İşte ABD'nin karanlık demokrasi karnesi!
ABD’nin 18. yüzyıldan bu yana sürdürdüğü askeri müdahaleler zinciri 2026’da Venezuela ile devam etti. Caracas’ta patlama ve uçak sesleri duyulurken Washington yönetimi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik geniş çaplı bir operasyon başlattı.
Kongre raporlarından derlediğimiz bilgilere göre Amerika Birleşik Devletleri, 1798’den 2022’ye kadar toplam 469 yabancı askeri müdahalede bulundu. Bu müdahalelerin 218’i 1798–1990 döneminde, 251’i ise Soğuk Savaş’ın sona erdiği 1991 sonrasında gerçekleşti.
2022 sonrası yürütülen askeri operasyonlar, hava saldırıları, özel kuvvet faaliyetleri ve denizaşırı askeri konuşlandırmalar da dikkate alındığında, 2025 itibarıyla 520 sayısını aştığı tahmin ediliyor.
ABD, bu operasyonların yalnızca 11’inde ve beş ayrı savaşta resmi savaş ilanında bulundu. Hedef alınan ülkeler arasında Latin Amerika ve Karayipler’deki neredeyse tüm ülkeler ile Afrika’nın büyük bölümü yer aldı.
ABD’nin 1776’dan bu yana 500’den fazla uluslararası askeri müdahale gerçekleştirirken bunların büyük bölümünü 1950 sonrası ve özellikle 1999’dan sonra yapıldığı raporlara geçti.
ABD Soğuk Savaş sonrasında daha sık ve daha geniş coğrafyalarda sözde demokrasi götürme aparatını yaymaya devam ediyor. İşte ABD'nin müdahele ettiği o ülkeler listesi...

ABD'nin 11 AYDA SALDIRDIĞI ÜLKELER
İRAN- 22 Haziran 2025
İran ile İsrail arasında yaşanan kısa süreli çatışmaların ardından ABD, İran’daki bazı nükleer tesisleri hedef aldı.
Fordo Nükleer Tesisine saldırısı
ABD Başkanı Trump, 22 Haziran'da "Truth Social" hesabından yaptığı açıklamada, "İran’daki üç nükleer tesise yönelik son derece başarılı saldırımızı tamamladık." ifadelerini kullanarak bombardımana katılan uçakların İran hava sahası dışına çıktığını duyurdu.
Trump, Fordo Nükleer Tesisine tam kapasiteli bomba attıklarını söyledi.
Tüm uçakların güvenli şekilde üslerine dönüş yolunda olduğuna işaret eden Trump, "Büyük Amerikan savaşçıları" olarak nitelediği pilotları tebrik etti.
ABD'n in, İran'ın üç nükleer tesisinden en önemlisi olan Fordo'yu 6 sığınak delici mühimmat kullanarak vurduğu, diğer iki tesisin ise bölgedeki Amerikan denizaltılarından fırlatılan 30 Tomahawk füzesiyle yok edildiği öne sürüldü.
İran, ABD'nin Fordo, Natanz ve İsfahan'daki tesislere saldırısının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) İran'ın nükleer tesislere saldırılara "kayıtsızlığı ve hatta işbirliğiyle gerçekleştirildiğini" ve başta Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT) olmak üzere uluslararası hukuka aykırı olduğunu bildirdi.
ABD'nin saldırısına uğrayan nükleer tesislerde yapılan incelemelerde sızıntı olmadığını tespit ettiklerini açıklayan İran, daha sonra saldırıya misilleme olarak İsrail’e füze saldırısı düzenledi. İran ayrıca, Katar ve Irak’ta bulunan ABD üslerine füze fırlattı. İran'ın bu misillemelerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

YEMEN- (TARİH 25 MART 2025)
ABD, Yemen’in kuzeyinde büyük bölümünü kontrol eden İran bağlantılı Husileri hava ve deniz saldırılarıyla hedef aldı. Operasyonlarda çok sayıda sivilin öldüğü bildirildi.
ABD’NİN YEMEN’İ NASIL KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİĞİ RAPORLANDI
ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Amerikan ordusu, martta İran destekli Husilere yönelik yaklaşık 7 hafta süren bir askeri harekat başlatmıştı.
Birleşik Krallık merkezli araştırma şirketi Airwars, ABD ordusunun iki ayda 224 sivili öldürdüğünü bildiriyor. ABD’nin 2002–2024’te Yemen’e düzenlediği tüm saldırılarda ölen toplam sivil sayısıysa 258.
ABD ve Husiler arasında mayısta anlaşma yapılmasıyla operasyon sonlandırılmıştı.
Pentagon, Yemen’de Husilere ait bine yakın hedefin vurulduğunu söylemişti. Husiler, anlaşma kapsamında Kızıldeniz’deki ticari gemilere saldırıları durduracaklarını açıklamıştı. İran destekli milisler, Gazze savaşı nedeniyle İsrail ve Batılı ülkelere ait gemileri hedef alıyordu.

IRAK
ABD, 1991’den itibaren Irak’ı sürekli askerî baskı altında tuttu. 2003 işgaliyle devlet yapısı dağıtıldı; petrol, üsler ve bölgesel denge ABD lehine yeniden şekillendirildi.
Obama'nın 2011 sonunda açıkladığı geri çekilme kararına rağmen, DEAŞ'a karşı savunmasız ve etkisiz kalan Irak ordusu ve Peşmerge güçlerine destek amacıyla 2014 yılında ABD askerleri tekrar Irak'a döndü.
DEAŞ hedeflerini öne süren ABD 13 Mart 2025 tarihinde yeniden Irak'ta hava saldırıları düzenlendi.
IRAK'I GERİLETEN SÖZDE "ÖZGÜRLÜK OPERASYONU"
Irak'a "istikrar ve demokrasi" getirileceği vadedilen operasyona "Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu" adı verildi. Ancak bu askeri müdahale çıkartılan mezhepsel savaş ve terör eylemlerinden dolayı yüz binlerce sivilin hayatını kaybetmesi, milyarlarca doların harcanması ve son olarak terör örgütü DEAŞ'ın ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
IRAK'A AĞIR BEDELLER ÖDETECEK SAVAŞIN ÇANLARI ÇALDI
ABD Başkanı Bush, 17 Mart 2003'te Saddam Hüseyin ve ailesine 48 saat içinde ülkeyi terk etmeleri, aksi takdirde askeri müdahaleyle karşı karşıya kalacakları uyarısında bulundu. Bush, bu çağrıdan tam 2 gün sonra 19 Mart'ta ABD ve ona destek veren koalisyon güçlerinin Irak'a karşı askeri operasyon başlattığını duyurdu.
Irak'a giren güçler kısa süre içinde, 9 Nisan'da başkent Bağdat'ta kontrolü sağlayıp, Firdevs Meydanı'nda yer alan Saddam Hüseyin heykelini onlarca vatandaşın gözü önünde devirdi.
Bu sıralarda Saddam Hüseyin'in 35 yıl hüküm sürdüğü Bağdat'ı bırakıp başka yere geçtiği iddiaları gündeme geldi. 1 Mayıs'ta dönemin ABD Başkanı Bush, "Irak'ta savaşın büyük bölümünün bittiği" yönünde açıklama yaptı.
16 Mayıs'ta Irak'ta Geçici Koalisyon Yönetimi'nin başkanlığını yapan Paul Bremer, Baas Partisi mensuplarının kamuda görevlerini sürdürmelerine yasak getirdi ve orduyu lağvetme kararı aldı.
Operasyonlar henüz yer yer devam ederken, BM Güvenlik Konseyi, 22 Mayıs'ta ABD ve İngiltere'nin Irak'ı işgal etme hakkını tanıyan bir karar çıkardı.
Ülkenin tamamını ele geçiren koalisyon güçleri, 13 Aralık 2003'te Saddam'ı doğduğu Tikrit'te yer altında gizlenirken yakaladı. Saddam'ın ailesinden ve Baas rejiminden birçok üst düzey yetkili Ürdün'e kaçarak iltica etti.
Saddam Hüseyin, yaklaşık 3 yıl boyunca yargılandıktan sonra 30 Aralık 2006'da Kurban Bayramı sabahı idam edildi.

SURİYE
1940’lardan itibaren darbeler ve baskılarla hedef alındı. 2011 sonrası doğrudan işgal yerine vekil güçler, yaptırımlar ve fiilî bölünme politikası uygulandı.
DEAŞ operasyonu ile birlikte ABD, Suriye’de çeşitli askeri noktaları vurduğunu açıkladı.
ABD, Ekim 2019'da Barış Pınarı Harekatı'nın başlamasıyla harekat bölgesindeki birçok üssünden çekilerek petrol ve gaz sahaları çevresine yoğunlaşmıştı.
ABD güçleri, halihazırda Fırat'ın doğusundaki Haseke, Rakka ve Deyrizor illeri ile Halep iline bağlı Aynularab (Kobani) ilçesinde 21 üs ve askeri noktada varlık gösteriyor.

NİJERYA
ABD, Nijerya’nın kuzeybatısında Sokoto Eyaleti’nde DEAŞ bağlantılı gruplara yönelik güçlü ve ölümcül hava saldırıları düzenledi. Operasyon 25 Aralık 2025’te yapıldı.
SAHEL BÖLGESİNDEKİ ABD VARLIĞI AZALIYOR
Pentagon’un 5 Ağustos’ta yaptığı açıklamaya göre ABD, Nijer’deki son üssünü de kapattı. Nijer ve hava üsleri yıllarca Sahel bölgesindeki görevler için kritik bir merkez olarak hizmet vermekteydi. Geçtiğimiz Mart ayında Nijer’in başkenti Niamey, Washington ile yapılan askeri iş birliği anlaşmasını “yasadışı” ve “adaletsiz” olarak nitelendirerek kınamıştı.
Bunun ardından ABD, 15 Eylül’e kadar ülkeyi terk etmeyi taahhüt etti. Bu bağlamda 5 Ağustos günü, Pentagon, Nijer Savunma Bakanlığı ile yaptığı ortak açıklamada ülkenin orta kesiminde yer alan Agadez’deki 201 numaralı hava üssünden ABD güçlerinin ve varlıklarının çekildiğini duyurdu.

SOMALİ
ABD'nin Afrika Komutanlığı (AFRICOM) Somali’de Eş Şebab'ı hedef alan hava saldırılarını gerçekleştirdi.
Operasyonlar 25 Aralık 2025 tarihinde duyuruldu.
Somali’nin ABD’nin kolay kolay vazgeçemeyeceği bir jeostratejik konuma sahip olduğu açık. Ülke ABD dış politikasında Soğuk Savaş yıllarından bu yana önemli bir yer tutuyor.
Son yıllarda Çin’e karşı ulusal güvenlik tehdidi algılayan ABD’nin Afrika Boynuzu’nda Çin sızmalarına engel olmak ve buradaki limanların Çin’in eline geçmesini önlemek için daha fazla mesai sarf etmesi gerekiyor.
ABD SOMALİ’DEN VAZGEÇEBİLİR Mİ?
Petrol ve uranyum gibi yer altı kaynaklarına sahip olsa da Somali, çoğu Afrika ülkesinin aksine yer altı zenginliği ile değil jeostratejik konumu ile ön plana çıkan bir ülke. Hint Okyanusu’nu Aden Körfezi’ne bağlayan kesişimde 3.300 km ile Afrika kıtasının en uzun sahiline sahip olan ülkenin limanları Süveyş Kanalı üzerinden sağlanan Doğu-Batı deniz taşımacılığı için hayati önemde. Somali’nin jeostrajik konumunu önemli kılan diğer bir husus da Arap Yarımadası’nı çevreliyor oluşu.
Kızıl Deniz, Bab’ül Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi’ni çevreleyen Eritre, Cibuti ve Yemen stratejik üçgeni, Somali ile tamamlanmakta. Bir dönem deniz korsanlarının cirit attığı bu stratejik noktada ortaya çıkabilecek bir anomali, dünya ticaret ve enerji akışını kesintiye uğratabilecek ve milyarlarca dolarlık zarara yol açabilecek potansiyel barındırıyor.
KARAYİPLER-TARİH 2 EYLÜL 2025
Uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle ABD ordusu Karayipler’de deniz ve hava operasyonları yapıldı. Bazı müdahalelerde askeri güç kullanıldığı ve çatışmalar yaşandığı bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela kuşatması, ele geçirilen petrol gemileriyle yeni bir boyuta ulaştı.
Ağustos ayından bu yana Karayip Denizi’ne konuşlanan ABD, uluslararası sularda Venezuela petrolünü taşıyan gemilere el koyup içerisindekileri ‘Diledikleri gibi kullanabileceklerini’ söylerken Venezuela’ya yönelik tehditlerde geri adım atmıyor.

PASİFİK (TARİH 16 EKİM 2025)
Pasifik bölgesinde ABD tarafından askeri tatbikatlar ve caydırıcılık amaçlı gösteriler artırıldı.
Bölge, küresel rekabetin merkezlerinden biri haline geldi.
ABD basınındaki haberlerde, eylül başından bu yana ABD ordusu tarafından, Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu taşıdığı öne sürülen teknelere en az 26 saldırı gerçekleştirildiği ve bu saldırılarda en az 104 kişinin öldürüldüğü belirtilmişti.
ABD ordusunun, son zamanlarda uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla Karayipler bölgesinde ve Pasifik Okyanusu'nda bazı teknelere saldırı düzenlemesi ve içindeki insanları doğrudan hedef alması, uluslararası kamuoyunda "yargısız infaz" yapıldığı tartışmalarına yol açıyor.

VENEZUELA
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dün yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyuldu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıkladı.
Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de oldu.

1800’LERDEN GÜNÜMÜZE ABD’NİN ASKERİ MÜDAHALELERİ:
Panama
1900’lerin başından beri ABD askerî kontrolündeydi. 1989’da Noriega, “Just Cause” operasyonuyla yakalanarak ABD’nin lider devirmeye dayalı müdahale modelinin simgesi oldu.
Venezuela
ABD, 19. yüzyıldan bu yana Latin Amerika’yı “arka bahçe” olarak gördü. 2000’ler sonrası petrolün devlet kontrolüne alınmasıyla Venezuela, yaptırımlar, örtülü operasyonlar ve 2026’da açık askerî müdahale iddialarıyla hedef haline geldi.
Grenada
1983’te küçük bir ada olmasına rağmen askerî olarak işgal edildi. Sosyalist hükümet devrildi, ABD’nin Karayipler’de sıfır tolerans politikası gösterildi.
Kongo (DRC)
1960’ta Başbakan Patrice Lumumba’nın madenleri kamulaştırma girişimi ABD ve müttefiklerini harekete geçirdi. Lumumba kısa süre sonra tutuklandı ve 1961’de öldürüldü. Ülke, onlarca yıl boyunca Batılı şirketlerin maden sahasına dönüştü.
Vietnam
1950’lerden 1975’e kadar süren savaşta milyonlarca insan öldü. ABD, yenilgiyle çekildi ama ülkeyi ağır yıkımla bıraktı.
Guatemala
1954’te toprak reformu ve United Fruit karşıtlığı CIA darbesiyle bastırıldı. Darbe sonrası ülke onlarca yıl iç savaş ve diktatörlük yaşadı.
Şili
Bakırın millîleştirilmesi ABD için kırmızı çizgi oldu. 1973’te Allende devrildi, Pinochet diktatörlüğü kuruldu.
Haiti
1800’lerden beri askerî ve ekonomik baskı altında tutuldu. Aristide iki kez devrildi, ülke sürekli dış müdahaleyle yoksullaştırıldı.
Honduras
Soğuk Savaş’tan bu yana ABD üsleri ve darbelerle yönetildi. 2009’da Zelaya, anayasa değişikliği girişimi nedeniyle devrildi.
Afganistan
Soğuk Savaş’ta Sovyetlere karşı kullanılan ülke, 2001’de doğrudan işgal edildi. 20 yıllık savaş sonrası ABD çekildi, ülke yıkım halinde bırakıldı.
Güncellenme Tarihi : 4.1.2026 11:44