ABD Sahil Güvenlik Akademisi’nin 145. Mezuniyet Töreni'nde konuşma yapan Başkan Donald Trump, Amerikan ana karasına sadece 90 mil uzaklıktaki Küba’yı cüzamlı devlet" ilan ederek askeri ve istihbari operasyonlara göz yummayacaklarını açıkladı.
Sahil Güvenlik Akademisi’nin 145. Mezuniyet Töreni'nde açıklamalarda bulunan Trump rotayı Amerikan ana karasına sadece 90 mil uzaklıktaki Küba’ya kırdı.
Havana rejimini "cüzamlı devlet" ilan ederek açıkça askeri harekat sinyali veren Trump’ın konuşmasıyla eş zamanlı olarak, ABD Adalet Bakanlığı 94 yaşındaki eski lider Raul Castro hakkında bir iddianame hazırladı.
Trump'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Amerika Birleşik Devletleri, Amerikan anavatanından sadece doksan mil uzaklıkta düşman yabancı askeri, istihbarat ve terör operasyonlarına ev sahibi yapan bir cüzamlı devleti asla tolere etmeyecektir. Küba halkının, tam 100 yıl önce atalarının cesurca savaşarak ve canlarını feda ederek kurduğu o gerçek özgürlüğe tekrar sahip olmasına kadar da durmayacağız, geri adım atmayacağız."
"HAVANA REJİMİ KURUCU VATANSEVERLERİN KANINA İHANET EDİYOR"
Küba'nın mevcut yönetimini, adanın tarihi bağımsızlık mücadelesine ve geçmişine ihanet etmekle suçlayan Trump, Beyaz Saray'ın adaya yönelik yaklaşımını netleştiren şu ifadeleri kullandı:
"Açıkça ifade etmek gerekiyor ki bugün Havana'daki mevcut rejim, o dönemin kurucu vatanseverlerinin kanlarını döküp öldükleri asil Küba ulusuna yapılmış doğrudan bir ihanettir. Sınırlarımızın hemen dibinde Amerikan güvenliğini tehdit eden bu karanlık odaklara karşı sahil güvenliğimiz ve ordumuz her an teyakkuzda olmaya devam edecektir."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
"İRAN’A ÇOK SERT VURDUK, GEREKİRSE DAHA DA SERT VURURUZ!"
"İran hakkında konuşmak gerekirse onlara çok sert vurduk. Gerçekten çok büyük bir darbe indirdik. Önümüzdeki süreçte onlara daha da sert vurmamız gerekebilir, ama belki de buna gerek kalmaz, bakacağız. Şunu bilin ki hiçbir zaman ıskalamıyoruz. Biz sert vuruyoruz ve vurduğumuzda asla ıskalamayız."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
"11 AYDA TEK BİR YASA DIŞI GÖÇMEN BİLE GİREMEDİ"
Sınır güvenliği ve göçmen politikalarındaki katı tutumunu öven Trump, ülkeye girmek isteyenlerin "Amerikan sevgisini" kanıtlaması gerektiğini savundu:
"Uyguladığımız kararlı politikalar sayesinde tam 11 aydır tek bir yasa dışı göçmen bile ülkemize giremedi. İnsanlar elbette ülkemize gelebilirler ve girebilirler, ama bunun tek bir yolu var. Yasal yollardan girmeleri gerekiyor. Buraya gelmek isteyenlerin, ülkemizi canıgönülden sevebileceklerini bize açıkça göstermeleri gerekiyor. Ülkemizi havaya uçurmak istediklerini değil."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
"ÇİP ENDÜSTRİMİZ TAYVAN TARAFINDAN ELE GEÇİRİLDİ"
Küresel teknoloji ve üretim pazarına dair bir çıkış yapan Trump, ABD'nin yarı iletken sektöründeki kaybına dikkat çekti:
"Ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımız çok önemli. Ancak acı bir gerçek var ki, bizim çip endüstrimiz tamamen Tayvan tarafından ele geçirildi. Bu kabul edilebilir bir durum değil, üretim gücümüzü geri kazanmak zorundayız."
"HAVANA KIYILARINDAN PANAMA KANALI'NA KADAR İŞGALCİLERİ KOVACAĞIZ"
Sahil Güvenlik personelinin operasyon sahasının genişliğine vurgu yapan ve Latin Amerika'daki düşman unsurlara gözdağı veren Trump, bölgedeki "kanunsuzlukla" mücadele sözü verdi:
"Amerika Körfezi'nden Arktik'in buzlu denizlerine, Havana'nın kıyılarından Panama Kanalı kıyılarına kadar tüm bu hayati bölgelerde kanunsuzluk ve suç güçlerini, yabancı tecavüzlerini ve işgalcileri sizlerin yardımıyla tamamen kovacağız. Şimdiye kadar yaptığımız gibi, tüm bu şer odaklarını anavatanımızdan uzakta tutacağız."
"DENİZDEKİ UYUŞTURUCU SEVKİYATINI %3'E DÜŞÜRDÜK"
Sahil Güvenlik ve donanmanın okyanuslarda kurduğu askeri barikata "Çelik Duvar" adını veren Trump, uyuşturucu kartellerine açılan savaşın bilançosunu paylaştı:
"Biliyorsunuz, uyuşturucunun ezici bir çoğunluğu su yolları ve denizler üzerinden ülkemize geliyordu. Sahil güvenliğimizin o elit, seçkin üyeleri denizlerde harika bir abluka uyguluyor. Biz buna 'Çelik Duvar' diyoruz. Sizlerin de büyük bir parçası olduğunuz bu donanma ve sahil güvenlik duvarının arasından kimse geçemez! Eskiden gelen zehrin sadece yüzde 3'ü sızabiliyor artık. Bu muazzam abluka sayesinde deniz yoluyla gelen uyuşturucu trafiğinde yüzde 61'lik devasa bir düşüş gerçekleştirdik. Hatta insanlar o sızan yüzde 3'lük kesim kim diye merak edip dalga geçmeye başladı. 'Amerikan ablukasını delmeye çalıştıklarına göre dünyanın en cesur insanları olmalılar' diye düşünüyor herkes. Şimdi sıra işin kolay kısmında, kara sınırlarına bakacağız. Kara yoluyla uyuşturucu girişini engellemek çok daha kolay ve aynı şekilde hızlı olacak. Hedefimiz bu oranı sıfıra indirmek, çünkü bu zehir birçok aileyi ve hayatı yok etti."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
"4 MİLDEN TEK BİR ATIŞLA TANKERİ VURDUK"
Geçtiğimiz hafta Basra Körfezi ve Hürmüz hattında yaşanan askeri bir angajmanı kendi esprili üslubuyla anlatan Trump, Amerikan ordusunun askeri dehasını Çin lideri Xi Jinping'in bile takdir ettiğini söyledi:
"Geçen hafta denizde devasa tankerlerin, gemilerin ablukayı delmeye çalıştığını gördünüz. Bizim genç, yakışıklı kaptanlarımız hoparlörlerden 'Daha fazla ilerlemeyin, şu an düşman bölgesindesiniz, yoksa sizi vuracağız' diye uyardı. Dinlemediler. Ve sonrasında askerlerimiz tam 4 mil uzaklıktan tek bir atış yaptı. Füze bile değil, büyük bir mermiyle gemiyi en hassas noktasından tam isabetle vurduk! Bunu görünce herkes şoka girdi. Gemiyi döndürmek için bile 10 mil ilerlemek zorunda kaldılar ve hemen telsizden 'Hayır, hayır, İran'a geri dönüyoruz' dediler. Kimse bizim ablukamızı ihlal edemez. Daha yeni Çin Başkanı Xi Jinping ile beraberdim, çok başarılı bir toplantıydı. Bizim ordumuzun gerçekten inanılmaz olduğunu, dünyanın en iyi ordusuna sahip olduğumuzu kendisi de saygıyla kabul ediyor."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
"MADURO’YU 48 DAKİKADA PAKETLEYİP ABD'YE GETİRDİK, ŞİMDİ YARGILANMAYI BEKLİYOR!"
Konuşmasının devamında Venezuela’da gerçekleştirilen rejim değişikliği operasyonunun bilinmeyen detaylarını paylaşan Trump, yakalanan eski lider Nicolas Maduro’nun şu an ABD'de hücrede olduğunu açıkladı:
"Unutmayın geçtiğimiz Ocak ayında, yine sahil güvenliğimizin de sarsılmaz desteği ve katılımıyla gerçekleştirilen kusursuz bir operasyon neticesinde, Amerika Birleşik Devletleri o suçlu Nicolas Maduro’yu yakalamayı başardı. Üstelik onu Venezuela'dan alıp doğrudan ülkemize getirdik. Tüm bu operasyon bir haftadan kısa bir süre içerisinde planlanıp gerçekleşti ve askeri akademilerde uzun yıllar boyunca bir başarı dersi olarak üzerinde çalışılacak. Aslına bakarsanız o baskın anı sadece 48 dakika 30 saniye sürdü. Ama dışarıdaki insanlar bunu sanki günlerce süren bir muharebe gibi anlatıyor. Maduro şu an ABD'de hapiste ve yargılanmayı bekliyor. Şimdi Venezuela ile birlikte devasa ortak bir petrol girişimimiz var. oradaki milyarlarca, milyonlarca varil kaliteli petrol Louisiana'ya, Teksas'a, Alaska'ya akıyor. Venezuela gerçekten eskiden önemli bir ülkeydi ama kötü liderler yüzünden tamamen yanlış yöne doğru ilerledi, tıpkı bu ülkenin içindeki solcu delilerin şu an bizim ülkemize yapmak istediği gibi! Ama biz buna asla izin vermeyeceğiz."
"BİZ GÖREVE GELDİK GELELİ 260 MİLYON ÖLDÜRÜCÜ DOZ UYUŞTURUCUYU ENGELLEYEREK BİR ÜLKEYİ KURTARDINIZ"
Sahil Güvenlik tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonlarına imza attığını belirten Trump, tek bir geminin başarısını salondakilere alkışlattı:
"Sizler uyuşturucu kaçakçılarını ve eli kanlı suçluları ülkemizden uzak tutmak adına tam bu mücadelenin merkezindesiniz. Ben göreve başladığımdan beri sahil güvenlik tam 260 milyon yasa dışı, öldürücü dozda uyuşturucunun sınırlarımızdan içeri girmesini engelledi ve ülke dışında tuttu. Bu miktar, tek başına koskoca büyük bir ülkeyi, bir nesli haritadan silecek, yok edecek büyüklükte bir zehirdir! Ve siz kahramanlar bunları tek tek yakaladınız, bunu düzenli bir disiplinle yaptınız. Daha geçtiğimiz Ağustos ayında elit sahil güvenlik gemilerimizden biri olan Hamilton, tarihin en büyük uyuşturucu operasyonlarından birini gerçekleştirdi. Sahil Güvenlik her zaman başarılıydı ama siz bu çıtayı artık erişilemez bir adım daha ileriye götürdünüz. İşte bugünkü mezunlarımız da bu tarihi gidişatın, bu büyük zaferlerin en canlı parçalarıdır."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
94 YAŞINDAKİ ESKİ DEVLET BAŞKANI RAUL CASTRO HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI
Trump’ın ültimatomunun hemen ardından, eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro hakkında, 1996 yılında dört kişinin hayatını kaybettiği uçak düşürme hadisesindeki rolü nedeniyle ABD Adalet Bakanlığı tarafından gıyabi suçlamalar içeren bir iddianame hazırlandı.
94 yaşındaki Castro'nun, 1996 yılında Kübalı sürgünlerin kurduğu Kurtuluş Kardeşleri adlı örgüte ait insani yardım uçaklarının Küba savaş jetleri tarafından düşürülmesiyle bağlantılı suçlamalarla karşı karşıya kalacağı aktarıldı.
2016 yılında hayatını kaybeden Fidel Castro da dahil olmak üzere Küba hükümeti, grubun Küba hava sahasını defalarca ihlal ettiğini savunmuştu ancak Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) saldırının uluslararası sularda gerçekleştiğini tespit etmişti.

Eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro
RUBİO 'TEKLİF SUNDUK' DEMİŞTİ
Dışişleri Bakanı Rubio, her yıl 20 Mayıs'ta kutlanan "Küba Bağımsızlık Günü" dolayısıyla İspanyolca video mesaj yayımlamıştı.
Küba halkının bağımsızlık gününü kutlayan Rubio, ülke içindeki "akıl almaz zorluklardan" Havana yönetiminin sorumlu olduğunu savunarak, "Yeni bir Küba'nın" mümkün olduğunu ileri sürdü.
Rubio, "Elektriğinizin, yakıtınızın veya yiyeceğinizin olmamasının gerçek nedeni, ülkenizi kontrol edenlerin milyarlarca doları yağmalamış olması, ancak bunun hiçbirinin halka yardım etmek için kullanılmamış olması." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington ile Havana arasında "yeni bir ilişki teklif ettiğini" dile getiren Rubio, "Ancak bu ilişki doğrudan sizinle, Küba halkıyla olmalı. GAESA (Küba'daki bir holding) ile değil." dedi.
Trump yönetiminin halka "100 milyon dolarlık yiyecek ve ilaç" teklif ettiğini aktaran Rubio, bunun "güvenilir hayır kurumlarınca" dağıtılması gerektiğini belirtti.
Ülkede "halkın, hükümet yetkililerine oy verebildiği ve başarısız bir sistemden şikayet ederken hapse girme veya ülkeden ayrılmaya zorlanma korkusu duyulmadığı yeni bir Küba'nın" mümkün olabileceğini savunan Rubio, şunları kaydetti:
"Bu imkansız değil. Bunların hepsi Bahamalar'da, Dominik Cumhuriyeti'nde, Jamaika'da ve hatta sadece 90 mil (yaklaşık 144 kilometre) ötede, Florida'da mevcut. Neden bunlar Küba'da sizin için de mümkün olmasın?"
ABD yerel medyasında yer alan haberlerde, "Küba ordusuna ait askeri holding" olarak nitelendirilen GAESA'nın, tahmini 18 milyar dolarlık varlığa sahip olduğu ve oteller, enerji ve inşaat şirketleri, bankalar, mağazalar işlettiği belirtildi.
POLİTİCO: TRUMP YÖNETİMİ, KÜBA'YA YÖNELİK ASKERİ HAREKATI DEĞERLENDİRİYOR
Politico'ya konuşan kaynaklar, ABD-Küba ilişkileri ve Trump yönetiminin Küba'ya yönelik tavrındaki değişikliğe ilişkin iddialarda bulundu.
ABD'nin, Küba'ya petrol engeli gibi baskıların sonuç vermemesinden rahatsız olduğunu öne süren kaynaklar, askeri harekat seçeneğinin eskisine göre daha ciddi bir şekilde değerlendirildiğine işaret etti.
Yönetimin tavrında değişiklik olduğunu belirten ve adını vermek istemeyen bir yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Küba konusunda başlangıçtaki düşünce, liderliğin zayıf olduğu ve yaptırımların daha sıkı uygulanması ile ABD'nin Venezuela ve İran'da elde ettiği zaferlerin birleşiminin Kübalıları korkutup bir anlaşma yapmaya zorlayacağı yönündeydi. Şimdi İran'da işler tersine döndü ve Küba ilk başta düşünülenden çok daha dirençli olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, askeri müdahale, daha önce hiç olmadığı kadar gündemde."

Trump gözünü Küba'ya dikti! "Cüzamlı devleti tolere etmeyeceğiz"
ABD'NİN KÜBA'YA PETROL ENGELİ
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak'ta Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören Başkanlık Kararnamesi'ni imzalamıştı.
Beyaz Saray, bu kararın, Küba'nın "zararlı eylem ve politikalarına" karşı ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu.
Trump, 1 Şubat'ta Küba yönetimiyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda görüşmelerin başlatıldığını duyurmuş, Küba ise bunu yalanlamıştı.
Hükümet, dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için acil durum paketini devreye sokmuştu.



