Gündem
  • 2.10.2003 15:28

İŞTE ERDOĞAN'I KIZDIRAN SORU!...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak konusu ile 8.5 milyar dolarlık ABD kredisinin ilgisi olmadığında ısrar ederken, gazetecilerin Kıbrıs ve Irak'la ilgili sorularına kızdı. Başbakan Erdoğan, Çek Cumhuriyeti Başbakanı Vladimir Spıdlay'yla ortak bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Erdoğan, ''Genelkurmay Başkanı, 8.5 milyar dolarlık kredide Kuzey Irak şartından haberlerinin olmadığını bildirdi. Kredi yürürlüğe girdiğinde ABD, Kuzey Irak'taki askeri varlığımızı çekmemizi isterse ne yapacaksınız? Eğer bu anlaşma bu maddeden dolayı uygulanmayacaksa neden imzalandı? Boşa çaba olmadı mı'' sorusuyla da karşılaştı. Bu soru üzerine tepki gösteren Erdoğan, Çek Başbakanı Spilay'a sorulan AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verheugen'in, ''Mayıs 2004'ten sonra Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci konumuna düşeceğine'' ilişkin görüşlerini açıklamasının istendiği soruya dikkat çekerek yanıt verdi. Erdoğan, gazetecilere ''Konulara vakıf olarak bize soru sorun'' dedi. Başbakan Erdoğan, Verheugen'in Kıbrıs'la ilgili sözlerine ilişkin soruyu da yanlış anlayarak, ''Bir defa böyle bir sorun yok. Verheugen ile Dışişleri Bakanımız arasında geçmiş bir konuşma yok. Neyi nereden çıkartıyorsunuz belli değil. Türkiye'nin Kıbrıs konusuyla ilgili tavrı bellidir. İkinci bir defa Kıbrıs konusunun AB'yle ilintisi yok. Kopenhag siyasi kriterlerinin içinde Kıbrıs diye bir olay yok. Niçin bunu gündeme getirmek suretiyle farklı yerlere yardımcı olmaya çalışırsınız? Bunu anlamak mümkün değil'' diye konuştu. Bu sözlerin ardından Irak'la ilgili soruya yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi: ''İkincisi, Irak konusuyla kredi konusu farklı olay. Kaldı ki Irak'a asker göndermek ile bağlantısı olmadığı bu protokol içinde var. Bir diğer konu ise ABD'nin Türkiye'yle Irak'taki müşterek çalışması. Sizin sorduğunuz soruyla alakalı bir olay değil. Şu anda bizim insani yardım bazında yaptığımız bütün gayretler, bu müşterek çalışmanın neticesidir. Olaya buradan girip bakmıyorsunuz da, niye oradan bakıyorsunuz? Kaldı ki defaatle söylediğiniz bir şey var. Biz ne 1 milyar dolarlık krediye dayalı olarak bir bütçe yaptık, ne de 8.5 milyar dolarlık kredinin hibe şeklinde verilmesine dayalı bir bütçe yaptık. Böyle bir endişemiz, böyle bir sıkıntımız yok ki. Bunu bir şekilde sormanız ve ülkede adeta ekonomimiz sanki 1 milyar dolara bağlantılıymış, 8.5 milyar dolara bağlantılıymış gibi bu hale getirmek, bunlar yanlış şeyler.'' ''KREDİYİ İSTER KULLANIRIZ, İSTER KULLANMAYIZ'' Başbakan Erdoğan, ekonominin kendi ayakları üzerinde yürüdüğünü belirtirken, ''Bunlar hep spekülatif, sürekli olarak üretilen haberlerdir ve bunlar yanlıştır; bunun bedelini ülkeye ödetmeye de kimsenin hakkı yoktur. Türkiye, ne 1 milyar dolarlık kredi, ne de 8.5 milyar dolarlık kredi ile bağlantıları olan, bu derece zayıf olan, güçsüz bir ülke değildir. Türkiye güçlü bir ülkedir. Kredi bizim tasarrufumuz altında olan bir olaydır. İster kullanırız, ister kullanmayız. O konuyla ilgili olan kararı da bizler vakti zamanı geldiğinde veririz. Onun kararı şimdiden verilmez. Bir süreçtir. Bu süreç içinde atılması gereken adımları attığımız zaman görürsünüz'' diye konuştu. Erdoğan, Çek Başbakanı Spıdlay'la görüşmesinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da geliştirilmesini kararlaştırdıklarını söyledi. Erdoğan, 2004'te AB'ye girecek olan Çek Cumhuriyeti'nin deneyimlerinden Türkiye'nin yararlanacağını kaydetti. Türk işadamları ile Çek işadamlarının Irak'ta ortak yatırıma girmeleri konusu da görüştüklerini belirten Erdoğan, Bakü-Ceyhan-Tiflis petrol boru hattı çerçevesinde BOTAŞ ve bir Çek şirketi arasında ticari bir anlaşmanın imzalanmasının da gündemde olduğunu ifade etti. Erdoğan, bir soru üzerine iki ülke arasındaki vize sorununun çözümü için karşılıklı adımların atılacağını söyledi. SPIDLAY: ''ANNAN PLANINA OLUMLU YAKLAŞIYORUZ'' Çek Başbakanı Spıdlay ise AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Werehaguen'in ''Mayıs 2004'ten sonra Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci konumuna düşeceğine'' ilişkin sözlerine anımsatılarak görüşünün sorulması üzerine, ''Çek Cumhuriyeti, bu problemin çözümünden yana ve Annan'ın önerilerine saygı duyuyor. Bu şekilde problemin çözülmesini istiyor. Biz, bu problemin en kısa sürede ve iki tarafı da memnun edecek bir şekilde çözülmesini istiyoruz'' dedi. Spıdlay, AB sürecinde Türkiye'ye destek vereceklerini bildirirken, tecrübelerini de paylaşacaklarını kaydetti. İki ülkenin enerji alanında işbirliğini geliştireceklerini vurgulayan Spıdlay, her alandaki ikili ilişkilerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Basın toplantısına geçilmeden önce Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında sosyal güvenlik sözleşmesi ile kültür, eğitim, bilim, gençli ve sporla ilgili anlaşma imzalandı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:46

İLGİLİ HABERLER