Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının bu haberinde, tütün ve tütün mamullerinin yol açtığı üçüncü el maruziyetin çocuklara verdiği zarar ele alındı.
Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sinem Can Oksay, AA muhabirine, çocukların yalnızca doğrudan sigara dumanına maruz kalmasının değil, sigara içilen ortamlarda bulunmasının da ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu söyledi.
Oksay, "İkinci el maruziyet olarak tanımladığımız bu durumda çocuk, sigara içen kişiye yakın olduğu için dumanın etkilerine maruz kalıyor ve sigara kullananlarda görülebilen sağlık sorunlarını yaşama riskiyle karşı karşıya kalıyor." dedi.
Sigaranın zararlarının birinci, ikinci ve üçüncü el maruziyet olarak değerlendirildiğini aktaran Oksay, üçüncü el maruziyetin, sigara içildikten sonra duman ve zararlı kimyasalların ortamda ve kişinin üzerinde kalmasıyla çocukları etkilediğini kaydetti.
Oksay, "Elektronik sigara, paket sigara ya da ısıtılmış tütün ürünü fark etmeksizin, kişi sigara içtikten sonra bir süre daha nefes yoluyla sigara dumanını vermeye devam ediyor. Bu nedenle balkonda veya bahçede sigara içmek de çocuğu korumuyor. Kişi sigara içtikten birkaç saat sonra çocuğun yanına geldiğinde dahi çocuk bundan etkilenebiliyor. Sigaranın içerdiği kimyasallar eve, halıya, koltuğa, oyuncaklara ve diğer eşyalara siniyor." ifadelerini kullandı.

Fotoğraf : Şükrü Gündüz/AA
Çocukların özellikle küçük yaşlarda ellerini ve temas ettikleri eşyaları ağızlarına götürdükleri için bu kimyasallara maruz kaldığını dile getiren Oksay, "Ayrıca zamanla yeni kimyasal bileşikler ve zehirli gazlar oluşarak havaya salınabiliyor. Çocuk, gece boyunca aynı ortamda bulunarak bu zararlı maddeleri solumaya devam ediyor." diye konuştu.
"Artık sadece içilen ortamda bulunmamak ya da çocuğu bulundurmamak yetmiyor"
Doç. Dr. Oksay, çocukların sigara maruziyetinden gördüğü zararın bununla da sınırlı kalmadığını vurgulayarak, sigara içilen ortamlardaki koltuk, araç ve diğer eşyalara sinen kimyasalların da çocuklar açısından üçüncü el maruziyet oluşturduğunu anlattı.
Bu maddelerin solunum ve kalp-damar sorunlarının yanı sıra vücuttaki iltihabi reaksiyonları tetikleyerek çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabildiğini ifade eden Oksay, içilen ortamda insanların bir süre daha nefesinden sigara dumanını ve kimyasalları ortama salmaya devam ettiğini, kişi o evden çıksa ve ev temizlense bile yapılan çalışmalarda 6 ay boyunca eşyalarda zehirli gazların hala var olduğunun gösterildiğini söyledi.
Oksay, ikinci el eşya kullanımı ya da ikinci el araç alımında daha öncesinde tütün kullanımı söz konusuysa, sonraki kullanıcının bu tütün dumanından kaynaklanan kimyasallara bir süre daha maruz kalacağını ifade ederek, "Artık sadece içilen ortamda bulunmamak ya da içilen ortamda çocuğu bulundurmamak yetmiyor. Bunun yanında önceden içilmiş ortamları da kontrol etmek lazım. Çünkü biliyoruz ki o kimyasal bileşenler hem deri yoluyla hem de havaya karışacağı için o zehirli gazlar solunum yoluyla hem çocuğu hem etraftaki diğer insanları olumsuz etkileyebiliyorlar." şeklinde konuştu.
Sigara içilen ortamı temizledikten sonra, artık bir şey olmayacağının düşünülmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Oksay, şöyle devam etti:
"Ben burada sigara içtim, temizledim bitti öyle bir şey de yok aslında. O havalandırma maruziyeti bir miktar azaltabilir ama kesinlikle sıfırlamadığını biliyoruz, ne havalandırmanın, ne kullanılan temizlik malzemelerinin ya da filtrelerin. O yüzden en doğrusu zaten hiç başlamamak çünkü bu gerçekten çok ciddi ve önemli bir bağımlılık. Bu bir hastalık, tanımlanabilen bir şey. O yüzden en önemlisi hiç başlamak ama başladıysa da insanların çocukların olduğu yerlerde ya da etraflarında içmemesini öneriyoruz."
Oksay, insanların bahçede, balkonda veya dışarıda sigara içip eve geldiklerinde de çocukların maruz kalmaya devam ettiğini belirterek, "Süre çok uzun değil. O süre boyunca çocuğunuza sarıldığınızda o sigara dumanını üflemeye devam ediyorsunuz. O yüzden bunların hepsi çocuğunuza zarar veriyor. Sigarayı bırakmak istiyorsanız da her hastanede sigara bırakma poliklinikleri var. Eğer gerçekten istiyorsanız bunlara başvurup bu yolla sigarayı bırakabilirsiniz." ifadelerini kullandı.
"Çocuklar anne karnında sigaranın zararlarıyla tanışıyor"
Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ferit Durankuş da Türkiye'de sigara içiciliğinin ülke açısından büyük bir risk teşkil ettiğini ifade ederek, sigaranın çocuk sağlığı açısından ciddi zararları olduğunu söyledi.
Çocukların anne karnından itibaren sigaranın zararlarıyla karşılaştığını söyleyen Durankuş, şunları kaydetti:
"En büyük sorun eğer anne gebelikte aktif sigara içiyorsa veya pasif sigara içiciliğine maruz kalıyorsa çocuklarda ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bunların başında en sık karşılaştığımız düşük doğum, erken doğum riski veya çocuk doğduktan sonra solunum sıkıntısı. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yatışlar artıyor ve çocuk büyüdükçe sorunlar daha da artıyor. Okul çağındaki çocuklarda akciğer enfeksiyonlarına, orta kulak yolu enfeksiyonlarına yatkınlık artabiliyor, bağışıklık sistemi zayıflıyor. Aynı zamanda bu çocuklar okula başladıklarında gece horlamaları olduğu için okul başarılarında düşme, dikkat eksiklikleri gibi nedenlerde ortaya çıkabilir."

Durankuş, evde balkonda içilen sigaranın da çocuklara zarar verdiğinin altını çizerek,"Sigara içiciliğinde çok sık karşılaştığımız ikinci bir durum var. Ailelere soruyoruz, 'içmiyorum' diyor ama çoğuna tekrar ikinci bir soru sorduğumuzda balkonda içiciliği görüyoruz. Balkonla, ev içinde sigara içme arasında bir fark görmüyoruz çocuk açısından." ifadelerini kullandı.
Sigaranın kesinlikle içilmemesini tavsiye ettiklerini vurgulayan Durankuş, "Eğer bırakma yollarını deneyip bırakamıyorsa, en azından çocuğun yanında direkt içmemesi, balkondaysa kapalı bir balkon olması, havalandırması olması ve tekrar çocukla temas edecekse iyi bir el hijyeni, yüzünü yıkaması ve evin içindeki eşyalara dokunmamasını öneriyoruz. Çünkü bunlarda sigara dumanının zararlı maddeleri uzun süre kalabiliyor ve bu da çocuğa zarar verebiliyor." diye konuştu.
