İçeriğe geç
Piyasa verileri yükleniyor
Reklam

Türkiye MUGEM'le "uçak gemisi ligine" girmeye hazırlanıyor

MUGEM’in Türkiye’nin "mavi vatan"daki hak ve çıkarlarını koruma kapasitesini güçlendirmesinin ve askeri caydırıcılığını artırmasının yanı sıra ülkenin bölgesel ve küresel bir aktör olma hedeflerine de önemli katkılar sunması bekleniyor.

Türkiye MUGEM'le "uçak gemisi ligine" girmeye hazırlanıyor

MUGEM (Milli Uçak Gemisi Envanteri / Merkezi veya kısaca Milli Uçak Gemisi), Türk Deniz Kuvvetleri'nin stratejik gücünü okyanuslara ve açık denizlere taşımak amacıyla tasarlanan ve inşa süreci yürütülen Türkiye'nin ilk yerli ve milli uçak gemisi projesidir.

TCG Anadolu gibi çok maksatlı amfibi hücum gemilerinden (LHD) farklı olarak, doğrudan sabit kanatlı savaş uçakları ve gelişmiş insansız hava araçları için optimize edilmiş, safkan bir uçak gemisi olarak tasarlanmıştır.

Reklam

Öne Çıkan Teknik ve Fiziksel Özellikleri

  • Boyutlar: Yaklaşık 285 metre uzunluk ve 72 metre uçuş güvertesi genişliği.

  • Deplasman (Ağırlık): Yaklaşık 60.000 ton (Bu özellikleriyle dünyadaki orta-büyük sınıf uçak gemileri liginde yer almasını sağlayacaktır).

  • Hız ve Menzil: Azami 25+ knot hız yapabilme kabiliyeti ve 10.000 deniz mili seyir sığası (menzil).

  • Tahrik Sistemi: Güçlü bir performans sunan COGAG (gaz türbinli) ana tahrik sistemi.

  • Kalkış Sistemi (STOBAR / CATOBAR Altyapısı): Geminin başlangıç konfigürasyonunda baş kısmında 12 derecelik eğime sahip kayak rampalı STOBAR (Kısa Mesafeden Kalkış, Bariyerle Duruş) sistemi yer almaktadır. Ancak gelecekteki harekat ihtiyaçlarına göre modüler yapının CATOBAR (mancınık/catapult destekli) sistemine dönüştürülebilmesine olanak tanıyacak bir altyapıyla tasarlanmıştır.

  • Pist Düzeni: Uçuş operasyonlarının etkinliği için 2 adet kalkış ve 1 adet iniş pisti olmak üzere toplam 3 pistli bir tasarıma sahiptir.

Hangi Hava Araçlarını Taşıyacak?

MUGEM, hem insanlı hem de özellikle Türk savunma sanayisinin geliştirdiği son teknoloji insansız hava araçlarının ortak operasyon yapabileceği bir "yüzen üs" olarak planlanmıştır:

  • Bayraktar TB3 (Kısa pistli insansız savaş aracı)

  • Bayraktar KIZILELMA (İnsansız savaş uçağı)

  • TUSAŞ ANKA-3 (Jet motorlu taarruz İHA)

  • HÜRJET (Deniz versiyonu/geliştirilmiş jet eğitim ve hafif taarruz uçağı)

  • Çeşitli deniz helikopterleri (S-70 Seahawk vb.)

  • Toplam Kapasite: Hangarda ve güvertede toplam 40 ila 50 arası hava aracı barındırma kapasitesi beklenmektedir. Ayrıca dünyada bir ilk olarak insansız deniz araçlarının (İDA) da bu gemiden koordine edilebilmesi hedeflenmektedir.

Öz Savunma ve Silah Sistemleri

Açık denizlerde yüksek tehdit altında görev yapacağı için güçlü bir yerli savunma kalkanıyla donatılmaktadır:

  • 32 Hücreli MİDLAS (Milli Dikey Atım Sistemi)

  • 4 Adet GÖKDENİZ Yakın Hava Savunma Sistemi (YHSS)

  • Çeşitli uzaktan kumandalı stabilize silah sistemleri (RCS) ve elektronik harp/körleme sistemleri.

MUGEM (Milli Uçak Gemisi) projesinin inşa yeri, güncel takvimi ve denize indirilme hedeflerine ilişkin detaylar:

1. Üretildiği Tersane

  • İstanbul Tersanesi Komutanlığı (Tuzla / İstanbul): MUGEM'in tasarım ve inşa faaliyetleri, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı İstanbul Tersanesi Komutanlığı (Dizayn Proje Ofisi) koordinesinde yürütülmektedir.

  • Özel Sektör İş Birliği: Blok üretimi ve donatım safhalarında, Tuzla ve Yalova bölgesindeki askeri standartlara sahip özel sivil tersanelerden de alt yüklenici ve sac/blok tedariki düzeyinde destek alınmaktadır.

2. İnşa Takvimi ve Süreç

  • Tasarım ve Çelik Kesimi (2024–2025): Geminin konsept tasarımı tamamlandıktan sonra çelik kesimi yapılmış ve omurga serim süreçlerinin ardından blok montajı aşamasına geçilmiştir.

  • Üretim Safhası: Sac bloklarının birleştirilmesi ve ana gövde bloklarının tezgahta yükselme faaliyetleri İstanbul Tersanesi'nde fiziksel olarak sürdürülmektedir.

3. Denize İndirilme Tarihi (Suya İniş)

  • Tarih: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre MUGEM'in 27 Eylül 2027 tarihinde (Preveze Deniz Zaferi ve Deniz Kuvvetleri Günü vesilesiyle) denize indirilmesi planlanmaktadır.

4. Donatım, Testler ve Envantere Giriş

  • Liman ve Seyir Testleri (2027–2029): Gemi denize indirildikten sonra havuzda/rıhtımda donatım (elektronik sistemlerin, radarların, dikey atım sistemlerinin montajı) ve kabul testleri yürütülecektir.

  • Hava Grubu Entegrasyonu ve Teslimat: İHA/SİHA (KIZILELMA, TB3, ANKA-3) ve HÜRJET entegrasyonuyla birlikte uçuş testlerinin tamamlanması ve geminin Türk Deniz Kuvvetleri envanterine resmen girmesi 2030’lu yılların başı olarak hedeflenmektedir.

Stratejik Önemi

MUGEM, Türkiye’nin denizlerindeki caydırıcılığını artırmanın yanı sıra, ülkeye "mavi vatan" sınırlarının ötesinde, uzak coğrafyalarda (kriz bölgelerinde veya insani yardım operasyonlarında) bağımsız olarak hava gücü projeksiyon etme (güç yansıtma) yetkisi kazandıracaktır. Geminin etrafında TF-2000 hava savunma muhripleri, İstanbul sınıfı fırkateynler ve Reis sınıfı denizaltılardan oluşan bir Uçak Gemisi Görev Grubu ile birlikte hareket etmesi öngörülmektedir.

Reklam

1. Yerlilik Oranı

MUGEM (Milli Uçak Gemisi) projesinde %80’in üzerinde bir yerlilik oranı hedeflenmektedir.

  • Önceki Platformlarla Karşılaştırma: Çok maksatlı amfibi hücum gemisi TCG Anadolu yaklaşık %70 yerlilik oranı ile tamamlanmıştı. MUGEM'de ise tasarımın tamamen Türk Mühendisler (Dizayn Proje Ofisi) tarafından yapılması, çelik ve gövde imalatının yerli imkanlarla gerçekleştirilmesi ve radar, elektronik harp ile silah sistemlerinin (MİDLAS, GÖKDENİZ, ALP radar ailesi vb.) yerli firmalarca (ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN) sağlanacak olması nedeniyle bu oran daha da yukarı taşınmıştır.

2. Tahmini Bütçe ve İnşa Maliyeti

Uçak gemileri askeri platformlar arasında en yüksek maliyetli stratejik sistemlerdir. MUGEM projesinin maliyet parametreleri iki ana başlıkta değerlendirilmektedir:

  • Platform (Gemi) İnşa Maliyeti: MUGEM büyüklüğündeki (60.000 ton deplasman) ve STOBAR/konvansiyonel güç grubuna sahip küresel ölçekteki benzer gemilerin (örneğin Hindistan'ın INS Vikrant gemisi gibi) inşa maliyeti ortalama 3,5 ila 4,5 milyar dolar aralığındadır. MUGEM’in gövde inşası, ana tahrik sistemleri ve elektronik donanımları için harcanacak bütçenin Türkiye koşullarında ve yüksek yerli tedarik avantajıyla 3 ila 4 milyar dolar bandında gerçekleşmesi öngörülmektedir.

  • Hava Grubu ve Filo Maliyeti: Bir uçak gemisinin toplam proje maliyetinde en büyük kalemi üzerinde taşıyacağı hava araçları oluşturur. Gemide görev yapması planlanan ~50 adet hava aracının (Bayraktar KIZILELMA, ANKA-3, Bayraktar TB3, HÜRJET ve helikopterler) tedariki ve entegrasyonu ile birlikte toplam hava gücü yatırım maliyetinin ek olarak 2,5 – 3 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir.

  • Toplam Proje Maliyeti: Gemi inşası, hava gücü entegrasyonu, yerli mühimmat paketleri ve test süreçleri dahil edildiğinde MUGEM projesinin toplam bütçe büyüklüğünün 6 ila 7 milyar dolar seviyesine ulaşması beklenmektedir.

3. Ekonomik ve Sanayi Sanayi Katkısı

  • Proje bütçesinin büyük bir kısmı, doğrudan Türk savunma sanayii firmalarına, yerli tersanelere ve alt yüklenici KOBİ'lere aktarıldığı için sermayenin önemli bir bölümü ülke içinde kalmaktadır.

  • Gemi inşa sürecinde geliştirilen türbin, malzeme teknolojileri, dikey atım sistemleri ve uçuş güvertesi otomasyonları gibi teknolojiler, Türk savunma sanayiinin genel ihracat potansiyeline doğrudan katkı sağlamaktadır.

Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Özgen, Türkiye’nin Milli Uçak Gemisi (MUGEM) Projesi’nin Türk Deniz Kuvvetlerinin gelecek vizyonundaki yerini AA Analiz için kaleme aldı.

Türk Deniz Kuvvetlerinin açık denizlere doğru yönelişinin simgesi olarak öne çıkan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) Projesi’nde inşa çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, MUGEM’in 27 Eylül 2027 tarihinde denize indirilmesinin planlandığını açıkladı. Geminin 2032 yılı içerisinde hizmete girmesi hedefleniyor. İsim konusunda ise çeşitli tahminler dile getirilse de henüz resmi bir açıklama yapılmış değil.

Reklam

Savunma Sanayii Başkanlığı, (SSB) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve İstanbul Tersanesi Komutanlığı işbirliğiyle yürütülen MUGEM Projesi’nde, tasarım ve alt sistemler dahil yüzde 80’in üzerinde bir yerlilik oranına ulaşılması hedefleniyor. Yüksek teknoloji ve mühendislik bilgisi gerektiren böylesine karmaşık bir platformda bu düzeyde yerlilik oranının hedeflenmesi, Türk savunma sanayisinin özgün çözüm üretme kapasitesini ortaya koyan önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Yüzen hava üssü

Türk Donanması için bugüne kadar inşa edilen en büyük platform olma özelliğini taşıyan MUGEM’in, 285 metre uzunluğa, 72 metre genişliğe, 10,1 metre su çekimine ve 60 bin ton deplasmana sahip olacağı açıklandı. Halen donanmanın envanterindeki en büyük platform konumundaki TCG Anadolu’nun 231 metre uzunluğa ve yaklaşık 27 bin ton deplasmana sahip olduğu düşünüldüğünde, inşa edilen geminin boyutları ve temsil ettiği kapasite artışı daha net anlaşılıyor.

Günümüzde uçak gemileri iniş-kalkış yöntemine göre sınıflandırılıyor. MUGEM’in STOBAR (Kısa Mesafeden Kalkış Bariyerle Duruş) konfigürasyonunda olacağı açıklandı. Bu doğrultuda geminin baş kısmında 12 derecelik eğime sahip kalkış rampası kullanılacak. Diğer yandan, harekat ihtiyaçlarına göre geminin CATOBAR (Mancınık Destekli Kalkış Bariyerle Duruş) konfigürasyonuna dönüştürülmesine imkan tanıyacak bir altyapıya sahip olacağının ifade edildiği de not düşülmeli.

MUGEM’in 52 hava aracına ev sahipliği yapacağı duyuruldu. Öyle anlaşılıyor ki, söz konusu hava gücü insanlı ve insansız platformlardan müteşekkil olacak. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türk Deniz Kuvvetlerinin gelecekteki ihtiyaçlarına istinaden Hürjet’in deniz versiyonunun geliştirileceğini açıkladı. Tasarım açısından mevcut Hürjet’ten önemli farkları olması öngörülen uçakta daha yüksek itki gücü sağlayan bir motorun kullanılacağı belirtiliyor.

Reklam

Ayrıca, deniz harekat ortamının gereklilikleri doğrultusunda, başta korozyon koruması ve iniş takımlarının güçlendirilmesi olmak üzere çeşitli yapısal ve teknik iyileştirmelerin yapılması da gündemde.

İnsansız platformlar içinse en güçlü iki aday Baykar’ın KIZILELMA’sı ile TUSAŞ’ın ANKA-III’üdür. Her iki platform da düşük radar görünürlüğüyle öne çıkarken hem hava-hava hem de hava-yer görevlerini icra edebilecek kabiliyete sahiptir. Bunların yanında yine Baykar tarafından kısa pistli deniz platformlarında görev yapmak üzere geliştirilen BAYRAKTAR TB-3’ün de MUGEM’de konuşlandırılması sürpriz olmayacaktır. BAYRAKTAR TB-3 yakın dönemde sonobuoy atış testleri gerçekleştirdiğini ifade etmekte fayda var. Bu yeteneğe sahip insansız hava araçlarının (İHA) uçak gemisinde konuşlandırılması, denizaltı savunma harbi görevlerinin etkinliğini artırabilir. Öte yandan, MUGEM’in insansız deniz araçlarının (İDA) konuşlandırılmasına uygun bir tasarıma sahip olacağı belirtiliyor, bu özellik uçak gemileri açısından dünyada bir ilk olma niteliği taşıyor.

Caydırıcılık ve güç aktarımı

Modern deniz harekat ortamında hedef tespit ve uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetleri önemli ölçüde gelişti. Bu durum, büyük su üstü platformlarının gizlenmesini ve hayatta kalmasını giderek zorlaştırıyor. Bununla birlikte, denizden güç intikali söz konusu olduğunda uçak gemileri hala rakipsiz konumda. ABD, Çin, Fransa gibi ülkelerin yeni uçak gemisi projelerine yatırım yapmayı sürdürmesi de bu platformların stratejik önemini koruduğunu gösteriyor.

MUGEM’in Türkiye’nin "mavi vatan"daki hak ve çıkarlarını koruma kapasitesini güçlendirmesinin ve askeri caydırıcılığını artırmasının yanı sıra ülkenin bölgesel ve küresel bir aktör olma hedeflerine de önemli katkılar sunması bekleniyor. TCG Anadolu ile ilk kez ana vatandan uzak coğrafyalara güç aktarımı yeteneği kazanan Türk Donanması, MUGEM ile bunu daha da ileri bir seviyeye taşıyacak. Bu doğrultuda, uçak gemisi sayesinde karadaki uçakların menzili dışında bulunan dost unsurlara hava şemsiyesi sağlanması mümkün hale geleceği gibi ihtiyaç halinde taarruz görevleri de icra edilebilecek. Ayrıca uçak gemisi, dış politikayı destekleme, bayrak gösterme ve insani yardım operasyonlarına katkı sağlama gibi işlevler de üstlenecek.

Mavi-su donanması

Türkiye, 2030’lu yıllarda merkezinde uçak gemisinin yer aldığı bir deniz görev grubu teşkil edebilecek. Dünyadaki örnekleri dikkate alındığında, bu görev grubunun 5-6 muharip ve lojistik destek gemisinden oluşması kuvvetle muhtemel görünüyor. Yerli ve milli imkanlarla tasarlanıp inşa edilen Tepe sınıfı hava savunma harbi muhripleri ile istif sınıfı fırkateynlerin yanı sıra MİLDEN Projesi kapsamında geliştirilen denizaltıların bu görev grubunun unsurları arasında yer alması beklenebilir. Tabii periyodik bakım uygulamaları ve eğitim faaliyetleri sırasında harekattan sakıt kalınacağı göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte ikinci bir uçak gemisinin inşasının da gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.

Uçak gemisi, dünyada yalnızca az sayıda ülkenin sahip olduğu bir kabiliyet. Bu yönüyle MUGEM, elit deniz güçlerinin yer aldığı bir lige “giriş bileti” anlamına geliyor. Son yıllarda kuvvet yapısını geliştirmeye yönelik önemli adımlar atan Türk Deniz Kuvvetleri, MUGEM ile kıyı sularından açık denizlere uzanan stratejik vizyonunu güçlendirecek. Nitekim geminin hizmete girmesiyle beraber Türk Donanması, denizcilik literatüründe ana vatandan uzak coğrafyalarda harekât icra edebilen kuvvetleri tanımlamak için kullanılan “mavi-su donanması” olma yolunda kritik bir eşiği geride bırakacak.

[Prof. Dr. Cenk Özgen, Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]

Reklam
  • Spor
  • haber
  • Kültür Sanat
  • Son dakika
  • ekonomi
  • sinema
  • anadolu ajansı
  • fotoğraf
  • video
  • Politika

Kaynak: aa.com.tr

14.730 görüntülenme

İlginizi çekebilir