ABD’nin Irak’a yönelik müdahalesinden bu yana akademisyen ve bilimadamlarına yönelik sessiz bir kıyım yürütülüyor. Savaş başladığından beri sadece Bağdat Üniversitesi’ne mensup 13 bilimadamı öldürüldü. Dün Samarra’da bir doktorun işkenceyle öldürülmesinin ardından Irak’ta kültür ve bilimin savaşa verdiği kurban sayısı 32’yi buldu.
Bir ilaç şirketinde çalışan Dr Bassem el-Mudares’in cesedi bir caminin yakınlarında bulundu. Polis yetkilisi, ‘İşkenceden sonra vücudu parçalanmışa benziyor’ dedi.
Irak’ta akademisyenlere yönelik kıyımı araştıran İngiliz The Independent Gazetesi yazarı Robert Fisk’e göre Moğollar, Irak’ı istila ettiğinde Dicle Nehri, kitapların mürekkebinden siyaha bulanmıştı. Ancak şimdiki Moğollar, bu kitapları yazan öğretim görevlilerini hedef alıyor. Tarih profesörleri, fakülte dekanları, Arapça uzmanları tek tek teröre hedef oldu. Bu saldırganların kimler olduğu konusunda kesin birşey yok. Baas Partisi avcıları olabilir mi? Saddam döneminde tüm öğretim üyeleri Baas Partisi üyesiydi, ancak öldürülenlerin çoğunun parti ile ilişkisi taşıdıkları karttan öteye gitmiyordu.
İki ay önce Musul’da Hukuk Fakültesi’nin kadın dekanı ve eşi başlarından vurulduktan sonra yataklarında boğazları kesilmiş halde bulundu. Bir yıl önce Bağdat Üniversitesi’nin eski rektörü Dr Muhammed Aravi, kliniğinin kapısında vuruldu. Aynı üniversitesinin Arapça bölümünden Dr Hissam Şerif, iki ay önce Bağdat’taki evinin önünde iki arkadaşıyla sohbet ederken vurularak öldürüldü. Liste uzayıp gidiyor...
KATİL KİM
Üniversite çevrelerinde hakim olan görüş şu; ABD’nin işgaliyle müze ve arşivlere yönelik yağmalama şimdi akademisyenleri hedef alan kıyımla sürüyor. Amaçları ise Irak’ı kültürel köklerinden koparmak. Bir tarihçi, ‘Belki Kuveytliler, onlara 1991’de yaptıklarımızdan ötürü intikam alıyor. Belki de İsrailliler entelektüel altyapı oluşturamamamız için çalışıyor. Direnişçiler olabilir mi? Kim olduklarını bilmiyoruz. Milliyetçiler mi? Dini çevreler mi?’ diyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:36