik öğrenebildiklerim bunlar. Bu operasyonu yapanları alkışlıyorum” sözlerinin ardından yazısını, “Medyadaki böyle pislikler yüzünden, muhalif ya da iktidara yakın fark etmez pek çok düzgün, namuslu, edepli gazeteci de aynı pis çukurun içindeymiş gibi görünüyor, meslek rezil oluyordu. Belki tam olmasa da bir miktar arınma burada gerçekleşir. Umarım bu soruşturma gittiği yere kadar gider, birileri soruşturmaya çomak sokmaz” ifadeleriyle sonlandırdı.




