Emlak zengini Ramazan Arıkan’ın, halk arasında “dana deviren” adıyla bilinen bir ilaç kullanılarak öldürülmesine ilişkin davada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Aralarında Arıkan’ın iki çocuğu, eski eşi, eski eşinin sevgilisi, ilacın temininde şüphelilere yardım ettiği ileri sürülen ve GATA’da temizlik görevlisi olduğunu belirten Ertan Ede ile avukat Özge T.’nin de bulunduğu kişiler hakkında dava açılmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma çerçevesinde şüpheliler hakkında 13 Şubat’ta dinleme kararı aldı. Dava dosyasına giren iddianamede, telefon görüşmelerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi.
İddianamede, “Şüphelilerin tape kayıtlarının yapılan incelemesinde; olay hakkında konuşmaktan kaçındıkları, tedbirli davrandıkları ve sık sık birbirlerine telefonlarındaki kayıtları silmeleri gerektiği yönünde uyarılarda bulundukları” ifadeleri kullanıldı.
Batuhan Arıkan: Ablam yüzünden patlarız
Öldürülen iş insanı Ramazan Arıkan’ın oğlu Batuhan Arıkan ile Mustafa Ünal arasında 5 Mart’ta yapılan telefon görüşmesi de dosyaya yansıdı. Görüşmede Batuhan Arıkan’ın, olayın ortaya çıkması halinde sorumluluğun ablası Hacer Sude Arıkan nedeniyle kendilerine yöneleceğini söylediği belirlendi.
“Biz zaten patlarsak ablam (Hacer Sude Arıkan) yüzünden patlarız.”
Mustafa Ünal’ın ise bu sözlere, “La oğlum patlayacak bir şeyimiz yok, adını sen getir, ne yaptık da patladık yani?” diyerek karşılık verdiği tespit edildi.
Batuhan Arıkan, söz konusu konuşmaya ilişkin ifadesinde, ayrıntılı biçimde anlattığı olayların açığa çıkmasından endişe ettiği için bu ifadeyi kullandığını söyledi. Arıkan, “İşlediğimiz suçun ortaya çıkmasından çekindim” dedi.
Arıkan’ın kimliği tespit edilemeyen bir kişiyle yaptığı görüşmede de telefonuna format attığını söylediği kayıtlara geçti.
“Telefona format attıydım, sıfırladım telefonu.”
Telefonuna neden format attığı sorulan Batuhan Arıkan, format attığını belirttiği cihazın bu telefon olduğunu ifade etti. Arıkan, amacının Mustafa Ünal ile yaptığı ve olayla ilgili olduğunu belirttiği WhatsApp yazışmalarını silmek olduğunu açıkladı.
“Telefonunu bir temizle” uyarısı
Tape kayıtlarında yer alan bir başka görüşme, Mustafa Ünal ile Ramazan Arıkan’ın eski eşi Sultan Seki arasında 5 Mart’ta gerçekleşti. Ünal’ın Sultan Seki’ye “Telefonunu bir temizle” dediği, Seki’nin de “Hee... Dur, senle konuşurken yapayım” yanıtını verdiği belirlendi.
Mustafa Ünal’ın, ilacın temin edilmesine ilişkin şüpheli avukat Özge T. ile yaptığı görüşmede de telefon kayıtlarının silinmesi konusunda benzer ifadeler kullandığı tespit edildi. Özge T.’nin Ünal’a, kendisine mesaj gönderdikten sonra tüm mesajları silmesini ve telefonda herhangi bir kayıt bırakmamasını söylediği görüldü.
“Bana attıktan sonra senden gelen mesajların hepsini sil, hepsini sil dayı; telefonda bir şey kalmasın.”
İlacın prospektüs fotoğrafına ulaşıldı
Dosyadaki teknik incelemeye göre Mustafa Ünal, cinayetin ardından telefonundaki kayıtları sildi. Ancak yapılan çalışmalar sonucunda silinen verilerin geri getirildiği belirlendi.
Kurtarılan veriler arasında, Ramazan Arıkan’ın öldürülmesinde kullanıldığı belirtilen ilacın prospektüsüne ait bir fotoğrafın da bulunduğu tespit edildi. Mustafa Ünal ifadesinde, bu fotoğrafı kendisine Sultan Seki’nin gönderdiğini öne sürdü.
“Bu prospektüs resmini bana Sultan Seki göndermişti. Sultan Seki, telefonundan bir şeyleri silmeden önce bana atardı.”
Geri getirilen mesajlarda Mustafa Ünal’ın avukat Özge T.’ye “Adamlar arıyor, ilaç bul” şeklinde yazdığı da belirlendi.
Ünal’a ifadesi sırasında, bu cümlede “ilaç” sözcüğüyle neyi kastettiği soruldu. Ünal, o dönemde tanıştığı ve sorun yaşadığı bir kadını kastettiğini savundu. Özge T.’nin çok sayıda torbacı müvekkili bulunduğunu belirten Ünal, kadına vermek amacıyla uyuşturucu ilaç bulmasını istediğini öne sürdü.
“İlaç bul” mesajlarına ilişkin ifade
Şüpheli avukat Özge T. ifadesinde, Mustafa Ünal ile ailesinin birbirlerini tanıdığını söyledi. Ramazan Arıkan’ın öldürülmesiyle ilgili açıklamasında, Ünal’ın kendisine Arıkan’ın malvarlığının fazla olduğunu belirterek bu mallara nasıl sahip olabileceklerini sorduğunu anlattı.
Özge T., bunun üzerine hukuki bilgilendirme yaptığını, ancak hukuki sürecin uzun süreceğini söyleyen Ünal’ın başka bir fikrinin bulunduğunu ifade etti. Konunun farklı bir boyuta taşınacağını anlayınca Sultan Seki’ye yalnızca hukuki danışmanlık verebileceğini, bunun dışında başka bir işe karışmayacağını söylediğini belirtti.
Mayıs 2025 ayının sonlarına doğru Mustafa Ünal ile bir kez daha görüştüğünü aktaran Özge T., Sultan Seki’ye yardımcı olmayacağını, hukuki işlerin yanı sıra söz konusu diğer işlere de destek vermeyeceğini söylediğini kaydetti. Özge T., Seki ile iletişimini kestiğini ifade etti.
Avukat Özge T., Mustafa Ünal’ın kendisine gönderdiği “Adamlar arıyor, ilaç bul” mesajını da açıkladı. T.’ye göre Sultan Seki ve Mustafa Ünal, miras yoluyla kazanç elde edebilmek amacıyla kendisinden ilaç bulmasını istedi.
“Sultan Seki ve Mustafa Ünal, miras yoluyla kazanım elde edebilmek için bana ‘İlaç bul’ diye mesaj attılar.”
Özge T., bu aşamada işin boyutunun değiştiğini anladığını ve daha önce anlattığı tutumu sergilediğini söyledi. İlaçla ilgili verdiği yanıtın ise yazışmalarda bulunduğunu belirtti.
Mustafa Ünal’ın geri getirilen mesajlarında, bir kişinin telefonu açmadığını ve ilacı kendisinin gidip alabileceğini söylediği görüldü. Ünal’ın aynı yazışmada, parayı Özge T.’ye teslim edeceğini ve karşı tarafla iş yapılamayacağını belirttiği tespit edildi.
Bu mesaja karşılık avukat Özge T.’nin, ilaçların söz konusu kişide olduğunu düşündüğünü belirterek Ferdi’nin orada olup olmadığını, Ortaca’ya dönüp dönmediğini ve kendisiyle görüşülüp görüşülmediğini sorduğu belirlendi.
Özge T. ifadesinde bu yazışmayla ilgili olarak, “Ben mesajın içeriğini kabul etmiyorum” dedi.
Tanık Hazal Ç.’nin anlatımı
Ramazan Arıkan’ın kızı Hacer Sude Arıkan’ın arkadaşı Hazal Ç. de tanık sıfatıyla ifade verdi. Hazal Ç., Ramazan Arıkan’ın Çankırı’daki cenaze töreni sırasında Sultan Seki’nin, öğretmen kuzenine “Gideyim az daha yalandan ağlayayım” dediğini duyduğunu ileri sürdü.
Tanık, Çankırı’dan arkadaşlarının kendisini almaya geldiği sırada Sultan Seki ile Hacer Sude Arıkan’ın arkadaşlarının yanına geldiğini anlattı. Hazal Ç., bu sırada Sultan Seki’nin “İçeri gideyim de az daha yalandan ağlayayım” dediğini de duyduğunu iddia etti.




