Gündem
  • 23.11.2012 16:09

Katliam tanığından Başbakan'a gazilik talebi

Bingöl-Elazığ karayolunda 24 Mayıs 1993'te teröristler tarafından 33 askerin şehit edildiği saldırıda yaralı olarak kurtulan askerlerden Osman Partal, kendisine ve 19 arkadaşına gazilik rütbesi verilmesi talebini içeren mektubunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a iletti.
     Partal, 24 Mayıs 1993 tarihinde sivil otobüslerle Malatya'dan birliklerine giderken Bingöl-Elazığ karayolu Bilaloğlu Köyü mevkisinde terör örgütü mensuplarının saldırısına uğradıklarını, 33 askerin şehit olduğu bu olayda bacağından ve belinden yaralandığını söyledi.
    
     -''Şemdin Sakık benimle konuştu''-
    
     Partal, puyuya düşürüldükleri gün Şemdin Sakık'la aralarında geçen konuşmayı şöyle anlattı:
     ''Şimdi bize soruyorlar 'Şemdin Sakık orada mıydı değil miydi-' diye. Ben söylüyorum, benimle birebir muhatap oldu. Sigaramı aldı. 'Trabzon'u başkent yapacağız' dedi. Ben katılıyorum, oradaydım. 19 arkadaşımla da hemfikiriz. Fakat soruyoruz, bizi Şemdin Sakık'ın kucağına atan zihniyetler suçsuz mu, masum mu- Herkes kenara çekildi, biz mi suçluyuz- Bizim suçumuz nedir bize verilmiyor- Vatanımız için biz gerekli her şeyi yaptık. Psikolojimiz bozulmasına rağmen 19 ay askerliğimizi yaptık.''
     Bir gazetecinin, ''Sizi terör örgütünün kucağına kim attı-'' sorusu üzerine Partal, ''Kim attı belli. Açık açık söyleyeyim. Komutanın birini televizyonda dinledim. Bizim güya korumamız varmış, o anda PKK bizi alıp dağa çıkmış. Hayır efendim, üç saatlik yolu altı saatte gittik. Akşam 18.00'da pusuya düştük. 18.00'dan 21.00'a kadar 3 saat var havanın kararmasına. Hava karardıktan sonra bizi köye götürdüler. Oturdular, konuştuk. Oradan dağa götürüp, iki gruba ayırdılar. Benim de içinde bulunduğum grubu kurşuna dizdiler'' dedi.
     Partal, asker arkadaşlarından birinin olay günü spor ayakkabı giydiğini ve Şemdin Sakık'ın bu ayakkabıyı arkadaşından alarak giydiğini söyledi.
     Sakık'ın kendilerine nasihatte de bulunduğunu ifade eden Partal, ''Tansu Çiller'in oğlu askerdeyken tüfeğini kaybetmişti. Şemdin Sakık bize, 'Hepiniz garibansınız, içinizde villadan, yalıdan bir tane adam yok. Düştüğünüz hale bak' dedi'' şeklinde konuştu.
     Olay tespit tutanaklarının kaybolduğunun söylendiğini belirten Partal, ''Hayır efendim kaybolmadı. İsteyen varsa bende var, veririm. Bizi attılar ellerine, işkence gördük. O gece o çocukların bağırması, ağlaması, bizi terör örgütünün kucağına atan zihniyetin vicdanını sızlatmadı mı-'' diye konuştu.
     Partal, sorumlu olan komutanın ismini kendi güvenliği için vermek istemediğini dile getirdi.
     Dönemin Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e gittiğini anlatan Partal, ''Kendisine, bu dosyanın neden araştırılmadığını, ne yapılması gerektiğini sordum. Sayın Zekeriya Öz, bu konuda Diyarbakır'a talepte bulundu. Ondan sonra evrakların kaybolduğu bilgisi alındı'' dedi.
     Yaşadıkları olayın ardından kendisinin ve 19 arkadaşının gazi sayılmadığını, bu nedenle kendilerine sahip çıkılmasını istediklerini dile getiren Partal, şunları kaydetti:
     ''Şu halimle bile bu vatan için ölmeye hazırım ama hepimiz mağduruz. Bir çoğumuz ailemizle problem ve psikolojik sorunlar yaşıyoruz. Bir şefkat elinin bize uzatılmasını istiyoruz. Bize neden gazilik unvanı verilmediğini bilmiyoruz.
     Başbakan Erdoğan'dan talebimiz, gaziliğimizin verilmesi. GATA'da iki yıl tedavi gördüm. Sağlığıma kavuştum ama sağlığına kavuşamayan arkadaşlarım var. Onlara da sahip çıkılmasını istiyorum.''
     Partal, açıklamasının ardından Başbakanlık Çalışma Ofisi'ne girerek, talebini içeren mektubunu iletti.
    
     AA

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 10:57

İLGİLİ HABERLER