Gündem
  • 21.11.2003 10:14

İSTANBUL'DAKİ PATLAMALAR İNGİLTERE BASININDA... ''TÜRKİYE, BATI'NIN BAŞARISIZLIĞININ TRAJİK BEDELİNİ ÖDÜYOR''

LONDRA - İngiltere'de bugün yayınlanan hemen tüm gazetelerin manşetleri ve başyazılarının ana konusunu, dün İstanbul'da düzenlenen bombalı saldırılar oluşturdu. Gazeteler saldırıları fotoğraflar, görgü tanıklarının anlattıkları ve yorum yazılarıyla geniş şekilde değerlendirdi. Independent gazetesinin ''Konsoloslukta terör'' manşetine, Beyoğlu'ndaki İngiltere Başkonsolosluğu'nda meydana gelen patlamadan yaralı kurtulan ve kanlar içinde olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışılan bir genç kadının fotoğrafı eşlik etti. Diğer gazetelerde de saldırılardan kurtulan yaralıların ve patlamaların ardından harabeye dönen Başkonsolosluk binası ve HSBC Bank'ın Genel Müdürlük binasının fotoğrafları yeraldı. Daily Telegraph gazetesi alevler içindeki Konsolosluk binasının fotoğrafına ''İngilizler El Kaide katliamına uğradı'' manşetini attı. Financial Times, ''İstanbul'daki bombalar 27 can aldı'' derken, Guardian, ''Korku gerçeğe dönüştü; El Kaide bombacıları İngiliz hedefleri vurdu'' başlığıyla çıktı. ''EL KAİDE İNGİLTERE'Yİ VURDU'' ''El Kaide İngiltere'yi vurdu'' manşetini atan Times gazetesi, yaşananları hem yorum yazılarında hem de Peter Brookes imzalı karikatürde değerlendirdi. Brookes'un karikatüründe Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George W. Bush, elinde tuttuğu kırmızı Türk bayrağını, üzerinde ''terör'' yazan öfkeli bir boğaya doğru sallıyor. Karikatürün hemen altındaki köşede Simon Jenkins, yazısına ''Türkiye Batı'nın başarısızlığının trajik bedelini ödüyor'' başlığını attı. Yazıda, ''Bombalar rastgele patlamaz. İnsanlar belli gerekçelerle bu bombaları kullanırlar. Bunları önlemek için askeri savunma yöntemleri yoktur. Bu küresel savaş alanında güçlüler zayıf, zayıflar ise güçlüdür. Çünkü zayıflar ölmeye hazır, güçlüler ise korku içindedir. Zayıfların Scud füzelerine ihtiyacı yoktur. Patlayıcı yüklü bir arabayı kullanan oğlan çocuğu terör estirebilir. Ve bunu durdurmak için askerlerin yapabileceği hiçbir şey yoktur. Dün patlayan bombalar İngiltere'nin son bir yıl içinde, bir bölgeye askerlerini gönderme kararının kaçınılmaz sonucudur'' denildi. Guardian gazetesi yazarlarından Martin Woolacott ise ''Dokunulmazlığımız sona erdi; şimdi ateş hattındayız'' başlıklı yazısında, ''İngiltere ve Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olmak dışında, son aylarda bir başka ortak noktaya daha sahiptiler. Dünkü bombalı saldırılara kadar iki ülke de inanılmaz ölçüde şanslıydı'' dedi ve gerekçelerini sıraladı. Gazete, ''İngiltere'nin şansının iki boyutu vardı. Birincisi, askerleri Irak'ta nispeten daha sakin bir bölgede görev aldı ve fazla can kaybı vermedi. İkincisi ise Amerika'nın askeri ortağı olmasına rağmen, İngiltere'de herhangi bir saldırı düzenlenmedi. Türkiye'nin şansı ise yanlış hesap nedeniyle de olsa Irak savaşında herhangi bir rol üstlenmemiş olmasından kaynaklanıyordu. Ancak dünkü saldırıların ardından bu şans bitti; dokunulmazlık sona erdi'' diye yazdı. ''BUSH'A TERÖRE KARŞI SAVAŞTA VERDİĞİMİZ DESTEĞİN BEDELİ'' Independent gazetesi yazarı Robert Fisk de saldırıların temelinin Irak ve Orta Doğu'ya dayandığını savundu. ''Orta Doğu'yu yeniden şekillendirmek için yaptığımız çocukça girişimin bedelini ödüyoruz'' diyen Fisk yazısını, ''Bu, George W. Bush'a 'teröre karşı savaşta' verdiğimiz desteğin bedeli. Elbette, Bush Londra'yı ziyaret ederken İngiltere'yi vuramazlardı. Onun yerine Türkiye'nin kalbinde, İngiltere'nin ana damarlarını vurdular. İngiltere Konsolosluğu ve İngiltere merkezli HSBC Bank. Yani yurtdışındaki Londra. Ve elbette başta Türkler olmak üzere hiçkimse, aynı hedefin ikinci kez vurulacağını düşünmedi. Türkiye yeterince saldırıyla uğraştı, öyle değil mi?'' diye sürdürdü. Robert Fisk'in yazısı dışında, Independent gazetesi başyazısını da İstanbul'daki saldırılara ayırdı. ''Teröristlerin ve onların çarpıtılmış ideolojilerinin gerçek doğası'' başlıklı yazısında Independent, saldırıların hemen ardından bir basın toplantısında konuşan İngiltere Başbakanı Tony Blair'i sert bir dille eleştirdi. Gazete, ''Saldırıların ardından mikrofana gelen Tony Blair, tek bir doğru söz etmeyi beceremedi. İstanbul'da yaşamını kaybedenleri saygıyla andığını söyleyen Blair'in terörle mücadele konusundaki analizi birkaç saat önce Türkiye'de olanların yanında anlamsız sözlerdi. İstanbul'daki korkunç saldırılar, Başbakan Blair'in dünya görüşüyle, 'terörist olmayan herkese karşı düzenlenen saldırılara' indirgendi. Klişelere saplanıp kalan Blair, Irak'ı asıl cephe olarak ilan edip, İstanbul'daki saldırıları da bunun son işareti olarak gösterdi'' diye yazdı. ''Türkiye'nin hedef seçilmiş olması, El Kaide'nin Batı'yla savaştığı kadar İslam'la da savaştığının göstergesidir'' diyen Independent yazısını, ''Türkiye'de askerin siyasete geri dönmemesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a tam destek verilmesi büyük öneme sahip. Başkan Bush ve Başbakan Blair'in bu aşamada Türkiye'ye tam destek verdiklerini açıklamaları gereklidir. Saldırılar açıkça İngiltere'yi hedef almış olsa da ölenlerin çoğunluğu Türklerdi. Terörün çarpıtılmış İslamcı ideolojisinin farkına varmalı ve her Müslüman ülkeye örnek olması gereken Türkiye'ye verdiğimiz desteği ikiye katlamalıyız'' diye sürdürdü. ''TÜRKİYE'YE SEVDALI BİR DİPLOMAT'' Daily Telegraph gazetesinin anma yazılar sayfasında bir köşe, dünkü saldırıda yaşamını yitiren İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosu Roger Short'a ayrıldı. Gazete ''Türkiye'ye derinden sevdalı bir diplomat'' diye tanımladığı Short hakkında şunları yazdı: ''Başkonsolos Roger Short meslek yaşamının büyük bir bölümünü üç kez atandığı Türkiye'ye adadı. Short, gelecek yıl emekliye ayrıldıktan sonra Türkiye'de kalmak için öğretmenlik yapabileceği bir iş arıyordu. Avrupa Birliği kavşağındaki Türkiye'de önemli bir tarihi dönemi yaşadığının farkında olan Roger Short, pekçok Batılı diplomat arkadaşının İslami terör tehdidini ciddiye almadığını düşünüyordu. Türkiye'deki görevine ilk olarak 1969'da başlayan Short, daha sonra Brezilya'ya atanmış olsa da Kıbrıs konusuna duyduğu ilgi 80'li yılların ortasında yeniden Türkiye'ye dönmesine neden oldu. Roger Short, dün 58 yaşında İstanbul'da öldürüldü''. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:05

İLGİLİ HABERLER