Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), 1 Mart'ta Ağrotur Üssü'ne düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısını gerekçe göstererek Avrupa Birliği’nden (AB) askeri ve savunma desteği koparma hamlesi Brüksel duvarına çarptı.
AB Lizbon Antlaşması’nın "karşılıklı yardım" içeren 42/7. maddesini tetikleyerek güçlü bir askeri koruma kalkanı elde etmeyi uman Rum liderliğine, AB Siyaset ve Güvenlik Komitesi (PSC) tarafından olumsuz cevap verildi. AB kurmayları, söz konusu maddenin kolektif bir savunma paktı olmadığını ve kesinlikle NATO'nun yerine geçemeyeceğini Rum yönetimine iletti.
KATHİMERİNİ MANŞETTEN DUYURDU: "BEKLENTİLER ALÇAK İRTİFADA"
Gelişmeyi manşetine taşıyan haftalık Rum Kathimerini gazetesi, haberi"AB'nin Karşılıklı Yardım Maddesi NATO'nun Gölgesinde / 42/7 Maddesi İttifakın Tamamlayıcısı / Lefkoşa'nın Beklentileri Alçak İrtifada" başlıklarıyla okuyucularına aktardı.
Gazete, AB'nin Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak tarihi NATO Zirvesi öncesinde ittifakın Avrupa güvenlik yapısındaki mutlak ve belirleyici rolünü yeniden teyit ettiğini ileri sürdü. "AB, Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ittifakın Avrupa güvenlik yapısındaki belirleyici rolünü yeniden teyit etti. 42/7 maddesinin yalnızca destekleyici ve tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirecek" denildi.
AVRUPA ORDUSU FİKRİNE ÜYE ÜLKELERDEN SERT BLOKAJ
Güney Kıbrıs'ın da hazır bulunduğu PSC toplantılarında, AB üyesi beş ülkenin, NATO'nun yetki ve faaliyet alanını gölgeleyecek ya da üzerine çıkacak her türlü bağımsız savunma girişimine sert şekilde karşı çıktığı belirtildi. Özellikle Çekya, Romanya ve Lüksemburg gibi ülkelerin, uzun süredir tartışılan bağımsız bir "Avrupa Ordusu" kurulması fikrine açıkça cephe aldığı aktarıldı.
KITA GENELİNDE LEFKOŞA YALNIZ KALDI
Analize göre, hem NATO hem de AB üyesi olan 23 ülkenin güvenlik konusundaki yegane ve temel referans noktası Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) olmaya devam ediyor. Avusturya, İrlanda ve Malta gibi ülkeler ise geleneksel "tarafsızlık" politikalarını sürdürüyor.
AB bünyesinde, karşılıklı yardım mekanizmasını NATO'dan bağımsız, müstakil bir savunma kimliğine ve askeri güce dönüştürmek için çırpınan tek tarafın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olduğu, ancak bu hırslı beklentinin de Brüksel'de hiçbir karşılık bulmadığı açıkça kaydedildi.




