Türkiye dahil 10 ülkeden İsrail'e ortak tepki

4 dk okuma
Türkiye dahil 10 ülkeden İsrail'e ortak tepki

Hızlı Özet

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları, ortak bir açıklama yayımlayarak İsrail'in Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği son hava saldırılarını şiddetle kınadı.

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 11 ülkenin dışişleri bakanları, ortak bir açıklama yayımlayarak İsrail'in Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği son hava saldırılarını şiddetle kınadı.

Dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef alan saldırılarının "son derece tehlikeli bir tırmanış" olduğu vurgulandı.

11 ÜLKEDEN SERT TEPKİ

Açıklamada, bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin açık bir ihlali olduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:

Türkiye Cumhuriyeti, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Katar Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Malezya, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Somali Federal Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanları, İsrail'in, Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır. Bu saldırılar, son derece tehlikeli bir tırmanışı ve Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin açık bir ihlalini teşkil etmektedir.

Dışişleri Bakanları, Suriye topraklarının ve altyapısının sürekli olarak hedef alınmasından ve tahrip edilmesinden derin endişe duyduklarını ifade etmektedir. Bu tür eylemler; Suriye'nin güvenliğini yeniden tesis etme, ulusal kurumlarını yeniden inşa etme ve yıllardır süregelen çatışmanın meydana getirdiği insani sonuçların giderilmesi yönündeki mevcut çabalarını aşındırma riski taşımaktadır.

ULUSLARARASI TOPLUMA "SOMUT ADIM" ÇAĞRISI

Dışişleri Bakanları ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sürdürmesinin, gerilimi daha da tırmandırma, bölgesel barış ile istikrarı bozma, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerine olan saygıyı zedeleme riski barındırdığının altını çizmektedir. Dışişleri Bakanları uluslararası topluma; Suriye'ye yönelik devam eden bu saldırganlık karşısında kararlı, net ve ilkeli bir duruş sergilemesi, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca somut adımlar atması, bu ihlallere son verilmesi, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyulmasının sağlanması ve İsrail güçlerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmesi, böylece gerilimin daha da tırmanmasının önlenerek bölgesel barış ile istikrarın korunması için çağrıda bulunmaktadır.

Dışişleri Bakanları, Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamakta ve buna halel getirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini belirtmektedir.

BİR TEPKİ DE FİLİSTİN İÇİN

Öte yandan Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün, yeni bir açıklama daha yayımlayarak İsrail'in Filistin topraklarındaki hukuk dışı yerleşim politikalarını kınadı.

8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşim politikalarını kesin bir dille kınamakta ve işgal altındaki Doğu Kudüs'ün doğusundaki E1' yerleşim planını ve ilgili yerleşim faaliyetlerini kategorik olarak reddetmektedirler. Ayrıca, yerleşimcilerin İsrail işgalci makamlarının desteğiyle Filistin halkına ve mallarına karşı işlediği ihlalleri ve şiddet eylemlerini kınadıklarını yinelemektedirler. Bu tür eylemlerin Filistin halkının devredilemez haklarını hiçbir şekilde azaltmadığını ve uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının ihlali olduğunu, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulamaktadırlar" denildi.

"E1" yerleşim planının, yerleşim genişlemesini ve ilhakı daha da ilerleten ve işgal altındaki Filistin topraklarının, özellikle Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki coğrafi bütünlüğünü zayıflatan tehlikeli bir tırmanış teşkil ettiğinin belirtildiği açıklamada, "Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu 1967 sınırlarına dayalı bağımsız, bitişik bir Filistin Devleti'nin varlığını ve gerçekleşmesini tehdit ettiğini uyardılar. Bu tür eylemler, başta Başkan Donald Trump'ın ilhak ve zorla yerinden etmeyi kesin bir dille reddeden Kapsamlı Planı ve Barış Kurulu da dahil olmak üzere uygulanması için öngörülen mekanizmalar ile Başkan Trump'ın istikrarı sağlamak ve çatışmayı sona erdirmek amacıyla Batı Şeria'nın ilhakına izin vermeme konusundaki kararlılığı olmak üzere, barışa ulaşmayı amaçlayan uluslararası çabalara doğrudan bir meydan okuma teşkil etmektedir. Bakanlar, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına uygun olarak iki devletli çözümün, adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa giden tek geçerli yol olduğunu yeniden teyit etmektedirler. Bu çözümü baltalamayı amaçlayan eylemlerin gerilimleri daha da tırmandırma, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit etme ve bölgede kalıcı barış ve istikrar beklentilerini tehlikeye atma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulunmaktadırlar" ifadelerine yer verildi.

"ACİL VE ETKİLİ ÖNLEMLER ALMAYA ÇAĞIRIYORLAR"

Hesap verebilirliğin sağlanmasına yönelik tüm çabaları desteklemekte olduğunun vurgulandığı açıklamada şunlar kaydedildi:

"E1' yerleşim planı ile yerleşim genişlemesi ve ilhak politikalarını destekleyen, kolaylaştıran veya uygulayanlara karşı yaptırımlar uygulanmasını da desteklemektedirler. Ayrıca, yasadışı yerleşimlerin kurulmasına, genişletilmesine veya yerleşmesine katkıda bulunan her türlü desteğin veya finansmanın sona erdirilmesini talep etmektedirler. Hesap verebilirliğin olmamasının ihlallerin devam etmesine katkıda bulunduğunu ve adil ve kapsamlı bir barış umutlarını daha da zayıflattığını vurgulamaktadırlar. Bakanlar, "E1" yerleşim planının derhal durdurulması, bununla bağlantılı olarak alınan tüm önlemlerin iptal edilmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan tüm yerleşim faaliyetlerinin ve diğer önlemlerin sona erdirilmesi çağrısında bulunuyorlar. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni, tüm Devletleri ve ilgili uluslararası aktörleri, uluslararası hukuk kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmeye ve yasadışı yerleşim genişlemesini durdurmak, Filistin halkının korunmasını sağlamak, kendi kaderini tayin hakkı da dahil olmak üzere devredilemez haklarını güvence altına almak ve uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarına uygun olarak bağımsız devletlerini kurmalarını sağlamak için acil ve etkili önlemler almaya çağırıyorlar."

Bu haber 9740 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR