Flydubai uçağının kaçırılma işi tam bir komediye dönüştü..
Bu ayın 27'nde yapılacak İsrail seçimlerinden önce böyle bir olayın yaşanmasından siyasi çıkar bekleyen Netanyahu'nun planı ters tepti..Ortaya çıkan son belgelerde İsrail’in Flydubai uçağındaki yolcu ve mürettebat listesini 48 saat öncesinden aldığı ortaya çıktı.
Pilotlardan birinin Ummanlı olması ve Ummanlı pilotlara İsrail'e uçuşların yasak olması, bu işin tezgah olabileceğinin ilk işaretiydi. İsrail'in iki gün önce kimliğini bildiği Ummanlı yardımcı pilotu veto etmesi gerekirken bunu yapmadı.
Yolcuların Koktipte yaşananları anlattığı kısımlar ise baştan sona imkansız bir hikaye.. Pek çok pilot o şartlarda böyle bir olayın yaşanmasının ikmansız olduğunu söyledi..
Bütün bunlar oylarında büyük bir düşme yaşanan ve iktidarı kaybetmesine kesin gözüyle bakılan Netanyahu'nun bir oyunu olarak değerlendiriliyor..
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu 27 Ekim'de yapılacak genel seçimleri erteletebilecek bir savaşın zeminini hazırlamakla suçladı. Barak, "Netanyahu seçimleri erteleyecek şekilde savaşa gitmek için altyapıyı hazırlıyor" dedi. Netanyahu ise seçim öncesi olası saldırılara karşı uyarıda bulunarak Flydubai olayının faillerine ağır bedel ödeteceğini belirtti. Flydubai uçağında bulunanların listesini önceden aldığı ortaya çıkan İsrail, olayı araştırmak için Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) heyet gönderdi.
KUDÜS
Haaretz gazetesinde yer alan haberde, İsrail Ulaştırma Bakanlığı ile dış istihbarat servisi Mossad'ın Flydubai uçağını kasten düşürmeye çalıştığı ileri sürülen Umman vatandaşı yardımcı pilotun da olduğu listeyi önceden teslim aldığı belirtildi.
Haberde, havayolu şirketlerinin ülkelere bildirdiği yolcu ve mürettebat listelerinde kişilerin tam adı ile vatandaşlık bilgilerinin yer aldığı belirtilerek, yardımcı pilotun Umman vatandaşı olduğunun listede açıkça görülmesi gerektiğine dikkati çekildi.
İsrail Ulaştırma Bakanlığı, Flydubai olayına ilişkin sorular karşısında sessiz
İsrail Vergi Dairesi ise Flydubai uçağının yolcu ve mürettebat listesinin kendilerine ulaştığını kabul ederken, Ulaştırma Bakanlığı da söz konusu listelerin ellerine geçip geçmediği ve incelenip incelenmediği yönündeki sorulara yanıt vermedi.
İsrailli güvenlik kaynakları ülkeye iniş yapan yabancı havayolu mürettebatını incelemekle sorumlu kurumların Ulaştırma Bakanlığı ve dış istihbarat servisi Mossad olduğunun bilgisini verdi.
Sorumluluğun kağıt üstünde Ulaştırma Bakanlığına ait olduğunu aktaran güvenlik kaynakları, Bakanlığın bu denli bir incelemeyi yürütecek kabiliyete sahip olmadığını ancak Mossad veya Şin-Bet'in söz konusu istihbarat kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.
İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet'ten (Şabak) yapılan yazılı açıklamada, kurumun yalnızca İsrail’e ait hava yolu şirketleri ile Ben-Gurion Havalimanı’nın güvenliğinden sorumlu olduğu, yabancı havayolu şirketlerinin denetiminin ise görev alanına girmediği belirtildi.
Ummanlı pilotların İsrail'e uçması yasak
Flydubai'nin İsrail hava sahasını kullanabilmesi için yapılan anlaşma, seferlerde görev yapan tüm pilotların İsrail'le ilişkilerini normalleştiren ülkelerin vatandaşı olmasını şart koşuyor. Umman ise bu ülkeler arasında yer almıyor.
Yardımcı pilotun Ummanlı olduğuna ilişkin iddia bu nedenle soru işaretleri oluştururken The Jerusalem Post gazetesi, İsrailli yetkililerin "Bu durum açık bir anlaşma ihlalidir ve Şabak konuyu derhal araştırmalıdır." dediğini aktardı.
Gazete, bu nedenle İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in, Şabak'a başvurarak Flydubai'nin İsrail'e iniş ve kalkış yapan tüm seferlerinin derhal askıya alınması talebinde bulunduğunu kaydetti.
İsrail heyetinin, Flydubai uçağıyla ilgili soruşturma için BAE'ye gittiği bildirildi
Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan haberde ise, İsrail soruşturma heyetinin akşam saatlerinde BAE'ye ulaştığı belirtildi.
İsrail heyetinin, Flydubai uçağıyla ilgili yürütülen soruşturmaya destek vermek üzere BAE'ye gönderildiği ifade edildi.
Bu arada İsrail devlet televizyonu KAN, Suudi Arabistan ve BAE'nin, İsrail'in Flydubai uçağıyla ilgili resmi soruşturmaya katılma talebini reddettiğini aktarmıştı.
Suudi Arabistan'ın uçağın kendi topraklarında acil iniş yapması nedeniyle, BAE'nin ise uçağın Flydubai tarafından işletilmesi nedeniyle soruşturma yürüttüğü, İsrail'in ise resmi soruşturmaya dahil edilmeyeceği belirtilmişti.
Ne olmuştu?
İsrail basını, Dubai'den Tel Aviv'e hareket eden uçağın Ürdün hava sahasında seyrettiği sırada önce genel acil durum kodu olan "7700", ardından uçağın kaçırıldığını ifade eden "7500" kodunu gönderdiğini duyurmuştu.
Kanal 12 televizyonu, olayın yolcu uçağını kullanan 2 pilotun kavga etmesinden kaynaklandığını belirtmiş, uçaktaki yardımcı pilotun Ummanlı olduğunu ve diğer pilotu bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını iddia etmişti.
Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun, kaptan pilotu defalarca bıçakladığı iddiasına yer verilen haberde, kabin ekibi ve bazı yolcuların kokpite girdikleri ve yardımcı pilota müdahale ettikleri ileri sürülmüştü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, olayda pilotlardan birinin "uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretlerin olduğunu" iddia ederken, BAE'ye ait hava yolu şirketi Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın sebebinin belirsiz olduğunu bildirmişti.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada BAE'den bir güvenlik ekibinin katılımıyla yürütülen ilk soruşturmada, yardımcı pilotun pilota saldırdığı ve olayda her ikisinin de yaralandığının belirlendiğini bildirmişti.
Pilot ile yardımcı pilotun tedavilerinin tamamlanmasının ardından BAE güvenlik ekibi eşliğinde Abu Dabi'ye gitmek üzere Suudi Arabistan'dan ayrıldıkları kaydedilmişti.




