Kültür Hayatına Dev Bir Katkı: 361 Ciltlik Külliyat
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), yürüttüğü titiz çalışmalar neticesinde, kültür hayatına muazzam bir koleksiyon hediye etti. Kurum tarafından şimdiye dek yaklaşık 200 farklı müellifin kaleminden çıkmış 275 eser, toplamda 361 cilt ve 247 bin 95 sayfa olarak yayımlandı. Bu yayınlar, klasik ilim ve kültür mirasının korunmasındaki öneme işaret ediyor.
Kültürel birikimin gelecek nesillere ulaştırılması gayesiyle hayata geçirilen mühim bir proje daha ilim dünyası ile bir araya getirildi. Bu çerçevede, Şakâ'ik-ı Nu'mâniyye ve Zeyillerini içeren külliyatın tanıtımı için Rami Kütüphanesi'nde bir sergi açılışı ile panel gerçekleştirildi.
Osmanlı'nın 500 Yıllık İlim Geleneği Gün Yüzüne Çıktı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada, projenin tarihî derinliğine dikkat çekti. Ersoy, dokuz senelik bir emeğin ürünü olan proje ile 13 ayrı eserin 18 ciltlik dev bir külliyat halinde araştırmacıların istifadesine sunulduğunu ifade etti. Bu çalışmanın, Osmanlı'nın entelektüel dünyasına dair canlı ayrıntılar barındırdığının altı çizildi.
Diyar diyar dolaşarak kütüphane kuran ulemânın ve devlet adamlarının heyecanına, o kitapların her bir sayfasını bir hazine gibi koruma arzusuna tanık oluyor; o günün şartlarında, bir el yazması esere kavuşabilmek için aylarca yol kat eden talebe ve âlimlerin çektikleri büyük çileleri ve gösterdikleri sabrı hissedebiliyoruz.
Bakan Ersoy, projenin Osmanlı'daki 'ilimde süreklilik' anlayışının en belirgin örneklerinden biri olduğunu belirterek, 'Mazisine sahip çıkan istikbaline yön verir' ilkesini hatırlattı. Ersoy, şu sözlerle projenin tarihî ehemmiyetine vurgu yaptı:
1300'lü yılların başından 1800'lü yıllara kadar uzanan bu 500 yıllık tarihî süreçte, bir medeniyetin zihin inşasına ve o zihni ayakta tutan ulemanın adanmışlığına şahitlik ediyoruz.
İlim ve İrfan Odaklı Medeniyetin Varisleri
Türk-İslam medeniyetinin temelinde ilim ve irfan merkezli bir yaklaşımın yer aldığını dile getiren Ersoy, tanıtımı yapılan bu projenin söz konusu köklü birikimin en değerli halkalarından biri olduğunu kaydetti. Bakan Ersoy, Şakâ'ik-ı Nu'mâniyye Çeviri ve Zeyilleri Projesi'nin, Taşköprülüzâde Ahmed Efendi tarafından kaleme alınan eserin Osmanlı'nın kuruluşundan 19. yüzyıla dek süren ilmî ve kültürel faaliyetlerin izlerini taşıdığını belirtti.
Bizler yalnızca şehirler kuran, topraklar fetheden, eserler inşa eden bir mazinin değil; aynı zamanda insanı, bilgiyi, ahlakı ve irfanı merkeze alan büyük bir fikir medeniyetinin vârisleriyiz.
Ersoy, külliyatın bilhassa Osmanlı ilim tarihi, medrese yapılanması, kitap kültürü, tasavvuf çevreleri ve sosyal tarih gibi alanlarda çalışanlar için yeni ufuklar açacağını söyledi. Ayrıca kültürel mirasın muhafazasının sadece fiziki eserlerle kısıtlı olmadığı, yazma eserlerin yayımlanmasının tarihî hafızanın yeniden yapılandırılmasında esas bir işlev gördüğü kaydedildi.
TÜYEK: Stratejik Bir Kültür Hizmeti
Konuşmasında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının faaliyetlerine de değinen Bakan Ersoy, kurumun kendi alanında dünyanın en büyük ve yetkin kuruluşu olduğunu belirtti. TÜYEK tarafından hazırlanan yayınların ilmî hassasiyeti ve baskı kalitesiyle uluslararası platformlarda da beğeni topladığını ifade eden Ersoy, şu değerlendirmeyi yaptı:
Bu yayınlar sadece geçmişe dönük bir arşiv çalışması değil, aynı zamanda bugünün ilim dünyasına sağlam kaynaklar sunan stratejik bir kültür hizmetidir.
TÜYEK Külliyatı'nın her sene daha da büyüdüğünü belirten Ersoy, tüm eserlere dünyanın en büyük yazma eser portalı olan www.yek.gov.tr adresi üzerinden e-kitap formatında ulaşılabildiğini de sözlerine ekledi. Projede emeği geçen akademisyenlere, çevirmenlere ve yayın ekibine teşekkürlerini sunan Ersoy, 'Bu emekler sadece bugünün değil, geleceğin ilim dünyasına da bırakılmış kalıcı hizmetlerdir' diyerek sözlerini tamamladı.




