Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki itirazları Yunanistan-GKRY elektrik bağlantısı projesinde Atina'yı yeniden Fransa ve Avrupa Birliği desteğine yöneltti. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, kablonun ilerletilmesi için Fransa ile "tam iş birliği" içinde hareket edeceklerini açıklarken Ankara'ya yönelik mesajlarının arasında Türkiye'nin bölgesel ağırlığını da kabul etti. "Türkiye kuşkusuz bölgenin güçlü bir ülkesidir." dedi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin sahadaki ağırlığı, Yunanistan'ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile hayata geçirmek istediği elektrik bağlantısı projesinde Atina'nın hesaplarının merkezinde kalmaya devam ediyor.
CNN Greece'in aktardığı Cosmos FM röportajında Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, Türkiye'nin daha önce itirazlarını dile getirdiği kablo projesinin geleceğine ilişkin konuştu.

Atina'nın projeyi ilerletmek için Fransa ve Avrupa Birliği desteğini öne çıkarması dikkat çekti. Yerapetritis, Yunanistan'ın Fransa ile "tam iş birliği" içerisinde hareket edeceğini söylerken gerekli adımların Yunan, Fransız ve Avrupa taraflarınca atılacağını açıkladı:
"Yunanistan'ın kablonun araştırılması ve döşenmesi için gerekli izinlerin verileceğini biliyoruz"
Fransa'nın projedeki rolüne özellikle vurgu yapan Yunan Bakan, "Yunanistan, Fransa ile tam iş birliği içerisinde bu projeyi önümüzdeki dönemde ilerletecek" ifadelerini kullandı.
Yerapetritis ayrıca Avrupa Birliği'nin projeyi takip ettiğini belirterek Atina'nın projeyi yalnızca ikili bir mesele olarak değil, Fransa ve AB'nin de dahil olduğu bir Avrupa projesi olarak konumlandırmaya çalıştığını itiraf etti.
TÜRKİYE'Yİ AB ÜZERİNDEN HEDEF ALDI
Yunan Bakan, Türkiye'nin kablo projesine yönelik tutumunu da hedef aldı.
Yerapetritis, projenin Avrupa Ortak Menfaat Projesi olduğunu savunarak uluslararası hukuka göre bu tür elektrik bağlantılarının engellenemeyeceğini ileri sürdü.
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik hedefini gündeme getiren Yerapetritis, "Bir Avrupa projesinin, hele ki bir gün Avrupa Birliği üyesi olmayı arzulayan bir ülke tarafından engellenmesi söz konusu olamaz" dedi.
"TÜRKİYE KUŞKUSUZ BÖLGENİN GÜÇLÜ ÜLKESİ"
Yerapetritis'in açıklamalarında Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve çevresindeki ağırlığına ilişkin sözleri de öne çıktı.
Yunanistan Dışişleri Bakanı, iki ülke arasındaki anlaşmazlıklara değinirken Türkiye'nin bölgesel konumunu açık şekilde kabul ederek, "Türkiye kuşkusuz bölgenin güçlü bir ülkesidir" ifadelerini kullandı.
Yerapetritis, bu gücün iki ülke arasındaki meselelerin "güç projeksiyonları" üzerinden çözülmesi anlamına gelmemesi gerektiğini savundu ve anlaşmazlıkların uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.
"TÜRKİYE İLE İLETİŞİM KANALLARI AÇIK KALMALI"
Ankara ile gerilimin kontrol altında tutulması gerektiğinin de mesajını veren Yerapetritis, Türkiye ile iletişim kanallarının açık kalmasından yana olduklarını dile getirdi.
Yunan Bakan, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılması konularındaki temel anlaşmazlığın devam ettiğini kabul ederken son üç yılda sahada büyük krizlerin önüne geçildiğini ifade etti.
Yerapetritis, Atina'nın Türkiye ile diyaloğu sürdürmek istediğini ancak tarafların kendi ifadeleriyle "oyunun temel kurallarına" bağlı kalması gerektiğini savundu.
PROJEDE SON DURUM: KIZILHİSAR (MEİS) ÇEVRESİNDE ROTA ARAYIŞI
Kathimerini'nin aktardığı son bilgilere göre Atina ve Paris, Great Sea Interconnector projesinin güzergâhında değişiklik seçeneğini de değerlendiriyor.
Gündemdeki seçeneklerden biri, kablo hattının Türkiye'nin Ağustos 2026'da ilan ettiği deniz parkıyla çakışmaması için Türkçe adı Kızılhisar olan Meis Adası (Kastellorizo) çevresindeki rotanın yeniden düzenlenmesi.

Haberde, projenin Fransız şirketlerinin ağırlığının arttığı yeni bir aşamaya geçtiği, Meridiam'ın ağustos ayında projede yüzde 66 pay aldığı ve kablonun Nexans tarafından döşeneceği aktarıldı. Deniz tabanı araştırmalarında ise Fransız bayraklı bir geminin kullanılması planlanıyor.
Atina ve Paris'in araştırma faaliyetleri konusunda Türkiye'den izin istemek yerine Ankara'yı bilgilendirme seçeneği üzerinde anlaştığı öne sürüldü.Ancak projenin önündeki en kritik başlıklardan biri deniz tabanı araştırmaları.
Kathimerini'ye göre araştırmaların yaklaşık yüzde 40'ı henüz tamamlanmadı. Özellikle 2024'te Türk savaş gemilerinin faaliyet gösterdiği Kerpe-Kaşot çevresindeki hassas bölgelerde çalışmaların nasıl sürdürüleceği belirsizliğini koruyor.
Atina'nın araştırmalara yeniden başlanmadan önce Girit'in güneyi ve batısında karasularını 12 deniz miline çıkarma seçeneğini de değerlendirdiği öne sürülürken, yeni araştırmaların başlayacağı tarih henüz netleşmedi.



