Uranüs ve Neptün sandığımız gibi değil!

2 dk okuma
Uranüs ve Neptün sandığımız gibi değil!

Hızlı Özet

Ancak Kaliforniya Üniversitesi'nden yapılan yeni bir çalışma bu algıyı tamamen alt üst ederek, bu iki uzak dünyanın buzlu bir iç yapı yerine erimiş magma okyanusu barındırabileceğini öne sürüyor.

On yıllardır Uranüs ve Neptün, güneş sisteminin uç noktalarında yer alan iki soğuk gezegen olarak bilim çevrelerinde "buz devleri" olarak biliniyor. 

Ancak Kaliforniya Üniversitesi'nden yapılan yeni bir çalışma bu algıyı tamamen alt üst ederek, bu iki uzak dünyanın buzlu bir iç yapı yerine erimiş magma okyanusu barındırabileceğini öne sürüyor.

1986 ve 1989 yıllarında Voyager 2 uzay aracı, Uranüs ve Neptün'ün yanından tarihi uçuşlar gerçekleştirerek iki gezegenin etrafında yeni uydular ve halkalar keşfetti. Şaşırtıcı bir şekilde, bu iki gezegeni ziyaret eden tek uzay aracı hala bu ziyarettir ve onlar hakkında bildiklerimizin çoğu hala bu tek ziyarete dayanmaktadır. Sonuç olarak, Uranüs ve Neptün, güneş sistemindeki en az keşfedilmiş gezegenler olmaya devam etmekte ve oluşum tarihleri ​​ile son derece türbülanslı manyetik alanlarının nedenleri gizemini korumaktadır.

Yaygın kabul gören hipoteze göre Uranüs ve Neptün, hidrojen ve helyumdan oluşan atmosferlere, bunların üzerinde su, amonyak ve metandan oluşan devasa bir buzlu mantoya ve bunların üzerinde de katı bir kaya çekirdeğine sahiptir. Ancak bilim insanları, bu modelin tek olası açıklama olmadığını savunarak, iki gezegenle aynı bölgede oluşan Kuiper Kuşağı'ndaki cisimlerin öncelikle buzdan değil kayadan oluştuğuna dikkat çekiyor ve bu da daha fazla soru işaretine yol açıyor.

Buz yerine magma okyanusu!

Bu sonuca ulaşmak için ekip, her iki gezegenin iç yapısına ilişkin farklı modellerin simülasyonlarını gerçekleştirdi. Uranüs ve Neptün'ün özellikleriyle en tutarlı olan model, dibinde çözünmüş hidrojen bulunan, iyi karışmış bir magma okyanusu ve hidrojenin hakim olduğu bir üst atmosfer gösterdi. 

Bu magma, muazzam basınç altında, iki gezegenin yoğunluğunu, iç kısımlarında bol miktarda buz bulunmasına dayanan geleneksel açıklamadan farklı bir şekilde açıklıyor.

Çalışmanın bulguları yeniden sınıflandırmayı desteklese de, bilim insanları bu köklü bilimsel adın değiştirilmesinin bilim çevrelerinde yerleşmesinin zaman alabileceğini kabul ediyor.

Bu bulgular, Uranüs ve Neptün'ün kimliklerini yeniden tanımlamanın yanı sıra, bilim insanlarının Samanyolu galaksisindeki Neptün benzeri ötegezegenlerin yapısını anlamalarına da yardımcı olabilir; bu yapı bugüne kadar gizemini koruyordu. 

Ekip, çalışmalarının güneş sistemindeki ve ötesindeki buzlu gezegenlerin doğasının daha geniş bir şekilde yeniden değerlendirilmesinin önünü açacağını umuyor.

Kaynak: Gizmodo 


Bu haber 14189 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR