İsrail, Gazze'de yaşananlardan Trump'ın damadını sorumlu tutuyor: "Bizden intikam alıyor."
İsrail medyası, iç kabinenin Pazar günü koalisyon partilerinin liderleriyle bir araya gelerek ABD Başkanı Donald Trump'ın "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi"nin kurulmasına ilişkin açıklamasına verilecek yanıtı görüştüğünü bildirdi.
Walla haber sitesine göre, tartışma sırasında katılımcılar, Başkan Trump'ın damadı Jared Kushner'ı, İsrail'in şiddetle karşı çıktığı iki ülke olan Türkiye ve Katar'dan temsilcilerin de yer aldığı idari konseyin kurulmasından sorumlu tutmakla suçladılar. Tartışmada dile getirilenlere göre, Kushner, İsrail'in Refah sınır kapısını açmayı reddetmesine karşılık olarak bu idari konseyi kurarak İsrail'e "misilleme" yapıyor.
Walla'ya göre, İsrail yönetimi Amerikan yönetimiyle tutarlı ve iyi bir şekilde çalışıyor; Marco Rubio (ABD Dışişleri Bakanı), Pete Hegseth (ABD Savunma Bakanı) ve Mike Huckabee (ABD'nin İsrail Büyükelçisi) gibi isimler, Trump'ın damadı Kushner'in aksine, her konuda İsrail hükümetiyle aynı vizyonu benimseyen kişiler olarak kabul ediliyor.
Walla News'in açıkladığına göre, İsrail yönetimi Kushner'i 2020'de Batı Şeria'da egemenliğin ilan edilmesini ve uygulanmasını engelleyen kişi olarak görüyor ve çeşitli Arap liderleriyle olan yakın ekonomik bağları nedeniyle engeller çıkaranın o olduğunu düşünüyor. Geçmişteki bir kabine toplantısında Kushner'in "dünya barışı hakkında hayalleri olduğu ve bunların her zaman İsrail'in çıkarlarıyla örtüşmediği" iddia edilmişti.
Ayrıca, Bakanlar Kurulu, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan ve Başbakanın Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'a özellikle ABD Dışişleri Bakanı ile iletişime geçmesi talimatı verdiğini belirten açıklamanın, medyanın kendisini suçladığı gibi "sorumluluktan kaçınma" değil, krizi düşünceli bir şekilde yönetme arzusundan kaynaklandığını açıklığa kavuşturdu.
Walla'ya göre bu adım, başbakan ile Başkan Trump arasında doğrudan iletişimi içeren bir protokol ihlali olmaktan ziyade, iki dışişleri bakanı (Sa'ar ve Rubio) arasındaki bir görüşmeye indirgenmiş bir etkileşimi temsil ediyor. Her halükarda, Gazze Şeridi'ni yönetecek komitede Türk veya Katar temsilcilerinin yer almasını engellemek ve önümüzdeki iki hafta boyunca durumu izlemeye devam etmek için ABD yönetimiyle birlikte çalışma konusunda anlaşmaya varıldı.
ABD'nin Gazze Şeridi'ni yönetecek kurumları açıklamasının ardından, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında olağanüstü bir siyasi drama yaşandı. Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının "B Aşaması"nı, Şeridi "ertesi gün" istikrara kavuşturmayı amaçlayan teknik ve kurumsal bir düzenleme olarak sunarken, İsrail sadece Gazze'nin yönetilme biçiminde değil, aynı zamanda geleceğini şekillendirecek güç dengesinde de derin bir değişim görüyor. İlgili bir gelişme olarak, Ürdün bu sabah Kral Abdullah'ın barış komitesine katılma daveti aldığını duyurdu.
Tartışma sadece Gazze'de Filistin sivil yönetiminin varlığıyla sınırlı değil, aynı zamanda ona bağlı organların bileşimi ve özellikle Türkiye'nin katılımıyla da ilgili. İsrail için, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bu organın kilit bir üyesi olarak yer alması, kırmızı çizginin aşılması anlamına geliyor. Bu durum, İsrail'in geçtiğimiz aylarda Amerikan yetkililerine, Hamas ile olan siyasi ve ideolojik bağları nedeniyle Türkiye'nin Gazze Şeridi'ni yönetmek için "tarafsız veya meşru bir taraf olarak görülmediğini" açıkça belirtmesinin ardından geldi.
Walla internet sitesi, "anlaşmazlığın derinliğini anlamak için, Trump'ın kurduğu altyapının yapısını anlamak gerekir; bu yapı, stratejik karar alma süreçlerini sahadaki günlük yönetimden ayırmayı amaçlayan çok katmanlı ve hiyerarşik bir yapıdır" şeklinde bir argüman ortaya koydu.
Kaynak: Walla