İddialar Sonrası Gözaltı ve Serbest Bırakılma Süreci
Sosyal medya platformunda yayımladığı bir videoda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın kardeşi olan Serhat Albayrak'a ilişkin bazı iddialar öne süren Tamar Tanrıyar, bu gelişmelerin ardından Aydın'ın Kuşadası ilçesinde alıkonulmuştu. Tanrıyar hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' isnatlarıyla işlem yapıldı. Kuşadası Adliyesi'nde SEGBIS aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade veren Tanrıyar, adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı.
Halk TV'nin ulaştığı bilgilere göre, Tanrıyar'ın savcılıkta verdiği ifadenin detayları kamuoyuna yansıdı.
Savcılıktaki Savunması Ortaya Çıktı
Tanrıyar'ın, hakkındaki ithamları kabul etmediği ve beyanlarında şu ifadelere yer verdiği öğrenildi:
"Bahsi geçen gönderiyi anımsadığım kadarıyla iki gün evvel, bir gemiyle çıktığım tatil seyahati esnasında yayımladım. Gönderimde esasen birden çok meseleye temas ettim. Ancak medya, sanki tek bir konu varmış gibi bir yorumlama yaptı. Ben o konuşmamda herhangi bir kişi veya medya kuruluşunun adını zikretmedim. Konuşmamda gazete dağıtımı meselesinden söz ettim fakat dağıtımı kimin yaptığına dair bir isim belirtmedim. Orada dile getirdiğim husus, 'FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü suçu çerçevesinde yargılanmış bir şahsın mülkiyetindeki bir medya kuruluşuna ait gazeteyi dağıtma mecburiyetinin kimse için olmadığını düşünüyorum' şeklindeydi. Sözünü ettiğim kripto kardeşlik ise hükümete yakın görünen bir mecra ile hükümete mesafeli bir mecranın finansal bir ortaklık içinde bulunduğuna yönelik düşüncemdir. Buluşmalardan haberdarım. Burada bahsettiğim kripto kardeşlik yapısındaki medya ile Turkuaz Medya farklıdır. Aralarında bir bağ mevcut değildir. Benim Turkuaz Medya'ya yönelttiğim yegane eleştiri, Sözcü Gazetesi'nin dağıtımını üstlenmeleridir."
"Cumhurbaşkanına Hakaret Etmedim"
Tanrıyar, savunmasının devamında, Cumhurbaşkanı'na yönelik herhangi bir hakaretinin olmadığını vurguladı:
"Bunlar, benim gazetecilik faaliyetlerim sırasında edindiğim bilgilerdir. '15 Temmuz dejavu gibi geliyor' deyişim, esasen bir tasvirdir. Olaylara dair bir okumadır. Bunu bir bilgiye dayanarak ifade etmedim. Bu meseleyle eşim Can TANRIYAR'ın hiçbir ilgisi yoktur. Kendisi gazetecilik mesleğini icra etmemektedir. Ben kesinlikle Cumhurbaşkanına hakarette bulunmadım. Hatta Cumhurbaşkanı ile ilgili meselelerde arkadaşlıklarımı dahi sonlandırabilir ve onun için canımı vermeye amadeyim."
Adliyeden ayrıldıktan sonra gazetecilere kısa bir demeç veren Tanrıyar, "Elbette kendim teslim oldum. Aslında buna teslim olmak bile denemez, kendi irademle geldim. Gözaltı kararını duyunca daha erken gelmeyi arzu ettim fakat ne yazık ki gemideydim. Gemiden atlayıp yüzme imkanım olmadığından, geminin limana yanaşmasını bekledim ve derhal gelerek ifademi verdim. Bir problem yok, her şey yolunda," şeklinde konuşmuştu. Tanrıyar, sözlerini "Cumhurbaşkanı için canımızı feda etmeye hazırız, başka bir diyeceğim yok" diyerek noktalamıştı.




