Yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından devralınan Can Holding çatısı altındaki İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin eğitim-öğretim faaliyetlerine son verildi. Cumhurbaşkanlığı kararı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11'inci maddesine dayandırıldı.
Resmi Gazete'de yer alan kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir" denildi.
GARANTÖR ÜNİVERSİTE SÜRECİ
Üniversite Rektörlüğü tarafından daha önce T24'e yapılan bir bilgilendirmede, Bilgi Üniversitesi’nin faaliyetlerinin durdurulması halinde, 2021 senesinde garantör olarak belirlenen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin (MSGSÜ) sorumluluğu devralacağı belirtilmişti.
CAN HOLDİNG'İN SATIN ALMA VE KAYYIM SÜRECİ
Türkiye’nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak 7 Haziran 1996 tarihinde kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006 yılında uluslararası Laureate International ağının bir parçası haline geldi. 2019 senesinde ise üniversitenin mülkiyeti, 90 milyon dolar karşılığında Can Holding’e geçti. O tarihte ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesinde olan üniversitenin devir işlemi, Kemal Can’ın şahsi şirketi üzerinden yapılarak Can Holding’i işletmeci pozisyonuna taşıdı.
Holding, Mart 2025'te Ciner Grubu'ndan Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi satın alarak medya alanında da faaliyet göstermeye başladı. Bu adımla holding, eğitim ve enerji gibi sektörlerin yanı sıra medya sektöründe de önemli bir aktör oldu.
Eylül 2025'te ise Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Can Holding hakkında bir tahkikat başlatıldı. "Suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde, sulh ceza hakimliğinden holdinge ait şirketlere kayyım atanması istendi.
Soruşturma sürecinde hazırlanan MASAK raporları, sahte evraklar ve kayıtdışı işlemler yoluyla vergi kaçırıldığını gözler önüne serdi. Ayrıca, ticari bir faaliyeti olmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı ve bu işlemin kaynağı olarak gerçeği yansıtmayan "ortaklara borçlar" hesabının kullanıldığı saptandı.
Gerçekleştirilen operasyon neticesinde, aralarında Habertürk, Show TV, Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Energy Petrol'ün de bulunduğu 121 şirketin yönetimi TMSF'ye geçti. Bu kapsamda 10 şahıs için gözaltı kararı verilirken, 4 kişi yakalandı.
Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin hükmü doğrultusunda, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nın yönetimi ve temsili için bir kayyım heyeti görevlendirildi ve mütevelli heyetinin yetkileri sonlandırıldı. YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek'ten oluşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Kayyım Heyeti atandı. YÖK Başkanı Erol Özvar, atama sonrası üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin aksamadan devam edeceğini duyurmuştu.
HOLDİNG YÖNETİCİLERİNİN YARGILANMA AŞAMALARI
Küçükçekmece Başsavcılığı, 11 Eylül 2025 tarihinde holdingin sahipleri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ dahil 10 kişi hakkında yakalama emri çıkardı. 15 Eylül 2025'te mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 5'i tevkif edilirken, Kenan Tekdağ ev hapsi adli kontrol şartıyla salıverildi.
Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, 25 Eylül 2025'te alıkonuldu. Can, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlamalarıyla tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi ve hakimlikçe tutuklandı.
Kemal Can'ın resmen tutuklanması 28 Eylül 2025'te gerçekleşti. Aynı gün tahkikat genişletilerek, Can Holding ile ilişkili Ciner Grubuna ait Park Holding ve bağlı şirketlere eş zamanlı baskınlar yapıldı ve 12 kişi hakkında arama ve gözaltı kararı çıkarıldı.
20 Ekim 2025'te İstanbul merkezli 4 ilde yapılan ikinci bir operasyonda yakalanan 25 şüpheli adliyeye gönderildi. Mehmet Kenan Tekdağ ve Mehmet Remzi Sanver'in de aralarında bulunduğu 11 şüpheli hapse atılırken, 14 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma boyunca gözaltına alınanlar arasında Can ailesi üyeleri Zaman Han Can, Mehmet Şakir Can, Kemal Can, Cemal Can, Murat Can, Devran Can ve çeşitli yöneticiler bulunuyordu.
YAKLAŞIK 6 AY SONRA GELEN TAHLİYE
28 Eylül 2025'ten bu yana "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklu bulunan Kemal Can, yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından 2 Nisan 2026'da tahliye edildi. Mahkeme, dosyada bulunan delillerin durumu ve tutuklulukta geçen süreyi dikkate alarak, Can'ın "konutu terk etmemek" şeklinde ev hapsi adli kontrol tedbiriyle serbest kalmasına hükmetti. Karar, avukatların yaptığı itirazın değerlendirilmesi sonucunda verildi.




