İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'de katıldığı canlı yayında Türkiye'nin savunma sanayisine işaret ederek "Zaten kendi silahlarını üretiyorlar" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York merkezli sabah programı "Sid & Friends in the Morning"e katılarak gündeme dair ilginç açıklamalarda bulundu. Sunucunun sorularını cevaplayan Netanyahu, Türkiye'nin savunma sanayisindeki bağımsızlığını çaresizce kabul ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan skandal ifadeler kullandı.
NETANYAHU’DAN TÜRKİYE İTİRAFI: "ZATEN KENDİ SİLAHLARINI ÜRETİYORLAR"
Programda sunucu Sid'in, ABD ve Türkiye arasındaki F-35 müzakerelerini kastederek "Türkiye'ye F-35'leri veremeyiz, bu fikir tamamen saçma" sözleri üzerine araya giren Netanyahu, Türkiye’nin askeri bağımsızlığını ve yerli üretim gücüne işaret etti
"Erdoğan'ın herhangi bir silah almaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü o, zaten kendi silahlarını üretiyor; önce buna bakıyor. Bu ideolojiye sahip, Kıbrıs'ın yarısını elinde tutarken ve Yunanistan'ı tehdit eden birinin F-35'lere sahip olmaması gerekir."

"OSMANLI İMPARATORLUĞU’NU YENİDEN KURMAK İSTİYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümet yetkililerinin İsrail’e yönelik eleştirilerinden son derece rahatsız olduğunu dile getiren Netanyahu, Türkiye'nin bölgesel vizyonuna saldırarak şu iddialarda bulundu:
"Erdoğan ve yönetiminin İsrail’in yok edilmesinden, Kudüs’ün fethinden bahsettiğini görüyoruz. Geçen gün bakanlarından biri 'Kudüs’ün valisi olmayı dört gözle bekliyorum' dedi. İki numaralı adamı ise savaştan dolayı İsrail’in uluslar arasında yeri olmadığını savundu. Erdoğan ise temelde Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden kurmak istiyor. Bu topraklar (Suriye, Ürdün, Arap Yarımadası ve İsrail) 400 yıl boyunca iyi ya da kötü Türk hakimiyeti altındaydı."

SIKIŞAN NETANYAHU’DAN SIĞINACAK LİMAN ARAMALARI
Programın başında, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden İsrail dostu ABD'li Senatör Lindsey Senatör Graham’ın ölümünden duyduğu derin üzüntüyü paylaşan Netanyahu, köşeye sıkıştıkça ABD iç siyasetine ve Donald Trump ile olan dostluğuna sığınmaya çalıştı.
Trump ile ilişkilerinin "hiç olmadığı kadar iyi" olduğunu savunan Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Karim Khan'ın kendisi hakkındaki tutuklama taleplerine ilişkin soruları ise geçiştirmeye çalıştı. Eylül ayında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için New York’a gittiğinde tutuklanmaktan korkup korkmadığı sorulan İsrail Başbakanı, "Hayır, korkmuyorum. O savcı önce kimi kınayıp kimi övdüğüne bakmalı" diyerek hedef şaşırtmaya çalıştı.
MAMDANİ KORKUSU
Diğer yandan sunucu, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin, Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için kente gelmesi halinde tutuklanması gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatarak, "Eylül ayında BM Genel Kurulu için New York'a geldiğinizde böyle bir girişimden endişe duyuyor musunuz?" diye sordu.
Netanyahu ise böyle bir ihtimalden endişe duymadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için buraya geldiğinizde, onun bu girişimi yapmasından endişe duyuyor musunuz?" sorusunu yöneltti. Netanyahu, "Hayır, endişe duymuyorum. Bence o, kimi kınadığını ve kimi övdüğünü bir düşünmeli. O şu an İsrail'i kınıyor; oysa İsrail, Amerikan değerleriyle omuz omuza duran tek demokrasi, askerlerimiz de Amerika’nın askerleriyle omuz omuza savaşıyor. Ama o kimi savunuyor? Dünyadaki her Yahudi’yi katletmeye açıkça çağrıda bulunan insanları kınıyor"
Mamdani'nin İran'dan özür dilediğini iddia eden Netanyahu, "İran, Başkan Trump’ın ve diğer üst düzey yetkililerin öldürülmesini açıkça isteyen bir terör rejimi. O bu aktörlerin yanında duruyor. Yahudilerden ve İsrail'den nefret edenlerin nihayetinde Amerika'dan da nefret ettiğini, onun da gizlice Amerika’dan nefret ettiğini düşünüyorum. Artık bunun gizli olduğundan bile emin değilim" diyerek kendini savunmaya çalıştı.




