Ekonomi
  • 10.5.2002 16:05

LASTİK SEKTÖRÜNDE GREVE DOĞRU...

KAYNAK : Haber Vitrini Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanan ve grev kararı alınan lastik üretici 3 şirket, üretimlerde meydana gelecek aksamanın, ülke ekonomisini doğrudan ve olumsuz etkileyeceğini savundu. Lastik üretici firmalar Brisa, Pirelli ve Goodyear adına Brisa Lastik Fabrikası'ndan yapılan yazılı açıklamada, toplusözleşme görşmelerinde gelinen nokta ve sektörün içersinde bulunduğu durumla ilgili bilgi verildi. Uyuşmazlıkla sonuçlanan toplusözleşme görüşmelerinde, 34 maddenin kabul edildiği, 24 maddede ise anlaşma sağlanamadığı belirtilen açıklamada, Lastik-İş Sendikası'na sunulan ücret teklifleriyle 2002 yılı için işçilik maliyetinde yüzde 32.80 oranında artış olacağı, sendikanın talebinin ise yüzde 68.8'e tekabül ettiği belirtildi. Lastik üreticisi 3 firmanın, yurtiçi araç lastiği talebinin yüzde 70'ini karşıladığı, 2001 yılındaki toplam cirolarının 709 trilyon lira, ihracatlarının ise 345 milyon ABD Doları olduğuna işaret edilen açıklamada, fabrikalarda ve bayilerde olmak üzere toplam 10 bin 454 kişinin istihdam edildiği ifade edilerek, şu görüşlere yer verildi: ''Lastik üreticisi 3 şirketin, ülke ekonomisi içindeki önemi yadsınamaz. Bu sektördeki olumsuzluklar, ülke ekonomisini doğrudan etkiler. İç pazardaki araç lastiği talebininçok büyük bir kısmını karşılayan yerli üreticilerin üretimlerinde bir aksama meydana gelmesi, ithalatın çok hızlı bir şekilde artmasına neden olacaktır. Böyle bir durumda, otomotiv endüstrisine yapılan tedarik aksar. Otomotiv üreticilerinin lastik ihtiyaçlarını, kısa dönemde ithalat yoluyla bile karşılamaları çok zordur. Dolayısıyla otomotiv üretiminde ve ihracatında aksamalar meydana gelir. Şirketlerin bu yıl için yapmış oldukları ihracat bağlantılarını iptal tehlikesi doğar.'' Açıklamada, bu durumun, Türkiye'deki lastik üreticilerinin güvenilir bir üretim merkezi olma konumlarını zedeleyeceği ifade edilirken, ''Dünya lastik sektöründe arz fazlası olması nedeniyle kaybedilecek ihracat imkanlarının tekrar kazanılması çok zor olur. Yabancı hissedarlarımızın Türkiye'deki yatırım heves ve planlarını olumsuz etkiler. Bu yatırım planları başka ülkelere kayabilir'' denildi. LASTİK SEKTÖRÜNDEKİ DURUM Türkiye'nin Avrupa Gümrük Birliği'ne girmesiyle, sektörün dış rekabete tam açık hale geldiği ve pazardan pay almaya çalışan marka sayısının 50'ye yükseldiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: ''Dünya lastik fiyatlarındaki genel düşüş, Türk lastik sektörünü de doğrudan etkilemiş, sektörün karlılığı düşmeye başlamıştır. 2001 yılında yaşanan derin ekonomik kriz lastik sektörünü de çok olumsuz etkilemiştir. İç pazardaki talep yaklaşık yüzde 40 azalmıştır. Bu nedenle yerli üreticiler ortaya çıkan kapasite fazlasını ihraç ederek birim maliyetlerini düşürme yoluna gitmişlerdir. Yerli üreticilerin ihracatının çok büyük bir kısmı, büyük bir rekabetin yaşandığı AB ülkelerine yapılmaktadır. Bu ülkelerle rekabetçi bir fiyat düzeyi yakalayabilmek için, maliyet unsuru en önemli ve belirleyici faktör haline gelmiştir. Ne yazık ki sektördeki maliyetler, özellikle işçilik maliyetleri uluslararası rekabette son 6 yıldır aleyhimize bir durum yaratmaktadır. Yanıbaşımızdaki Romanya, Bulgaristan, Mısır ve Avrupa'nın göbeğindeki Polonya ve Slovenya gibi ülkeler, düşük işçilik ve enerji maliyetleri, yabancı sermayeye sağladıkları kolaylıklar ile ülkemize karşı ciddi avantajlar sağlamışlardır.'' Lastik işverenlerine yönelik eleştirilere neden olan geçici işçi uygulamasına da değinilen açıklamada, kadrolu işçilerin yıllık izinlerini Haziran-Eylül döneminde kullanmaları ve bu dönemde kesintisiz üretim yapma ihtiyacı nedeniyle bu uygulamaya gidildiği kaydedildi. İzin kullanma süresinin 4 ay yerine daha uzun döneme yayılması halinde geçici işçi sayısının en aza indirilebileceği bildirilen açıklamada, geçici işçilere kadrolu işçilerle aynı ücret ödendiği için işverene bir avantaj sağlamadığı da savunuldu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:49

İLGİLİ HABERLER