Hollanda'da yaşayan 21 yaşındaki İtalyan asıllı Ambra Todaro, yaklaşık iki buçuk sene önce bir arkadaşının arabasında şans eseri dinlediği Kur'an-ı Kerim tilaveti ile yaşamının seyrini değiştiren bir sürece adım attı. Manevi bir boşluk hissettiği dönemde İslamiyet ile tanışan ve Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olan genç kadın, bu büyük dönüşümünü A Haber Muhabiri Fatih Özyar'a aktardı.
Todaro'nun hidayet yolculuğu, Müslüman bir arkadaşının aracında başladı. O anları anlatırken duygulandığı gözlenen Todaro, yaşadıklarını şöyle ifade etti:
Süreç 2,5 yıl önce başladı. Müslüman olan bir arkadaşımın arabasındaydım. Araçta Kur'an-ı Kerim dinliyordu. O kadar etkilendim ki, boğazım düğümlendi, gözlerim doldu, duygu dolu anlar yaşadım. Bunun üzerine araştırmaya başladım.
Dinlediği tilavetin kalbinde uyandırdığı merakla İslamiyet'i incelemeye başlayan Todaro, bu arayışını bir cami ziyaretiyle derinleştirdi. Camiye attığı ilk adımda hissettiği atmosferin kendisini çok etkilediğini vurgulayan Todaro, o anki deneyimini ve kararını şu sözlerle dile getirdi:
Camiye ilk gittiğimde öyle bir his yaşadım ki, şimdi bile tüylerim diken diken oluyor. Kendimi çok sıcak ve çok hoş karşılanmış hissettim. O an İslamiyet'te daha fazlası olduğunu düşündüm. Kelime-i Şehadet getirdim ve Müslüman oldum. O andan itibaren hayatımda olumsuzluk kalmadı. Artık benim yaşama nedenim ve gayem vardı. O da İslamiyet'ti.
İslamiyet'i seçmeden önceki yaşamını büyük bir anlamsızlık olarak niteleyen Todaro, o dönemdeki ruh halini şu şekilde betimledi:
Aslında ailemin hiçbir dine inancı yok. Ben de öyleydim. Ta ki 19 yaşıma kadar. O dönemler, büyük bir boşluk içerisindeydim. Aldığım kararların hiçbir anlamı ve nedeni yoktu. Anlamı olmayan bir yaşam içerisindeydim. Hayatımda her şeyi Kur'an-ı Kerim'i duymam ve bana yaptığı etki değiştirdi.
Herhangi bir inanca sahip olmayan ailesine bu önemli kararını açıklarken yaşadığı çekinceleri ve ardından gördüğü desteği de anlatan Todaro, özellikle annesinin tepkisinin kendisini duygulandırdığını belirtti.
Tabii ki kolay olmadı. Ailemin nasıl tepki vereceğini çok merak ediyordum. Bu süreçte ablam bana çok destek oldu ve hep arkamda durdu. Aileme İslam'ı seçtiğimi ve hem iç hem de dış görünüş olarak artık bir Müslüman gibi yaşamaya çalışacağımı söyledim. Önce çok şaşırdılar. Daha sonra annem bana 'Artık sen de yetişkin bir bireysin. Eğer bu tercihin seni mutlu ediyorsa ben annen olarak senin mutlu olmanı isterim' dedi. O an gözlerim doldu.
Müslüman olduktan sonra aile bağlarının daha da pekiştiğini ifade eden Todaro, İslamiyet'in kendisini en çok etkileyen yönlerine de değindi. Todaro, düşüncelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
Ailemle daha sıkı ilişkiler içerisindeyim ve Müslüman olarak yaşamanın ne kadar önemli olduğunu da onlara anlatmaya çalışıyorum. İnanın, ben Müslüman olmadan önce her şeyin bu dünyada olduğunu zannediyordum ama gerçekler öyle değil. Öldüğünde her şey bitmiyor. Asıl her şey öldükten sonra başlıyor. Günah işlesek bile her zaman Allah'a dönebiliriz. Bu, İslam'ın en güzel yönlerinden biri.




