Adana merkezli 21 ili kapsayan yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama operasyonu çerçevesinde gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı hakkında tutuklama kararı verildi. Kütahyalı, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Selahattin Akın Uzun ile birlikte cezaevine gönderildi.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, 14 Mayıs'ta gerçekleştirilen operasyonla yakalanan 154 şüpheliden Kütahyalı ve Uzun, savcılık sorgularının ardından nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, her iki ismin de tutuklanmasına hükmetti.
Soruşturma dosyasında, Kütahyalı'nın yalnızca örgüt üyesi değil, örgüt yöneticiliği ile suçlandığı belirtiliyor. Başsavcılığın tutuklama talebinde, teknik ve fiziki takip, CMK'nın 134. maddesi uyarınca incelenen iletişim kayıtları ve MASAK tarafından hazırlanan raporlar delil olarak gösterildi. Bu deliller ışığında, şüphelilerin hesaplarının suç gelirlerini gizlemek, bölmek ve farklı finansal katmanlara yaymak amacıyla kullanıldığı tespitine yer verildi.
Dosyaya giren MASAK raporunda, örgütün yaklaşık 100 milyar TL'lik bir parayı akladığı ve bu meblağın 35 milyon TL'lik kısmının doğrudan Rasim Ozan Kütahyalı'nın hesabı üzerinden aklandığı iddiası yer alıyor. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde yaklaşık 4 saat süren sorgusunda Kütahyalı'ya etkin pişmanlık hükümleri hatırlatıldı. Ancak Kütahyalı'nın, örgüt üyesi olmadığını ileri sürerek bu teklifi reddettiği öğrenildi.
Kütahyalı, emniyetteki ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yüksek kredi kartı borçlarını ödeyebilmek amacıyla PERPA'da bazı kişilerle çalıştığını iddia eden Kütahyalı, bu süreçte hamile eşi ve ikiz kızlarının psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Savunmasında, borçlarını çevirmek için kullandığı yöntemi şu sözlerle anlattı:
“İstanbul’da kamu bürokratı bir büyüğümle gittim. Kartını çektir, paranı al, kartını döndür; komisyonlar uygun dedi. Oradaki dükkânlarda POS cihazlarından komisyon karşılığında kart çektiriyordum. Bu şekilde kredi kartı borçlarımı döndürmeye başladım. 100 bin çekiyordum, bana 97 bin veriyorlardı.”
Kütahyalı, tüm işlemleri örgüt üyesi olmakla suçlanan Servet Sağlam ve Mehmet Güneş isimli şahıslar üzerinden yürüttüğünü belirtti. Döviz ve altının yükseldiği bir dönemde, bu yöntemle elde ettiği nakitle altın alarak hem kazanç sağladığını hem de borçlarını kapattığını ifade etti. Ancak savcılık, Kütahyalı'nın hesabında 4 milyon TL'yi aşan parçalı para girişleri de dahil olmak üzere devasa ve sürekli bir para hareketliliği tespit etti. Kütahyalı, bu transferleri “komisyon” ve “ödeme” olarak nitelendirdi.
İfadesinde Kütahyalı, kendisine gelen paranın kaynağını hiç kontrol etmediğini ve tüm paraların kendisine ait olduğunu, dışarıdan bir para gelmediğini savundu. “Oradaki hiçbir şahsı tanımıyorum. Burada adı geçen firmaları da buraya gelene kadar tanımıyordum. Nezarethanede insanlarla karşılaştım” diyen Kütahyalı, bu örgüt dosyasına nasıl dahil olduğunu anlamadığını belirtti.
SAVCILIK: BU MAL VARLIKLARINI NASIL VE NE ŞEKİLDE EDİNDİNİZ?
Soruşturmanın en kritik anlarından biri, savcılığın Kütahyalı'nın üzerine kayıtlı ciddi bir mal varlığı olduğunu belirterek yönelttiği soru oldu. Savcılığın “Bu mal varlıklarını nasıl ve ne şekilde edindiniz?” sorusunu Kütahyalı'nın cevapsız bıraktığı bildirildi.
Kütahyalı, yıllardır yasa dışı bahis çeteleriyle mücadele ettiğini ve gözaltına alınmadan önceki son sosyal medya paylaşımının “Yasa dışı bahis bitecektir” şeklinde olduğunu hatırlatarak suçsuzluğunu iddia etti. “Hayatım boyunca yasa dışı bahisle hiçbir ilişkim olmadı. Kartımı bu şekilde kullandırdığım için çok pişmanım” ifadelerini kullandı.




