Soğan sevgisi ve soğanların kan şekerini ve tansiyonu düşürmedeki büyüleyici ilişkisi.

3 dk okuma
Soğan sevgisi ve soğanların kan şekerini ve tansiyonu düşürmedeki büyüleyici ilişkisi.

Hızlı Özet

Çalışma, genler ve beslenme alışkanlıkları hakkında bilgiler içeren Birleşik Krallık sağlık veri tabanından elde edilen, 37 ile 73 yaşları arasındaki 160.000'den fazla kişinin genetik ve beslenme verilerinin analizine dayanmaktadır.


Araştırmacılar, özellikle soğan ve bazı kronik hastalıkların riskini azaltmadaki potansiyel rolüne odaklanan yeni bir çalışmada, gıda tercihleri ​​ile sağlık arasında ilginç bir bağlantı ortaya koyuyorlar.

Uluslararası bir araştırma ekibi, soğan kokusuna ve tadına olan ilginin, tip 2 diyabet veya yüksek tansiyon geliştirme olasılığının azalmasıyla bağlantılı olabileceğini buldu.

Çalışma, genler ve beslenme alışkanlıkları hakkında bilgiler içeren Birleşik Krallık sağlık veri tabanından elde edilen, 37 ile 73 yaşları arasındaki 160.000'den fazla kişinin genetik ve beslenme verilerinin analizine dayanmaktadır.

Araştırmacılar, 96 farklı gıda tercihi arasında yüzlerce ilişki olduğunu tespit etti. Bu ilişkiler arasında sarımsak, greyfurt, soğan, yaban turpu, fasulye ve yiyeceklere tuz ekleme tercihleriyle ilişkili genetik varyasyonlar da yer alıyordu.

Ancak en dikkat çekici bağlantı, soğan tercihi ile koku alma reseptörü geni OR2T6'daki belirli bir gen varyantı arasında ortaya çıktı ve bu da ekibi bu ilişkiyi daha derinlemesine incelemeye yöneltti.

Sonucu doğrulamak için, daha genç bireylerden oluşan daha küçük bir veri kümesi üzerinde (yaklaşık 25 yaşında) test yapıldı ve aynı genetik varyantın farklı yaş gruplarında soğan tercihinin tutarlı bir göstergesi olabileceği bulundu.

Bu tür analizlerin önemi, genlerin doğumdan itibaren sabit olması ve zamanla değişebilen beslenme alışkanlıklarının aksine yaşam tarzı veya çevresel değişikliklerden etkilenmemesi gerçeğine dayanmaktadır.

Örneğin, diyabet bir kişiyi diyetini değiştirmeye yönlendirebilir, ancak genetik yapısını değiştirmez.

Araştırmacılar daha sonra bu genetik varyantı bağımsız sağlık verileriyle ilişkilendirdiler ve yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet riskinin azalmasıyla bir bağlantı buldular.

Bu yöntem "Mendel rastgeleleştirmesi" olarak bilinir ve diyetin etkilerini ölçmek için öznel ve yanlış olabilecek ifadelere güvenmek yerine, genetik varyantları alternatif araçlar olarak kullanmaya dayanır.

Araştırmacılar, bu yaklaşımın gıda ve hastalık arasındaki ilişkinin daha net anlaşılmasına yardımcı olabileceğine inanıyor ve bu yöntem daha önce kahve, alkol ve sütle ilgili çalışmalarda kullanılmıştı.

Ancak ekibe göre, asıl zorluk, bir kişinin günlük olarak tükettiği şeyleri doğru bir şekilde yansıtan genetik belirteçleri tespit etmenin zorluğu olmaya devam ediyor.

Araştırmacılar, tat ve koku genlerine odaklanarak, gıda tercihlerini genetik ve sağlık faktörleriyle ilişkilendiren daha doğru bir model oluşturmayı umuyorlar.

Ancak araştırmacılar, mevcut bulguların soğan sevgisi ile bu sağlık yararları arasında doğrudan bir nedensel ilişkiyi kanıtlamadığını, yalnızca daha fazla çalışma gerektiren bir korelasyona işaret ettiğini vurguluyor.

Ekip, kesin sonuçlara varmadan veya tıbbi uygulamalar yapmadan önce bu sonuçların daha büyük ve daha çeşitli örneklemler üzerinde tekrarlanması gerektiğinin altını çiziyor.

Ancak, sonuçlarda yalnızca bir tür yiyeceğin belirgin bir şekilde yer almasının, analizde kullanılan metodolojinin sağlamlığını gösterdiğine inanıyorlar.

Sağlık tahminlerine göre, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı şeker tüketimi veya yetersiz meyve ve sebze tüketimi nedeniyle yılda yaklaşık 11 milyon erken ölüme yol açmaktadır.

Çalışma, beslenme ve hastalık arasındaki ilişkiyi anlamanın karmaşık bir zorluk olmaya devam ettiğini, ancak yeni genetik araçların kullanımının bu alanda daha iyi olanaklar sağlayabileceğini vurgulayarak sona eriyor.

Çalışmanın sonuçları BMC Medicine dergisinde yayımlandı.

Kaynak: Science Alert


Bu haber 12219 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

267 kişiyi öldüren virüs ilk kez Avrupa ülkesinde görüldü!
Sağlık

267 kişiyi öldüren virüs ilk kez Avrupa ülkesinde görüldü!

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bir ayda en az 1000 kişiyi enfekte eden ve 267 kişinin ölümüne yol açan ölümcül Ebola virüsü dalgası, sınırları aşarak ilk kez bir Avrupa ülkesinde görüldü. Fransa Sağlık Bakanlığı, Kongo'daki görevinden dönen bir doktorda virüsün tespit edildiğini resmen teyit ederek karantina işlemlerini başlattı.

Habervitrini9885 Görüntüleme
Kuduz tespit edildi! 7 mahalle karantinada
Sağlık

Kuduz tespit edildi! 7 mahalle karantinada

Van’ın Edremit ilçesinde tespit edilen kuduz vakası sonrası 7 mahallede karantina uygulaması başlatıldı. Yetkililer hayvan hareketlerine kısıtlama getirirken, vatandaşlara şüpheli hayvanlarla temas konusunda dikkatli olmaları çağrısı yaptı.

Habervitrini14886 Görüntüleme
Konserve veya dondurulmuş meyve ve sebzeler... besin değeri açısından taze olanlarla eşdeğer midir?
Sağlık

Konserve veya dondurulmuş meyve ve sebzeler... besin değeri açısından taze olanlarla eşdeğer midir?

Taze ürünlerin her zaman en iyi seçim olduğuna dair yaygın inanışa rağmen, araştırmalar dondurulmuş ve konserve meyve ve sebzelerin besin değerlerinin çoğunu koruduğunu ve bazı durumlarda taze muadillerine denk hatta onları geçebileceğini göstermektedir.

Habervitrini13127 Görüntüleme
Kene kabusu için harekete geçildi! 51 bin tanesi doğaya bırakılacak
Sağlık

Kene kabusu için harekete geçildi! 51 bin tanesi doğaya bırakılacak

Tarım ve Orman Bakanlığı, kene ve kahverengi kokarcayla doğal mücadele kapsamında 2026 yılında 51 bin keklik ve sülünü doğaya salmaya hazırlanıyor. Çalışmayla ekosistemin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Habervitrini12134 Görüntüleme