. Gözaltına alınan şüphelilerden 45'inin yabancı uyruklu olduğu belirlendi. Öte yandan İsrailli şüphelilerin hesaplarında milyonluk para trafiği dikkat çekti. İşte detaylar!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde; MİT İstanbul Bölge Başkanlığı, Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldü.
İSRAİL BAĞLANTILI DOLANDIRICILIĞA DARBE
İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik dün operasyon yapıldı. 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisinin tespit edildiği operasyonda, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına, 80 araca ve 12 mülke el konuldu. Şüphelilerin banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına da bloke konuldu.

21 FARKLI ÜLKENİN VATANDAŞI GÖZALTINDA
Gözaltına alınan 201 kişinin uyruk bilgileri incelendi. 45 kişinin 21 farklı yabancı ülke vatandaşı olduğu belirlendi. Bunların 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan; 2'şer kişinin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas vatandaşı olduğu öğrenildi. Ayrıca Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu birer kişi gözaltı listesinde yer alıyor.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan 9 İsrail vatandaşının Anton Bihun, Ceni Caen, Hamsa Güneyli, İlker Hason, Karolin Hason, Sami Tovim, Yako Benhabib, Jak Levi ve Amid Ygal olduğu kaydediliyor.

İSRAİLLİ ŞÜPHELİLERİN MİLYONLUK PARA TRAFİĞİ
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İsrail vatandaşlarının Türkiye'deki şirket bağlantıları ile banka hesap hareketleri incelendi. Bazı şüphelilerin hesaplarında milyonlarca liralık para giriş ve çıkışları bulunduğu tespit edildi.
•İlker Hason'un Lavixo Çağrı Hizmetleri A.Ş. ile Roka Group Danışmanlık şirketinin temsilcisi olduğu belirlendi. Hason'un banka hesaplarına 206 işlemde 34 milyon 282 bin para girişi yapıldığı, 554 işlemde 17 milyon 43 bin çıktığı tespit edildi.

•Roka Group Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu tespit edilen Karolin Hason'un banka hesaplarına ise 155 işlemde 22 milyon 377 bin 365 lira gönderildi. Aynı hesaplardan 407 işlemde 4 milyon 825 bin 220 lira para çıkışı gerçekleştiği kaydedildi.

•Facto Dış Ticaret ve Turizm Yatırımları A.Ş.'de eğitim yöneticisi olarak çalıştığı belirlenen Amıt Ygal'ın hesaplarında da dikkat çeken hareketlilik tespit edildi. Ygal'ın hesaplarına 129 işlemde 5 milyon 927 bin giriş yapılırken, 58 işlemde 11 milyon 843 bin çıkış gerçekleşti.

•Movimient Çağrı Hizmetleri A.Ş.'de genel müdür olarak görev yaptığı ve şirketin temsilcisi olduğu belirtilen Jak Levi'nin hesaplarına 482 işlemde 4 milyon 851 bin girdiği, 976 işlemde 5 milyon 173 bin 387 lira çıktığı belirlendi.

•Roka Group'ta muhasebe uzmanı olarak çalıştığı tespit edilen Sami Tovim'in hesaplarına da 316 işlemde 3 milyon 912 bin giriş, 476 işlemde 2 milyon 268 bin çıkış yapıldığı kaydedildi.

•Hamsa Güneyli'nin Facto Dış Ticaret ve Turizm Yatırımları A.Ş. ile Novella İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti.'de psikolog olarak çalıştığı belirlendi. Güneyli'nin banka hesaplarına 534 işlemde 4 milyon 888 bin giriş, 447 işlemde 3 milyon 701 bin 690 lira çıkış olduğu tespit edildi.
•Ceni Caen'in ise Performmix Teknoloji Danışmanlık Ltd. Şti.'de büro işçisi olarak çalıştığı belirlenirken, Yako Benhabib'in 28 Temmuz 2011'den bu yana aktif sigorta kaydının bulunmadığı kaydedildi.

ÇALIŞANLARA KOD AD VERİP SAHTE HAYAT HİKAYESİ HAZIRLADILAR
Öte yandan örgütün çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilere "conversion agent" ve "retention agent" unvanlarıyla iş ilanları verildiği belirlendi. İşe alınacak kişilerin yaklaşık bir hafta eğitime tabi tutulduğu, her çalışana kod ad verildiği ve mağdurları ikna edebilmek amacıyla "maske hayat hikayesi" hazırlanmasının istendiği tespit edildi. Bu hikâyelere mağdurların güvenini kazanabilecek unsurların özellikle eklendiği, örneğin Oxford gibi üniversitelerden mezun olunduğu yönünde sahte bilgilerin kullanılmasının istendiği ortaya çıktı.

İŞE ALMADAN ÖNCE YALAN MAKİNESİ
Örgütün güvenlik konusunda da dikkat çekici bir yöntem kullandığı belirlendi. İşe alınacak kişilerin göreve başlamadan önce yalan makinesine sokulduğu, herhangi bir güvenlik gücüyle bağlantıları olup olmadığının araştırıldığı ve testi geçemeyen kişilerin işe alınmadığı tespit edildi. Çağrı merkezlerinde çalışanların telefonlarını ofise getirmelerinin yasak olduğu, ofis içerisinde İbranice konuşmanın da yasaklar arasında bulunduğu belirlendi.

SAHTE YATIRIM PLATFORMUYLA MİLYONLARCA DOLARLIK VURGUN
Şüphelilerin Türkiye'de sözde çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri kurduğu, bu şirketler üzerinden sosyal medya, arama motorları ve internet sitelerinde kısa sürede yüksek kazanç garantisi içeren yatırım reklamları yayınladığı tespit edildi. Ağırlıklı olarak forex yatırımlarına ilişkin reklamları gören mağdurların kişisel bilgileri, şüphelilerin kontrolündeki sistemlere kaydedildi. Bilgilerin şirket içerisindeki CRM ekranlarına düşmesinin ardından mağdurların vatandaşlığı ve konuştuğu dile göre uygun müşteri temsilcilerine yönlendirildiği belirlendi.

İLK TEMASI YAPANLAR SONRA DAHA TECRÜBELİ EKİBE DEVREDİYOR
Mağdurların internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları üzerinden arandığı, şüphelilerin gerçek şirket unvanları yerine farklı ülkelerden para karşılığında alınan sözde lisanslı platformların isimlerini kullandığı tespit edildi. Soruşturmada Inefex, Quantum AI, Algo Education ve Exentral-Int gibi platform isimlerinin kullanıldığı belirlendi. Bir platform hakkında şikâyetler artmaya başladığında ise örgütün yeni bir platform adına geçtiği ortaya çıkarıldı.
Mağdurların önce düşük miktardaki "kayıt ücreti" ödemeleriyle sisteme dahil edildiği, ardından daha tecrübeli ve ikna kabiliyeti yüksek olduğu değerlendirilen çalışanlara yönlendirildiği tespit edildi. Bu kişilerin yaptığı görüşmeler sonrasında mağdurların yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para göndermelerinin sağlandığı belirlendi.

EKRANDA KÂR ETTİ GÖSTERİP DAHA FAZLA PARA İSTEDİLER
Şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında mağdurların yatırımlarının kâr ettiği yönünde gerçeğe aykırı görüntüler oluşturulduğu belirlendi. Mağdurların daha fazla para yatırmasını sağlamak amacıyla sistemde yüksek kazanç elde ettikleri gösterildi. Para çekmek isteyen mağdurlara ise bu kez "hesap blokesi", "blokeyi kaldırma ücreti" veya "vergi" gibi gerekçeler sunuldu. Bu gerekçelerle mağdurlardan tekrar tekrar para istendiği, ödemelerin yapılmasının ardından paraların iade edilmediği ve mağdurlarla iletişimin kesildiği tespit edildi. Soruşturma dosyasına göre, mağdurlardan alınan paralarla herhangi bir gerçek yatırım işlemi gerçekleştirilmedi. Paraların şüphelilerin kontrolündeki banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirlendi.

ÇAĞRI MERKEZLERİNDE HİYERARŞİK SİSTEM
Örgütün faaliyetlerini çok sayıda çalışan ve birim üzerinden sistematik şekilde yürüttüğü ortaya çıkarıldı. Hedef ülkelerin dillerini bilen müşteri temsilcileri, ülkelere göre oluşturulan ekipler, ekip liderleri, görüşmeleri denetleyen kalite kontrol birimleri, ofis yöneticileri, muhasebe ve insan kaynakları birimlerinin bulunduğu belirlendi. Çalışanların ise hedef ülkelerin saat dilimlerine göre vardiyalı olarak çalıştırıldığı tespit edildi.

İSRAİL VE ABD VATANDAŞLARI HEDEF DIŞI BIRAKILDI
MİT Başkanlığı'nın kapsamlı çalışmalarında, İsrail vatandaşlarının yönettiği yapılanmanın faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği bildirildi. Soruşturma dosyasına göre, İsrail'de 2017 yılında söz konusu dolandırıcılık faaliyetlerinin ülke içerisinde yasaklanmasına yönelik düzenleme yapıldı. Ancak bu yasağın faaliyetlerin İsrail sınırları içerisinde gerçekleştirilmesini kapsadığı belirtildi.
Bu nedenle örgüt yöneticilerinin, İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde şüphelilere talimat verdiği tespit edildi. Yapılanmanın İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki ülkelerin vatandaşlarını hedef aldığı; Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarının yoğun olarak hedeflendiği belirlendi.

3 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE HAKSIZ KAZANÇ
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla şirketler ve platformlar üzerinden dolandırıldığı belirtilen yüzlerce mağdurun başvuruları temin edilerek soruşturma dosyasına eklendi. Soruşturma kapsamında yapılan finansal incelemelerde, şüphelilerin yaklaşık iki yıllık süreçte yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştıkları belirlendi. Mağdurlardan elde edilen haksız kazancın ise 3 milyar Amerikan dolarından fazla olduğu tespit edildi. Bu paraların yurt dışında bulunan banka hesaplarında veya kripto para cüzdanlarında tutulduğu belirlendi.

.jpg?format=webp)


