MESCİD-İ AKSA'NIN STATÜSÜ TARTIŞMASIZDIR
Yayımlanan ortak bildiride, Harem-i Şerif'in statüsüne ilişkin net mesajlar verildi. Kutsal mekanın işlerinin idaresi ve girişlerin tanzimi hususunda tek meşru merciin, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi olduğu ve bu kurumun münhasır yetkiye sahip olduğu belirtildi.
'144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamı, yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeridir.'
Bakanlar tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kışkırtıcı faaliyetlerin, uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan mukaddes mekanların tarihi ve yasal konumunun bariz bir şekilde çiğnenmesi anlamına geldiği ifade edildi.
'GERİLİM ALEVLENİYOR'
İsrail, metinde 'işgalci güç' olarak nitelendirilirken, Doğu Kudüs'ün tarihi, hukuki ve nüfus yapısını değiştirmeye yönelik sistemli ihlallerin kesin surette geri çevrildiği kaydedildi. İsrailli yetkililere bu tırmandırıcı eylemleri derhal durdurma çağrısı yapıldı. Tekrarlanan bu ihlallerin bölgedeki tansiyonu yükselttiği, istikrarsızlığı ve radikalizmi beslediği, aynı zamanda barışa yönelik uluslararası girişimleri sekteye uğrattığı konusunda ikazda bulunuldu.
Bildiride son olarak, Kudüs'teki Müslüman ve Hristiyanlara ait kutsal mekanların statüsünün muhafaza edilmesinde Ürdün'ün tarihi Haşimi vesayetinin taşıdığı özel role de işaret edildi.




