Umman ABD resti sonrası reddetti, F-35'ler tetikte!

8 dk okuma
Umman ABD resti sonrası reddetti, F-35'ler tetikte!

Hızlı Özet

Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi konusunda İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde geçiş ücreti tartışması yeni bir boyut kazandı. İran’ın mutabakat süreci sonrasında "denizcilik hizmet bedeli" adı altında ücret uygulanacağı yönündeki açıklamalarına karşılık, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi transit geçişler için herhangi bir ücret veya masraf alınmayacağını duyurdu.

Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi konusunda İran ve Umman arasında yürütülen görüşmelerde geçiş ücreti tartışması yeni bir boyut kazandı. İran’ın mutabakat süreci sonrasında "denizcilik hizmet bedeli" adı altında ücret uygulanacağı yönündeki açıklamalarına karşılık, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi transit geçişler için herhangi bir ücret veya masraf alınmayacağını duyurdu.

Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından, serbest bırakılacak dondurulmuş varlıkların nasıl kullanılacağına dair Tahran ve Washington hattında ipler yeniden gerildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran'ın serbest bırakılacak fonlarının ABD kontrolünde bir hesaba aktarılacağını belirterek, "Bu fonlar yalnızca ABD'den mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi gıda ve tıbbi malzeme satın almak için kullanılacak" yönündeki iddiasına İran’dan yalanlama geldi.

İran Meclis Başkanı ve Başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Trump'ın iddialarını "yalan" olarak nitelendirirken, ABD’nin tarım politikalarına ve geçmiş vaatlerine yönelik ağır eleştirilerde bulundu.

"ABD SADECE GDO’LU SOYA VE BOŞ LAF İHRAÇ EDİYOR"

İran'ın dondurulmuş varlıklarıyla Amerikan tarım ürünlerinin satın alınacağı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Kalibaf, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Amerika, serbest bırakılacak varlıklarımızla onların tarım ürünlerini satın alacağımız konusunda yalan söylüyor. İlginç... Bizim sizden hasat ettiğimiz tek şey, sizin ektiğiniz şeydir: Onlarca yıllık güvensizlik. Bu güvensizlik; organik, bol ve tamamen yerli yetiştiricilikle üretilmiş. Ancak görünüşe göre ABD dünyaya sadece GDO'lu soya fasulyesi, tutulmayan sözler ve boş laflar ihraç ediyor."

İran'ın yeni Hürmüz oyunu masada kaldı! Umman ABD resti sonrası reddetti, F-35'ler tetikte!Başlık Resmi

İran'ın yeni Hürmüz oyunu masada kaldı! Umman ABD resti sonrası reddetti, F-35'ler tetikte!

BAKAN RUBİO: "HÜRMÜZ BOĞAZI KİMSENİN MALI DEĞİL, KAOSA İZİN VERMEYİZ"

İran kanadında tartışmalar sürerken, Körfez turunun son durağında Bahreyn’in başkenti Manama’da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bölge ülkeleriyle gerçekleştirdiği zirvede Tahran’a sınırlarını hatırlattı. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğundaki mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladıklarını ancak "her ne pahasına olursa olsun" bir anlaşmaya imza atmayacaklarını belirten Rubio, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücreti tartışmalarına son noktayı koydu:

"Uluslararası su yolları hiçbir ulus devlete ait değildir. Bu, dünyada temel bir ilkedir ve bu ilke olmadan dünya tam bir kaosa sürüklenir. Kendi kara sularına yakın olduğu gerekçesiyle bir ülkenin uluslararası su yolundan ücret alabileceğini kabul edersek, bu durum dünyaya bulaşıcı bir hastalık gibi yayılır. Buna 'geçiş ücreti' ya da başka bir şey diyebilirsiniz; bu sadece bir kelime oyunudur. Dünyada hiçbir ülkenin uluslararası su yollarından ücret alma hakkı yoktur ve bu, hiçbir anlaşmanın kabul edilebilir bir şartı olmayacaktır. Başkan Trump bu konuda son derece nettir."

"MÜTTEFİKLERİMİZİN REFAHINI ZEDELEMEDEN YENİ BİR AŞAMAYA GEÇİYORUZ"

Bakan Rubio, Washington'ın bölgedeki stratejik ortaklarının güvenliğini ön planda tuttuğunu ve İran’ın nükleer silah edinmesini kalıcı olarak engelleyecek, doğrulanabilir bir anlaşma istediklerini vurguladı. ABD’nin diplomatik sürece bağlı olduğunu ifade eden Rubio, şunların altını çizdi:

"Aramızdaki iş birliği ve dostluk seviyesi bu zor zamanlarda sınandı ve başarıyla geçti. Artık yeni bir aşamaya giriyoruz ve bunun barışa yol açmasını umuyoruz. İran’ın devrimci bir hareket olarak ideolojisini yaymak yerine kendi halkının refahına odaklanan bir ulus-devlet olmayı seçmesi halinde, ABD bunun gerçekleşmesi için çalışmaya hazırdır. Ancak yapılacak hiçbir anlaşma, Körfez bölgesindeki ortaklarımızın güvenliğini, istikrarını veya refahını zedelemeyecektir. Ortaklar ve müttefikler birbirine zarar vermez."

JD VANCE: "CENTCOM VE DEVRİM MUHAFIZLARI ARASINDA DOĞRUDAN HAT KURULUYOR"

ABD Başkan Yardımcısı Vance ise gelecekte yaşanabilecek askeri sürtüşmeleri ve sıcak çatışma riskini en aza indirmek amacıyla ABD ile İran arasında doğrudan bir askeri iletişim kanalı kurulması konusunda ilke anlaşmasına varıldığını açıkladı.

İran tarafı talebimizi kabul etti ve bize 'Tamam, sorun değil; İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan üst düzey bir ismi, ABD Merkez Komutanlığı'ndan (CENTCOM) bir yetkiliyle Doha'da düzenli olarak buluşmaya göndereceğiz. Böylece sahadaki bu askeri anlaşmazlıkların ve yanlış anlaşılmaların çoğunu doğrudan çözeceğiz' diyerek yeşil ışık yaktı."

SON DURUM: FOX NEWS 'ABD ABLUKAYI KALDIRDI AMA F-35'LER TETİKTE' DEDİ

ABD merkezli Fox News kanalının aktardığı son dakika bilgisine göre, Washington ve Tahran yönetimleri arasında İsviçre görüşmeleriyle başlayan diplomatik süreçte yeni bir aşamaya geçiliyor. Kanalın üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki teknik müzakerelerin önümüzdeki hafta kaldığı yerden yeniden başlayacağı duyuruldu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) da bugün Umman Denizi'nde konuşlu USS Tripoli amfibi saldırı gemisinden kalkış ve iniş yapan F-35 savaş uçaklarının gövde gösterisi niteliğindeki yeni görüntülerini paylaştı.

Trump yönetimi, Tahran ile uzun vadeli bir anlaşma sağlamak amacıyla 60 günlük bir müzakere süreci başlatmış ve deniz ablukasını geçici olarak hafifletmiş olsa da, bölgedeki devasa askeri varlığını aynen koruyor.

ABD Başkanı "Ablukanın yeniden uygulanması gerekirse diye tüm askeri gemilerimiz yerlerinde kalıyor ancak şu anki verilere göre bu oldukça düşük bir ihtimal gibi görünüyor." diye konuşmuştu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Trump yönetiminin müzakereleri rayında tutmak adına bazı ekonomik yaptırımları gevşettiğini doğruladı. Ancak Bessent, İran’ın sarsılan ekonomisinin ve ABD’nin uyguladığı ağır mali baskının, Tahran rejimini zaten masaya oturmaya mecbur bıraktığını hatırlattı. Öte yandan Trump, Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilere yönelik yeni yaptırım tehditlerini sürdüren İran'ı sert bir dille uyararak, bu tür fevri adımların mevcut müzakereleri tamamen çökertebileceğini belirtti.

İRAN DONANMASI, HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA UMMAN TARAFINDAN DUYURULAN "GEÇİCİ DENİZ KORİDORUNU" REDDETTİ

Müzakere adımlarına rağmen Hürmüz düğümündeki stratejik kördüğüm de çözülebilmiş değil. Umman tarafının gemi trafiğini rahatlatmak adına tek taraflı ilan ettiği geçici deniz koridoruna Tahran'da peş peşe itirazlar geldi. Doğrudan Umman'ın adını anmaktan kaçınan İran Devrim Muhafızları, yayımladığı bildiride şu ifadeleri kullandı:

"İran ile koordinasyon sağlanmadan, bazı merciler tarafından gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için yeni bir güzergah açıklandı. Güvenlik protokollerini hiçe sayan eylem kabul edilemez ve tamamen tehlikelidir. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için izin verilen tek hat, sadece tarafımızdan ilan edilen güzergahlardır. İlan edilen rotalar dışındaki her türlü trafiğin kesinlikle önlenmesini önemle tavsiye ederiz. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için İran Devrim Muhafızları Donanması ile 16. Kanal üzerinden koordinasyon sağlanması zorunludur. Kuralları ihlal eden gemilerle ilgili gerekli yasal işlemler anında yapılacaktır."

TRUMP: "UYMAYA KALKARLARSA ONLARI HAVAYA UÇURURUM!"

Tahran'ın geçiş hatlarını tekeline alma ve gemileri vergilendirme girişimi Washington’ı ayağa kaldırdı. ABD yönetimi, İran'ın yasal kılıflarla hayata geçirmeye çalıştığı hamleyi mutabakatın açık bir ihlali ve bir haraç sistemi olarak tanımlayarak komşu Umman'ı da kapsayacak şekilde peş peşe çok sert salvolar yolladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Dünyada hiçbir ülkenin uluslararası su yollarının kullanımından ücret alma hakkı yoktur. Buna geçiş ücreti ya da hizmet bedeli demeniz sadece bir kelime oyunudur. Durum, hiçbir anlaşmanın kabul edilebilir bir şartı olamaz ve Başkan Trump net bir duruşa sahip" dedi. Hazine Bakanı Scott Bessent da "Eğer Umman, İran’ın yasa dışı geçiş ücreti sistemini uygulamasına herhangi bir şekilde yardım eder veya ortaklık kurarsa, Umman Devleti'ni en ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya bırakırız" sözleriyle Muskat yönetimine gözdağı verdi.

UMMAN DIŞİŞLERİ BAKANI: "GEÇİŞLERDEN KESİNLİKLE ÜCRET ALINMAYACAK"

Washington’ın en üst perdeden savurduğu askeri ve ekonomik yaptırım tehditlerinin ardından, ortak komisyon kurarak İran ile hareket eden Umman’dan geri adım geldi.

İran Meclis Başkanı ve Başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf ile Muskat'ta bir araya gelerek ortak çalışma grubu kuran Umman, ABD’nin resti sonrası pozisyonunu değiştirdi. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaid bugün açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek ticari gemilerden hiçbir ad altında para talep edilmeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Hürmüz Boğazı ile ilgili gelecekteki düzenlemeler, transit geçişler için herhangi bir ücret veya masrafın uygulanmasını kesinlikle içermeyecektir. Umman olarak, uluslararası yasa ve düzenlemelere uygun şekilde deniz seyrüseferinin güvenliğini sağlamak için uluslararası çabaları desteklemek konusunda özel bir sorumluluğumuz bulunmaktadır."

ORTAK KOMİSYON KURULMUŞTU

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde iki ülke Muskat'ta bir araya gelmiş ve "kendi karasuları üzerindeki egemenlik hakları" temelinde bir ortak çalışma grubu kurmuştu.

İran başmüzakerecisi Kalibaf, ABD ile imzalanan mutabakat metnindeki 60 günlük ücretsiz sürenin ardından ticari gemilerden ücret toplanacağını ileri sürmüş, uluslararası hukuka takılmamak için de bu haraç sistemini "denizcilik hizmet maliyeti" olarak çerçevelendirmişti.

İran'ın yeni Hürmüz oyunu masada kaldı! Umman ABD resti sonrası reddetti, F-35'ler tetikte!

PETROL DÜNYASI TETİKTE: KÜRESEL EKONOMİYE FATURASI AĞIR

Dünyadaki deniz yoluyla taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık %20’sini sırtlayan Hürmüz Boğazı, ABD ve İsrail’in sert yaptırım restleşmeleri üzerine İran tarafından askeri olarak kapatılmış, ancak geçen haftaki mutabakat kapsamında deniz trafiğine kerhen yeniden açılmıştı.

Boğazda petrol akışı başlasa da bölgedeki güvensizlik ve F-35 hareketliliği nedeniyle deniz trafiği hala savaş öncesi seviyelerin çok altında seyrediyor.

ABD’deki benzin fiyatları, savaş öncesi dönem dikeyinin galon başına 30 ila 50 sent üzerinde takılı kaldı.

SENATO KARIŞTI: TRUMP İLE CUMHURİYETÇİ SENATÖR ARASINDA KAPALI KAPILAR ARDINDA KAVGA

Beyaz Saray’ın İran diplomasisi, ABD Senatosu’nu da birbirine kattı. Senato, Çarşamba günü geç saatlerde Demokratların sunmaya çalıştığı "İran Savaş Yetkileri Tasarısını" 47'ye karşı 50 oyla reddetti. Oylamadaki en büyük sürpriz, Louisiana’nın Cumhuriyetçi Senatörü Bill Cassidy’nin, Salı günü benzer bir tasarıya destek vermişken bu kez engelleme yönünde oy kullanması oldu. Pensilvanya’nın Demokrat Senatörü John Fetterman ise kendi partisine sırt çevirerek tasarıya karşı Cumhuriyetçilerle birlikte hareket eden tek Demokrat oldu.

Senatör Cassidy, Kongre’nin savaş yetkileri ve İran politikası nedeniyle Beyaz Saray ile Senato arasında büyük bir kriz çıktığını itiraf etti. Cassidy, Senato Cumhuriyetçi Parti Grubu’nun kapalı kapılar ardında düzenlediği basına kapalı öğle yemeğinde, bizzat Başkan Trump ile oldukça hararetli ve sert bir tartışma yaşadıklarını açıkladı.

RUBİO: "LÜBNAN VE İSRAİL 30 YIL SONRA İLK KEZ DOĞRUDAN GÖRÜŞÜYOR"

Bahreyn turu kapsamında havalimanında gazetecilere konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio şunları söyledi:

"Tam 30 yıldır ilk kez, Lübnan’ın egemen hükümeti İsrail hükümeti ile doğrudan müzakere yürütüyor. Bugün, Washington'da üç gün sürecek kritik görüşmelerin üçüncü günü. Dün çok verimli bir gün geçirdik ve iki ülke arasında umut verici bir geleceğin ana hatlarını çizecek bir niyet taahhüdü elde etmeye çok yaklaştık. Bizim bu süreçte muhatabımız Hizbullah değil, Lübnan'ın demokratik olarak seçilmiş egemen hükümetidir. Hizbullah bir terör grubudur ve Lübnan topraklarını Lübnan ordusu kontrol etmelidir."

Bakan Rubio, bölgedeki kalıcı barışın şifresini de vererek, "Mutabakat Metni net bir şekilde bağımsız devletlerin egemenliğine vurgu yapıyor. Lübnan'da Hizbullah'a, Irak'taki milis gruplarına, Hamas'a veya Husiler'e para vererek ülkelerin iç siyasetine müdahale edemezsiniz. Egemen ülkelerin sınırları içinde faaliyet gösteren ve İran tarafından finanse edilen devlet dışı vekil aktörler olduğu sürece bu bölgede barış ve istikrar sağlanamaz," diyerek Tahran'a yönelik diplomatik baskıyı sürdürdü.

Bu haber 10504 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR