İran meselesi, Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa arasındaki mevcut soğukluğu derin bir krize dönüştürdü. Müzakere süreçlerinin İran tarafından manipüle edildiğini ve Amerikalıların küçük düşürüldüğünü ileri süren ABD Başkanı Donald Trump, hem Tahran yönetimini hem de kendi diplomatik ekibini eleştirdi.
Özellikle de İranlılar açıkça çok ustaca müzakere ediyorlar. Daha doğrusu çok ustaca müzakere etmiyorlar ve Amerikalıların İslamabad'a gidip hiçbir sonuç almadan tekrar ayrılmalarına izin veriyorlar. İran yönetimi ve Devrim Muhafızları ABD ulusunu bütünüyle küçük düşürdü.
Trump'ın bu sert tepkisinin muhatapları arasında, Washington'u tutarsız bir strateji izlemekle itham eden Avrupalı müttefikler de yer aldı.
BERLİN İLE KÖPRÜLER ATILIYOR: ASKERİ ÇEKİLME KARARI
Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından ABD’nin İran politikasının zayıf olduğuna dair yapılan eleştirel yorumlar, Beyaz Saray’da ciddi bir tepkiyle karşılandı. Bu eleştirilere ABD Başkanı Donald Trump’ın yanıtı gecikmedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Almanya'da konuşlu 5 bin Amerikan askerinin geri çekilmesi sürecinin başlatıldığını duyurdu. Operasyonun 6 ila 12 aylık bir zaman diliminde tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Pentagon yetkilileri tarafından kararın “sahadaki gereklilikler” temelinde alındığı ifade edilse de, bu hamlenin Berlin yönetimi için beklenmedik bir gelişme olduğu değerlendirildi. Başbakan Merz ise tansiyonu düşürme amacıyla, iki ülke arasındaki fikir ayrılıklarının yeni olmadığını ve farklılıklara rağmen ortak çözüm arayışlarının devam ettiğini dile getirdi.
GÜNEY AVRUPA CEPHESİNDE YENİ KRİZ: ÜS ANLAŞMAZLIĞI
Washington’un tepkisini çeken sadece Almanya olmadı. İran'a yönelik operasyonlar için stratejik değere sahip olan İspanya ve İtalya'daki askeri hava üslerinin kullanımına ilişkin taleplerin geri çevrilmesi, müttefikler arasında yeni bir çatlağa neden oldu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’i isim vererek eleştiren Trump, iki ülkeye yönelik tutumunu şu sözlerle ortaya koydu:
Büyük ihtimalle çekeceğim. Neden olmasın ki? İtalya bize hiç yardımcı olmadı. İspanya da berbattı. İran'da yardıma ihtiyacımız yoktu zaten ama ben yardım ederler mi diye bakmak için sordum.
Bu açıklamanın ardından, ABD'nin İran operasyonları için hayati önemdeki iki stratejik lojistik merkezinde mühim bir yetenek kaybına uğradığı ve Washington-Avrupa askeri iş birliğinin ciddi biçimde zedelendiği yorumları yapıldı.
GERİLİM EKONOMİYE SIÇRADI: OTOMOTİV SEKTÖRÜNE GÜMRÜK TEHDİDİ
Askeri alanda tırmanan gerilimi ekonomik sahaya da taşıyan Başkan Trump, bu defa Avrupa Birliği'ni ticaret anlaşmaları üzerinden hedef aldı. Mevcut ticari mutabakatlara riayet edilmediğini savunan Trump, Avrupa otomotiv sanayisini doğrudan etkileyecek olan %25'lik ek gümrük vergisi adımını şu ifadelerle ilan etti:
Harika bir ticaret anlaşması yaptık ancak Avrupa Birliği buna uymadı. Bu yüzden ABD'ye gelen tüm otomobillerin ve kamyonların gümrük vergilerini %25 artırdık. Onlara ücret alacağımızı bildirdik, gümrük vergilerini artıracağız.
Trump’ın bu beyanatı, halihazırda ekonomik zorluklarla mücadele eden Avrupa otomotiv sektörü için yeni bir kriz dalgasını tetikleyebileceği ve kıtada ticaret savaşlarının şiddetlenebileceği şeklinde yorumlandı.
AVRUPA'NIN STRATEJİK YOL AYRIMI: 'KADERİMİZİ ELİMİZE ALIYORUZ'
Avrupa güvenlik yapısının temel direklerinden biri olarak kabul edilen ABD'nin askeri varlığı (Almanya'da 36 bin, İtalya'da 12 bin, İngiltere'de 10 bin ve İspanya'da 3 bin asker) Washington’un bu gücü çekme olasılığıyla birlikte kıta çapında yoğun güvenlik tartışmalarını başlattı. Erivan'da toplanan Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nde bir araya gelen liderler, Başkan Trump’ın bu tutumunu “tarihi bir eşik” olarak nitelendirdi. Avrupa’nın savunmada daha özerk olması gerektiğini vurgulayan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, şunları kaydetti:
2022'de Avrupa Siyasi Topluluğu'nu kurarak bu yönde adım attık. Hürmüz Boğazı misyonu ve özel operasyonlarla bunu ortaya koyduk. Avrupalılar kaderlerini kendi ellerine alıyor, savunma ve güvenlik harcamalarını artırıyor ve koordineli çözümler inşa ediyor.
Bununla birlikte askeri analistler, Avrupa'nın güvenlik altyapısının hala büyük ölçüde Washington’a bağımlı olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre Trump’ın NATO harcamaları konusundaki ısrarcı tavrı, Avrupa’yı ciddi bir savunma zafiyetiyle yüz yüze bırakma potansiyeli taşıyor.




